Medyada ki şarkı bölümle uyumludur.
31 Aralık 1996 (Minho gittikten 2 yıl sonrası)
Çatının kapısını açtı ve içeriye girdi. Bir anda gelen rüzgarla birlikte üşüme gelmişti. Üstündeki hırkaya biraz daha sarıldı ve ilerlemeye başladı. Soğuk havalardan nefret ederdi. Yazı severdi çünkü yaz ona verebileceği en güzel hediyeyi vermişti. Her ne kadar o hediyeyi kaybetmiş olsa bile içindeki umut bir gün o hediyeyi geri bulacağını söylüyordu.
Çatıda ilerledi ve mavi ile yeşil sandalyelerin arasına geldi. Bir gün burayı temizlemesi gerekiyordu çünkü yaz hediyesi geri geldiğinde tekrardan burada buluşup güzel anlar geçirebilirlerdi. Eğer kirli durursa yaz hediyesi burayı beğenmezdi.
Yeşil sandalyesine oturdu ve bir süre gökyüzündeki yıldızları izledi. Yaz hediyesi eskiden hep böyle yapardı. Mavi sandalyesine oturur ve yıldızları izlerdi. Kafasını aşağıya çevirdiğinde insanların yılbaşı acelesini gördü. Herkes bir yerlere koşturuyor bazı çiftler ve arkadaşlar ise birbirleriyle eğleniyorlardı. O yılbaşını çok umursamazdı. Sonuçta yaz hediyesi yazın gelmişti ve onun en çok beklediği mevsim her zaman yaz olmuştu.
Emindi yaz hediyesi bir dahaki yazda geri gelecekti.
Yüzünde burukça bir gülümseme oluştu. Her ne kadar kendisine geri geleceğini söylese de oda biliyordu. Yaz hediyesinin sonsuza kadar gittiğini ve geri gelmeyeceğini. Ama kabul etmek istemiyordu. Kendisini kandırsa bile bu yalana inanmak istiyordu. Bin yıl. Bin yılda geçse onu bekleyecekti.
Gülümsemesini yüzünden silmeden yanındaki masaya baktı. Masadaki mektubu eline aldı ve gözlerini mektup da gezdirdi. Her gün gelip bu mektubu okuyordu. Resmen ezberlemişti artık. Yüzündeki gülümsemeye rağmen gözünden bir yaş aktı.
"Hani bizim yerimizdi" Omuzlarını silkti, titreyen sesine ve düşen göz yaşlarına rağmen gülümsemeye devam etti. "Sen olmazsan bizim yerimiz olmaz ki" Ardından kağıda göz yaşları damlayınca hemen göz yaşlarını sildi ve kağıdı masaya geri koydu.
Yıldızlara baktı ve hala yüzündeki gülümsemeyi silmedi. "Biliyorum geri geleceksin" Gözündeki yaşı elinin tersiyle sildi ve burnunu çekti. "Ben her zaman bekleyeceğim seni tamam mı?" Ardından boğazı düğümlenmiş ve sesi titrmiş olsa bile güldü. "Çünkü ben aşık bir aptalım"
Yanındaki masada gördüğü radyoyu eline aldı ve radyoyu açtı. Hemen karşısına sevdiği bir şarkı çıkınca yayını düzeltti ve sesin daha iyi gelmesini sağladı. Radyoyu elinde tutarken sandalyesine yaslandı ve gözlerindeki yaşlarla şarkıya eşlik etmeye başladı.
"Bir adım daha"
"Seni beklerken her gün öldüm ben"
"Sevgilim, korkma sakın, seviyorum seni"
"Bin yıldır"
"Bin yıl daha seveceğim"
"Bunca zaman seni bulacağıma inandım"
"Zaman kalbini getirdi bana"
"Seni seviyorum"
"Bin yıldır"
"Bin yıl daha seveceğim"
Şarkının melodisi devam ederken mavi sandalyede oturan yaz hediyesine baktı. Elini uzatıp ona dokunmak sıkıca sarılıp öpmek istemişti ama sadece gülümsedi. Çünkü biliyordu ki daha öncekiler gibi elini uzattığı zaman kaybolacaktı. Ve Jisung tekrardan yalnızlığıyla baş başa kalacaktı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SUMMER -Minsung
Fanfiction!✔! Han Jisung bir yaz tatilinde kasabaya bu kadar güzel birinin gelebileceğini ve geleceğini tamamen değiştireceğini bilmiyordu.
