13

888 36 1
                                        

Ses tonundan her şey hissediliyordu. Şaşkınlık, öfke ve hayal kırıklığı...

Kürşad'ın ağzından çıkan kelime ile tüm tim donmuştu. Çantamda ki ıslak mendili çıkarıp yüzümde ki boyayı temizledim, daha sonra maskemi çıkarıp çantama attım. Başımda ki bandanayı ve gözlerimde ki lensi çıkardığımda hepsinin gözleri yuvasından çıkacaktı. üzerimdeki silahlarım ve hücum yeleğimi de çıkarmıştım. 

Derin bir nefes alıp,

"Sizin bilmemeniz gerekliydi ama size yalan söylemek istemedim. Aslında bu yalana da girmezdi de yine de içime sinmedi. Kimseye söylemeyeceğinizi biliyorum. Operasyonun başında söyleyemezdim."

Kürşad'a imalı bir bakış atıp,

"Bu görev de dikkat eksikliği yaşamamanız için."

Gözlerim Ulaş'a takıldığında kafasının yerden kalkmadığını gördüm,

"Ulaş, söylediğim gibi alınmam ben böyle şeylere. Utanıp, kendine kızma benim için ilk defa bir operasyon bu kadar eğlenceli geçti."

Ulaş kirpiklerinin ardından bana bakarken güven verici bir şekilde gülümsedim. Yine en büyük tepki Çömez'den geldi,

"Bu saatten sonra dizinin dibinden ayrılırsam şerefsizim Başar."

Bu dediğine içten bir kahkaha attım.

"Sakın odama dalıp durma yoksa iyi bir dayak yersin."

Herkes tepkisini ortaya koyarken Kürşad sessiz bir şekilde kenarda oturuyordu. Onun bu haline sıkıntılı bir nefes verdim. Ne diyeceğimi bilmiyordum. Asla yalan söylemem diyen kıza bakın hele hayatına girdiği 2. Ayında yalan söyledi.

"Yüzbaşı?"

Cevap vermeden önüne bakıyordu. Derin bir nefes alıp yanına gittim.

"Yüzbaşı size söylememem gere..."

"Güldün mü?"

"Anlamadım?"

"Taburun bahçesinde senin için söylediklerime güldün mü? Nasıl da arkamdan ağlıyor deyip güldün mü?"

Söylediği şeyleri algılayınca beynimden vurulmuş gibi hissettim. Onunla dalga geçtiğimi mi düşünmüştü. Ben onun gözünde böyle bir insan mıyım? Derin bir nefes alıp gözlerime soğuk duvarlarımı ördüm. Yine yanlış yapmıştım. Yine yanlış insana denk gelmiştim. Ayağa kalkıp,

"Görev gizliliğini benden daha iyi biliyorsunuz Komutanım. Kimliğimi açık ettiğim için Ankara'ya iner inmez savunmamı vereceğimden emin olabilirsiniz."

Asker selamı durup topuğum üzerinde dönüp tersi istikamete geçtim. Yanlış yapmıştım işte. Kendi ailemden öğrendiğim güvensizliği burada ki 2 – 3 samimi sohbetle nasıl unutabilmiştim. Her gün yediğim dayaklarla ciğerime işlenen güvensizliği ne kadar çabuk bırakabilmiştim. Tabi Başar kim için önemli ki, ya da Başar insan mı ki onun duyguları var mıdır ki?

Hah! Tabi ki de yok. Ben bir robotum. Zamanımda ailem için robot gibi ders çalışmıştım, daha sonra kendim için robot gibi ders çalışmıştım. Duygu mu var kızım sende? Ha şu taş ha sen yani. Varlığın ile yokluğun bir herkes için.

Aniden duyduğum ses ile düşünceleri kafamdan atmış ve sesin geldiği yöne çevirmiştim kafamı. Silahlarımı Yüzbaşının yanında bıraktığım için ne yapacağımı bilmiyordum. Ayağa kalkıp Yüzbaşına doğru koştum.

"Çömez 9 yönü."

Ağzımdan çıkan sözcüklerden sonra iki el silah sesi duyulmuştu. Gözlerimi açtığımda Yüzbaşının üzerindeydim. Sol göğsümün altında hissettiğim acıya rağmen yüzbaşıya bakıp,

BAŞARHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin