Kerem'in kapıyı açıp sırıtarak bize bakmasıyla ben de gülmeye başladım.
"Oo, hoş geldiniz." demesine ben kafamı sallayarak cevap versem de Emir kaşlarını çatarak bakıyordu.
Ayakkabılarımı arkalarına basarak çıkarttıktan sonra Kerem'in açtığı kollarının arasına girdim.
"Dönmüşsünüz balayından." Sarılırken kulağıma fısıldayarak söylediği şey ile tekrar güldüm.
"Oğlum sus lan, valla alınıyor çocuk."
Belime sarılan kollarla Kerem'den ayrıldım ve arkamı döndüm. Emir belime sarılıp kafasını sırtıma yaslarken son gücüyle beni kendine çekmeye çalışıyordu.
Bu hareketine Kerem'le birlikte kahkaha atınca tam sinirlenip içeri doğru yürümeye başlamıştı ki arkasından sarılıp engel oldum.
Kulağının altını öptükten sonra dudaklarımı biraz üste çıkartıp fısıldayarak "Bir sorun mu var sevgilim?" diye sordum.
Önce başını omzuma yaslasa da bir anda karnındaki ellerime vurup arkasını döndü.
"Bir de soruyor ya! Öyle çok sarılmayın gözümün önünde. İçeride de bir şey belli etmeyin."
Benim cevap vermeme kalmadan Kerem Emir'i kolunun altına çekti ve saçlarını karıştırırken "Lan civciv! Benden mi kıskanıyorsun kardeşimi?" diye şakayla karışık bir sinirle sordu.
Emir, Kerem'in saçlarındaki eline vurmak için elini kaldırınca Kerem ellerini çekmişti ve Emir bunu fark etmeden kendi kafasına vurduğunda artık çok geçti.
Kafasını tutarken kollarından çıktığı Kerem'e tekme atmaya çalışmasına gülmekten kesilen nefeslerimin izin verdiği kadar müdahale ettim.
Tekrar tutup sırtını göğsüme yaslarken gülmemi bastırmaya çalışarak yanağına sıkı sıkı öpücükler kondurdum.
Kollarımdan çıkmak için hareket etse de başaramayacağını anlayıp sakince durdu. Yüzüne baktığımda kaşlarını çatıp Kerem'e baktığını gördüm.
Dayanamayıp kafamı yandan uzattım ve boynunu öptüm.
"Sakinleştin mi?" diye sorunca tekrar kıpırdanmaya başladı.
"Kerem abi böyle bakarken sakin olamıyorum."
Kerem gülerken durması için kaşlarımı kaldırdım. Yüzüme baktıktan sonra öksürerek zor da olsa gülüşünü bastırdı.
Emir'in buraya geldiği için gergin olduğunu ve bu yüzden böyle agresifleştiğini biliyordum. Bu yüzden bu halleri beni ne kadar eğlendirse de daha fazla üzülmesine dayanamayıp durdum.
Tekrar önümdeki boynunu öptüm ve yüzünü tutup bedenini kendime çevirdim.
"Tamam bak durdu abi. İyi misin şimdi?"
Usulca başını sallayıp ellerini belime sardı ve çenesini göğsüme yaslayıp kafasını kaldırarak yüzüme baktı.
"İçeride bir şey belli etmeyin tamam mı?"
Eğilip dudaklarını öptükten sonra "Tamam yavrum, korkma. At şu gerginliği de artık üstünden." dedim.
"Denerim." dedikten sonra kollarını çözüp içeri gitmek için adım atmıştı ki bir anda durdu. Arkasını dönüp boynuma sarıldı ve yüzünü çevirip boynumu öptü. Bunu yaparken parmak ucuna çıkmasına gülerek baktım.
"İçeride yapamam diye." dedikten sonra art arda iki öpücük daha kondurup hiçbir şey olmamış gibi içeri gitti.
Kerem'le arkasından birbirimize bakıp gülümsedik. Normalde bu bir haftadır Kerem akşamları bize geldiğinde Emir utançtan bana yaklaşmıyordu. Şimdi nasıl gerildiyse buna takılmadan beni öpmüştü yavrum benim. Tekrar gülerek kafamı sağa sola salladım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
LİMERENCE (BXB)
Dla nastolatków"Ne yaptım ben sana Emir?" "Sen değil Ulaş, ben yaptım. Elimde olmayan sebeplerden dolayı ben getirdim bizi bu hale." 28.09.2021 ~ 19.07.2022
