{25}

216 14 4
                                        

Elimdeki bordo tişörtü Emir'e uzatırken açık dolabın kapağını kapattım.

Tatilden geleli bir hafta oluyordu. Hem Emir'le güzel vakit geçirdiğim için hem de bir süre uzaklarda kafa dinlediğim için oldukça huzurlu hissediyordum kendimi.

Şimdi ise Emir'in isteği üzerine lunaparka gitmek için hazırlanıyorduk. Emir, benim giymemi istediği kıyafetleri bana verirken ben de ona onun için seçtiğim kıyafetleri verdim.

Altımdaki şortu çıkartıp Emir'in verdiği kot pantolonu bacaklarımdan geçirirken çaktırmadan beni süzmeye çalışan sevgilime gülümsedim.

"Hayırdır, alamadın gözlerini."

Gözlerini farkında değilmiş gibi bir anda kaçırınca gülümsemem kahkahaya döndü.

"Dalmışım." dedikten sonra zaten çıplak olan üzerine, verdiğim tişörtü geçirdi.

Aynanın karşısına geçip saçlarını eliyle düzeltirken arkasına geçip ellerimi beline sardım. Çenemi omzuna yaslarken aynadan Emir'in gözlerine baktım.

O da kafasını bana yaslayıp ellerini ellerimin üstüne koydu. Gülümseyerek birbirimizi izlerken kafamı çevirip yanağını öptüm.

Benden hemen sonra bu sefer Emir yüzünü çevirip dudaklarını boynuma bastırdı.

Bir süre aynadan Emir'i izleyerek pozisyonumuzu bozmadan öylece kaldım.

Emir'in yükselen telefon sesi bizi birbirimizden ayırırken geri çekilip bekledim.

Annesinin aradığını gösterip odadan çıkmasıyla kafamı sallayıp tişörtümü çıkarttım. Emir'in verdiği siyah düz tişörtü üzerime giydikten sonra odadan gerekli eşyaları alıp içeri geçtim.

"Tamam anne, görüşürüz."

Mutfak tezgahına yaslanmış bir şekilde duran Emir'e baktım. Baş parmağının iç kısmını dişlerinin arasına sıkıştırıp gergince telefonuna bakıyordu.

"Emir'im, bir şey mi oldu?"

Geldiğimi yeni fark ediyormuş gibi kafasını kaldırıp başını iki yana salladı.

"Yok ya, ne zaman konuşsak geriliyorum."

Anlayışla gülümseyip yanına gittim ve kollarımı omzuna doladım.

"Hadi git giyin çıkalım bebeğim."

"Tamam." dedikten sonra parmaklarının ucunda yükselip dudaklarını sakallarıma bastırdı ve geri çekildi.

Resmen ikimiz de birbirimize karşı temas bağımlısı olmuştuk. Ne ben Emir'e dokunmadan birkaç dakika durabiliyordum ne de Emir bana dokunmadan durabiliyordu.

Bundan şikayetçi değildim asla fakat bazen işlerimi zorlaştırıyordu bu durum. Mesela Kerem'lerde toplandığımız zaman bazen Emir o kadar tatlı görünüyordu ki gözüme, herkesin içinde tutup öpmemek için kendimi çok zor tutuyordum.

"Hadi gidelim."

Emir'in seslenmesiyle düşüncelerimi bir kenara bırakıp yanına adımladım. Yüzünü avuçlarımın içine alıp büzüşen dudaklarına dudaklarımı bastırdım.

Kısa süren bir öpüşme faslından sonra geri çekilip elimi Emir'in omzuna attım ve kapıya doğru yürüdüm.

--

Arabadan indikten sonra Emir'in tarafına geçip elini tuttum. Lunaparkın kapısından girerken kocaman gözleriyle etrafı inceleyen Emir'e gülümseyerek baktım.

"İstediğin her şeye binelim. Ne istiyorsan söyle."

"Hepsine mi?"

Çocuk gibi gözlerini açıp istekle bana bakmasıyla dişlerimi sıkmaya başladım. Mesela şu an Emir'i öpmem lazımdı.

LİMERENCE (BXB)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin