Uyandığımdan beri gerçekliğini sorguladığım anı anlamaya çalışıyordum. Kollarımın arasındaki Emir gerçek olamazdı. İki seçenek vardı: ya hâlâ uyuyordum ya da ölmüştüm ve cennetin tadını çıkarıyordum.
Sol kolumun üzerine sırtı bana dönük bir şekilde yatıyordu Emir. Sol elinin üstü, başının altındaki kolumun üzerinde, avuç içimde duruyordu. Sağ kolumla karnına sarılıyordum. Bir bacağını kırıp kendine doğru çekmişti. Diğer bacağının üzerinde ise benim bacağım vardı. Burnumun önündeki saçlarından yayılan koku ise uyanmama sebep olan şeydi.
Son kez dudaklarımı önümdeki saçlara bastırdıktan sonra onu rahatsız etmeyecek şekilde kollarımı üzerinden çektim. Kafamı sağa çevirip pencereden gelen ışık yüzünden gözlerimi kısarken elimle komodinin üzerindeki telefonumu aldım. Tekrardan Emir'e döndüm.
Gelen bildirimlerden Kerem'in mesajlarına girerken baktığım her fotoğrafta gözlerim biraz daha büyüyordu. Bunlar biz olamazdık. O kadar güzeldi ki her bir kare. Kendime neden içip bu anları hafızama kaydedemediğim için kızıyordum.
Sessizce yataktan kalkıp son kez Emir'e bakıp odadan çıktım. İçeri geçip Emir'in yerinde yatan Kerem'i görünce hızla yanına gittim.
"Kerem! Kerem, oğlum kalk lan."
Gözlerini açıp beni görünce sırıtmaya başladı. "Uyanmışsın." derken yerinde doğruldu.
Yanına oturup "Dün neler oldu, anlatsana." diye meraklı bakışlarla sordum.
"Hangi birini anlatayım kardeşim? Birlikte Emir'in anlattığı anlamsız şeylere deli gibi gülmenizi mi? Emir'in senin dizlerinden başını kaldırmamasını mı? Sen sızmadan önce sarılmanızı mı?"
"Sarıldık mı?" Yarı gülümseme yarı şaşkınlıkla sorduğum soruya yine gülerek karşılık verdi.
"Sarıldınız kardeşim. Hem de sayamadığım kadar çok."
"Ulan en güzel zamanda içilir mi be? Kafamı sikeyim, hiçbir şey hatırlamıyorum."
Odamın kapısı sesli bir şekilde açılınca oturduğum yerde geri kaydım. Emir kısık gözlerle başını tutarak yanımıza geldi.
"Günaydın. Ne oldu bana?" diye masum masum sorunca Kerem'le birlikte güldük.
"Günaydın abisi. Hatırlamıyor musun?" Kerem'in sorusuyla Emir başını sağa sola salladı ama sanırım başı ağrıyordu ki hemen durup yüzünü buruşturdu.
"Başın mı ağrıyor?" diye sordum. Aramızın nasıl olduğunu merak ediyordum.
"Evet. Kahvaltıdan sonra ağrı kesici içeyim en iyisi." derken normal bir şekilde gözlerime bakarak konuştu. Ben kafamı sallarken Kerem ayağa kalktı.
"O zaman siz biraz kendinize gelin. Bugün kahvaltıyı ben hazırlarım. Hazır olunca çağırırım sizi." dedikten sonra o mutfağa geçerken "Tamam, ben de duşa gireyim." diyerek onayladım.
"Çok kötü bir hismiş. Hiçbir şey hatırlamıyorum." diyen Emir'e gülümseyerek baktım.
"Abartmışız sanırım biraz. Ben de bir şey hatırlamıyorum."
"Sen nerede yattın bu arada? Ben senin yatağında yatmışım, Kerem abi benim yatağımda. Sen?"
"Ben de yatağımdaydım uyandığımda." derken tepkisini izliyordum. Kafasını salladıktan sonra tepkisizce yeri izlemeye başladı.
"O zaman ben duşa gireyim." derken ayağa kalktım.
"Tamam, sonra da ben girerim." diyince kafamı sallayıp odama gittim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
LİMERENCE (BXB)
Fiksi Remaja"Ne yaptım ben sana Emir?" "Sen değil Ulaş, ben yaptım. Elimde olmayan sebeplerden dolayı ben getirdim bizi bu hale." 28.09.2021 ~ 19.07.2022
