"Ulaş, bak! Bak, nasıl yedi."
Elindeki simiti martılara atan Emir'e gülümsedim.
"Şimdi sıra sende küçük martı." derken simitten bir parça koparıp Emir'in ağzına götürdüm.
Gözlerini martılardan ayırmadan ağzını açıp parmaklarımın arasındaki simiti alırken yüzünün aldığı şekle bakıp güldüm. Etrafa baktıktan sonra eğilip alnına ufak bir öpücük bıraktım.
"Sen çok mu sevdin bu martıya simit atma olayını bakayım?"
Kafasını sallarken kopardığı bir diğer simit parçasını havaya atıp martının kapmasını izledi.
"Baksana bir anda havada yakalıyor. Çok garip."
"Bu zamana kadar nasıl hiç yapmamış olabilirsin ki bunu?" diye gülerek soru sormamla yüzü asıldı.
"Ben hiç böyle eğlenceli şeyler yapmadım ki."
Moralinin bozulmasına izin vermeden kolumu, dışarıdan baksalar bile yanlış anlaşılmayacak şekilde, Emir'in omzuna attım.
"Yapamadığın ne varsa birlikte yaparız. Hem daha çok eğlenirsin benimle."
Gülerek omzundan sarkan elimi ellerinin arasına alıp alnını göğsüme bastırdı. Etraf kalabalık olduğu için çok sürmeden eski yerine geçip ellerini elimden çekti.
"Hadi biraz yürüyelim." demesiyle başımı sallayıp kolumu daha sıkı omzuna sararak yürümeye başladım.
İnsanların daha az olduğu alana gelince "Oturalım mı şöyle?" diyerek önümüzdeki bankı gösterdim.
"Olur." dedikten sonra yürümesiyle Emir'e eşlik edip yanına oturdum.
Kolumu arkasına doğru uzattıktan sonra etrafa ufak bir göz gezdirip başımı eğdim ve dudaklarımı hızlıca Emir'in boynuna bastırdım. Geri çekilirken ikimizin de yüzünde oluşan gülümsemeye bakarak kıkırdadım. Liseli aşıklar gibi gizli saklı köşelerde birbirimize ufak temaslarda bulunuyorduk ve bu bana komik ama güzel geliyordu.
"Be-" boynuma sarılan kollarla cümlem yarıda kesilirken kaşlarımı çatarak arkama döndüm.
Karşımda gördüğüm yüzle gözlerim yerinden çıkacak kadar açılırken ellerimle boynumdaki kolu çekip sarılışından kurtuldum.
"Senin ne işin var burada?"
"Beni özlemedin mi Ulaş?" diyen Murat'a bakarken kaşlarım mümkünmüş gibi daha çok çatıldı.
Emir'in sınavının olduğu gün karşıma çıkan ve kelimenin tam anlamıyla elimi verip kolumu kaptırdığım çocuğu karşımda görmek sinirlerimi bozmuştu.
"Ulaş?" diyen Emir'le derin bir nefes alıp oflayarak geri bıraktım.
"Anlatacağım bebeğim." Emir'in asık yüzü iyice canımı sıkarken sinirle Murat'a döndüm.
"Ne yapmaya çalışıyorsun?"
"Ne yapacağım ya, seni gördüm yanına gelmek istedim işte."
"Boynuma neden sarılıyorsun ulan, hasta mısın sen?"
"Sana hastayım." demesiyle sabrımın sonuna geldiğimi hissederek başımı sağa sola çevirdim.
"Beni daha fazla sinirlendirmeden git artık Murat. Aynı cümleleri tekrarlatıp durma."
"Unutmamışsın adımı!"
Emir ayağa kalkıp geldiğimiz yoldan hızla geri gitmeye çalışırken kolundan tutup durdurdum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
LİMERENCE (BXB)
Ficção Adolescente"Ne yaptım ben sana Emir?" "Sen değil Ulaş, ben yaptım. Elimde olmayan sebeplerden dolayı ben getirdim bizi bu hale." 28.09.2021 ~ 19.07.2022
