12. Bölüm

1.1K 102 56
                                        

Derin bir nefes aldı.

"Adanan ile evleneceksin!"

Ne zannediyorki bu beni? Kendisinin kuklası mı? Sevgili işine tamam dedim ama bu kadarı fazla.
"Afedersin ama sen beni ne sanıyorsun?"
Hiçbir şey demesede bir bakışı bile sinirlenmeme sebep oluyor. Eliyle tekrar koltuğu gösterdi, dalga mı geçiyor bu benimle?
"Oturmayacağım diyorum! Sen soruma cevap ver."
Ellerini birbirine kenetleyib arkasına yaslandı. Baştan aşağıya beni süzdü dudaklarını bilmem der gibi öne sarkıttı bir şey demedi ciddi olup olmadığına baktığımda yüzünde herhangi bir mimik yoktu.

Sinirden attığım  kahkaha arasında konuştum.
"Ciddisin" daha çok gülmeye başladım sinirlerim hepten bozulmuştu.
"Sen şimdi onun koynuna girmemi-"
Sinirden ayağa kalkıp iki elinide sertçe masaya vurdu.
Dişleri arasından "sus!" Dedi Burnundan soluyordu amacıma ulaşmıştım ama yetmiyordu.
"Niye ya bak hatta çocukta yaparım-"
Bir den kükremesi ile daha çok kahkaha attım.
"Sana sus dedim" artık böyleydi benim sinirimi bozanın bende sinirini bozacaktım! Evlenme derken oyundan kast ettiğini biliyordum ama saf ayağına yatıp eğlenmek benimde hakkımdı.
"Eeee ne zaman evleniyorum?"
Bir hışımla yanıma gelip koltuğa oturturdu. Ben ise sakinliğimi korumak nedeniyle derin derin nefes alıp veriyorum.

Karşıma oturup öne doğru eğildi.
"Önce beni bir dinle!" Neden bahsediyor ya bu?
"Neyi dinliyceğim? Evleneceksin diyorsun! Tabi ben evlenmiyceğim o ayrı da"
Atakan kaşlarını çattı,
"Zaten evlenmiyeceksin" bu adamda alzaymır hastalığı olabilir mi ki acaba?
"Daha yeni öyle demiyordun"
İçine derin bir nefes çekti.
"O evleneceğinizi sanacak, bak şimdi siz sevgili olacaksınız. Onun için en zoru sevgili olmak gerisi kolay sevgili olup da bir hafta sonra evlenme teklifi ettiğini bilirim. Sizde sevgili olduktan sonra hemen evlenme teklifi edicektir  kabul ediceksin hemen düğün yaparsınız zaten işte plan ana konusu, düğün günü onu masada bırakacaksın! Seni koruycağız kaçmanada yardımcı olucaz"
Ama bu çok saçma yani bunun Adnan'a ne gibi bir zararı olucak ki?

"Neden yapıyoruz peki bunu?"
Alayla gülüp arkasına yaslandı.
"Adnan biraz karı kıllıklıdır her sevgilisinden ayrıldıktan sonra depresyona girer. Sana iyice bağlanır sen onu terk ettiğinde de büyük bir depresyona giricektir düğün tarihini sana diyeceğim tarihte yapıcaksınız. Düğünden bir kaç gün sonra çok önemli bir ihale var eğer kaybederse çok büyük bir darbe almış olucak işte bu yüzden"
Beynimi kayıp ettim galiba çünkü şuan hiçbir şey düşünemiyorum.
"Peki bu dediklerini yapmazsam"

Tam cevap vermek için dudaklarını kıbırdatmıştı ki aniden kapı açıldı gelen kişiye baktığımda Ceyda çarpık bir şekilde gülüyordu. Bu kızı ne zaman salmıştı Adnan?

Atakan oturduğu yerden kaşları çatık bir şekilde kalkıp kendi yerine oturdu.
"Kapı çalmak gibi bir şey var biliyorsun değil mi? Ayreten bura gelmeden önce bana haber etmen gerektiğini söylemiştim-"
Ceyda bir den Atakan'ın dudaklarına yapıştı bu onların merhaba deme şekilleriydi herhalde midem yine bulanmaya başlamıştı. Atakan hemen Ceyda dan ayrılıp bana baktı. Ona yazık der gibi bir bakış atıp odadan çıktım.

Hayır tamam Sevgilin olabilir ama bu kadar da abartması çok saçma bence. hem yanında biri var iken nasıl bu kadar rahat olabiliyor ki?

Aşağıya indiğimde zeynep Murat'ın kucağına oturmuş tabletten oyun oynuyorlardı. Murat yalan olduğu belli olan kızgınlıkla Zeynep'e döndü.
"Niye bu oyunu bu kadar seviyorsun?"
Zeynep sıradan bir şey bahsediyormuş gibi Murat'a döndü.
"Benim babam kayıp oldu bir gün onu bulucağım ve o güne kadar kendimi geliştirmem lazım"

Her insanın hayatta bir yaşama amacı olur ya hani, Zeynep'in yaşama amacı da babasını yani Emiri bulmak. Ona her ne kadar baban bizi terk etti, bizi sevmiyor, artık hayatımızda öyle biri yok desem de ikna edememiştim.
Sinirden titreyen elimi yan taraftaki duvara vurunca bütün bakışlar bana döndü.

Bir yandan derin derin nefes alırken diğer yandan Zeynep'e bakarak konuşuyordum.
"Bu fikri aklından çıkar!"
Zeynep'in gözleri dolsada kafası ve minik bedeni bana meydan okur gibi dimdik duruyordu.
"Hayır!" Yanlış bir şey yapmamak için ellerimi yumruk yapmıştım ve tırnaklarımın etime girdiğini hissediyorum.
"UNUTACAKSIN SENİN BABAM ÖLDÜ ANLIYOR MUSUN? ÖL-DÜ SENİ SEVSEYDİ TERK EDER MİYDİ HAH?"
Zeynep hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlayınca şuan olduğumuz bu duruma binlerce kez lanet ettim.

Sevgi abla Zeynep'i kucağına aldı. Murat ise çoktan yanıma gelip beni dışarı çıkarmaya çalışıyordu.
Nefes almaya çalıştım ama sanki odada oksijen bitmiş gibi daralıyordum. Daha fazla sinirlenmemek için kendimi serbest bırakarak Murat'ın götürdüğü yere doğru gitmeye başladım.

Kış bahçesine girdiğimiz de beni sandalyeye otuturup kendi de karışma oturdu.
"Karşında küçük bir çocuk var. Nasıl öyle bağıra bilirsin ya?"
Gözlerimi kapatıp başımı yere eğip iki elimin arasına aldım.
"Onun babası yok hiç bir zaman da olmayacak "
"O daha küçücük babasını istiyor haliyle bence git bir özür dile o senin kızın!"
Oturuduğum yerden kalıp derin bir nefes aldım ve içeri girdim.
Zeynep hayla Sevgi ablanın kucağında ağlıyordu. Yanlarına gidip zeyneb'in önüne diz çöktüm.

"Özür dilerim anneciğim ben bir an çok sinirlendim, beni affedebilecek misin?"
Başını tamam dercesine sallasada gözlerinde korku vardı.
Kendimi ona affettirmenin bir yolu vardı oda pasta yapmak.

Hızla Mutfağa girip pasta için gerekli malzemeleri çıkarıp yapmaya başladım.
Yumurtaları kırıp çırpmaya başladığımda Ceyda yanıma geldi saçı başı tülermiş ve dudağında ki ruj dağılmıştı. Şuan ikisinden de o kadar iğreniyorum ki. Ceyda alayla güldü.
"Bana da bir kahve yap!"
Ne dedi o? Ceyday'a döndüğümde yarım ağaz gülüyordu.
"Pardon?" Yanıma geldi.
"Anlamayacak bir şey yok bana kahve yap"
Ben bunu yolarım ama
"O sevgiline söyle de sana bir uşak tutsun"
"Sen varsın ya uşağa ne gerek var"
Elimdeki çırpacağı tezgahın üstüne koydum. Ellerimi belime yerleştirdim.
"Kaç gündür banyo yapmıyorsun?"
Ceyda anlamaz bakışlarla bana bakarken alayla güldüm.
"Hayır yani kaşınıyorsun da"
Ceyda sinirlenmiş olucak ki tam arkasını döndü.
"Kahvem sade olsun" diyip tam çıkacağı sırada kolundan tutup yüzünü yüzüme çevirdim.

"Bana bak ben senin hizmetcin değilim, ya gelir kendin yapar içersin yada kahvenin kendi kendiliğine pişmesini beklersin"
Kolunu sıktığım için acımış olucak ki "bırak" dedi kolunu bırakır bırakmaz koşarak mutfaktan çıktı.
Bende kaldığım işi yapmaya devam ettim.

〰️

Keki fırına vermiş tezgahın üstünü toplamaya başlamıştım mutfağın girişinde Atakan belirdi. hemen ardından  Ceyda geldi ağlıyordu dudağın kenarısı kanıyordu zaten göğüslerini aşırı belli eden bir gömlek giymişti şimdi onun yarısıda yırtıktı. Ağlayarak işaret parmağı ile beni gösterdi.

"Sadece bir kahve istedim diye beni bu hale getirdi!"

TUTSAKBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin