{15}

454 27 44
                                        

Biten sigarayı küllüğe bastırıp söndürdükten sonra balkondan çıktım. Mutfağa geçip bir bardak su içtikten sonra aynı bardağa dolaptan aldığım meyve suyunu koydum ve bardağı da alarak Emir'in yanına gittim.

Oturma odasında yere oturmuş bir şekilde ortadaki masanın üzerinde ders çalışıyordu. Arkasından gidip bardağı yanına koyduktan sonra çenesinden tutup kafasını geriye doğru çektim ve eğilip dudaklarını öptüm.

Bacaklarımı açarak arkasına oturdum ve ellerimi beline sarıp çenemi omzuna yasladım.

"Nasıl gidiyor çalışmalar?"

"İdare eder." dedikten sonra sırtını göğsüme yasladı ve elindeki kalemi masaya bırakıp belindeki elimin üstünü okşamaya başladı.

Yaklaşık bir haftadır evden çıkmıyorduk. Kafede olan olaydan sonra herkes ne olduğunu merak etse de Emir ve benim aramda olan sorunlara dahil olmadıkları için soramamışlardı. Tuğçe'ye de iyi olduğumu söyleyip geçiştirmelik cevaplar vermiştim.

Emir, gündüzleri ders çalışıyordu. Ben de onu rahatsız etmeden evde zaman geçiriyordum, ders çalışmasına yardım ediyordum. Akşam da ya ikimiz bir şeyler yapıyorduk ya da Kerem geliyordu ve birlikte takılıyorduk.

Kafeden hasta olduğumu söyleyerek izin almıştım. Bu hafta sıkıntı çıkartmasalar da haftaya gitmem gerekiyordu.

Emir'le ise her şey fazlasıyla yolunda gidiyordu. Bu duruma ikimiz de iyice alışmıştık. Koltuğa yaptığımız yatağını kaldırmıştık, artık birlikte yatıyorduk. Ne kadar utansa da eskisinden daha rahat davranabiliyordu. Söylediğine göre o garip histen de kurtulmuştu.

Kollarımın arasındaki bedeni biraz daha kendime çekerken yüzümü boynuna gömdüm ve derin nefesler alıp dudaklarımı bastırdım.

O da ensesini omzuma yasladı ve diğer elini de belindeki elimin üstüne koydu.

"Akşam Kerem'lerde toplanıyorlarmış. Gidelim mi biz de?" derken yüzümü boynundan çekmeden konuştuğum için sesim boğuk çıkmıştı.

Sağ elini saçlarıma atıp yavaşça okşarken "Nasıl olacak?" diye sordu.

Kafamı kaldırıp yüzüne baktığımda düşünceli bakışlarla kapalı olan televizyonu izlediğini gördüm.

Elimi yanağına yaslayıp yüzünü kendime çevirdim ve çenesini öptüm.

"Bir sorun mu var?"

Vücudunun iki yanından uzattığım bacaklarıma ellerini yaslayarak bedenini bana çevirdi. O da bacaklarını benim bacaklarımın üstünden geçirip arkama doğru uzatınca gevşettiğim ellerimi tekrar beline sarıp sıktım ve biraz daha kendime çektim.

"Burçin'in aramalarını ve mesajlarını görmezden geldim. Konuşmamız gerektiğinin farkındayım fakat istemiyorum. Ne diyeceğimi bilmiyorum."

Anlayışlı bakışlarla Emir'i izlerken kafamı salladım. Burçin konusunu hiç açmamıştım. Bu konuda kafasının karışık olduğunu bildiğim için onun kendini bana açmasını bekliyordum.

"Belki Burçin gelmez ama kesinlikle Seda ve Bahar'a anlatmıştır. Onların kınayıcı bakışlarının üstümde olması fikri beni geriyor. Bir de bir şey daha var tabii."

Bahar ve Seda'nın onları ilgilendirmeyen bir olay yüzünden Emir'e karşı olumsuz bir harekette bulunmasına izin vermezdim zaten ama yine de bir şey demedim. Merak ettiğim diğer olaydı.

"Neymiş o diğer şey?"

Elleriyle tişörtümün yakasını tutup çekiştirirken "Yani biz ilk defa böyle olduktan sonra o ortama gireceğiz. Korkuyorum." dedi.

LİMERENCE (BXB)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin