Emir'in yüzüne kaç olduğunu sayamadığım bir öpücük daha bırakırken yavaşça kıpırdanarak gözlerini açtı.
"Günaydın sevgilim." diye fısıldayıp yanağını bir kere daha öptüm.
Daha gözlerini tam açamamışken gülümsemesiyle gülerek bir öpücük de dudaklarına kondurdum.
"Günaydın." dedikten sonra kollarını boynuma sarıp kafamı göğsüne bastırmasına izin verip çıplak teninin üzerine dudaklarımı bastırdım.
Birkaç saniye sonra gülerek geri çekilmesiyle kafamı kaldırıp dirseğim üzerinde durarak Emir'i izledim.
"Kahvaltı geldi, kalk hadi."
Kafasını onaylar şekilde sallayıp gözlerini kapatınca tekrar güldüm ve ayağa kalkıp Emir'in tarafına geçtim.
Bir elimi bacaklarının altından geçirip diğerini sırtına sardıktan sonra Emir'i kucağıma alıp onun kahkahalarıyla keyiflenerek adımlarımı banyoya yönelttim.
Banyoya girince Emir'i kapağı kapalı klozete oturttum. Geri çekilecekken izin vermeyip kollarını belime sardı ve çenesini karnıma yaslayıp gözlerini gözlerime çıkarttı.
"Seni çok seviyorum." demesiyle gülümsedim.
"Sen iyice aşk adamı olmaya başladın, hayırdır?"
Güldükten sonra yüzünü karnıma gömüp bir şeyler söyledi fakat boğuk çıkan sesini anlamadım.
Tekrar geri çekilip "Çok seviyorum Ulaş. Çok." derken son çok kelimesini uzatmasıyla çıkan tatlı sesiyle yine kendimi Emir'i yemek isterken bulmuştum.
"Ağrın var mı?"
Sorumla birlikte kızaran yanaklarını gülümseyerek izleyip baş parmaklarımı elmacık kemiklerinde gezdirmeye başladım.
"Çok değil." Kısık çıkan sesiyle öksürüp tekrar konuştu. "Çok değil. Biraz var ama dayanılmayacak kadar değil."
Geri adımlayıp Emir'in üzerine eğildikten sonra önce elmacık kemiklerinin üzerine sıkı sıkı iki öpücük kondurdum ve sonra dudaklarının üzerini öpüp geri çekildim.
"Hadi işlerini hallet gel. Kahvaltı yapalım."
Onaylamasıyla banyodan çıkıp kapıyı arkamdan kapattım ve amerikan mutfak şeklinde olan mutfağa geçtim.
Kiraladığımız eve her sabah kahvaltı hizmeti vardı. Akşam yemeğini ise evde kalan kişiler kendileri yapıyordu. Aynı zamanda yemek için gerekli bütün malzemeler evin mutfağında vardı.
Çok geçmeden Emir de gelince karşılıklı oturup normal konulardan konuşarak kahvaltımızı yaptık.
Beraber koltuğa oturduktan sonra oyun konsolunu gördüğümüzden beri yapmak istediğimiz şeyi yapıp önümüzdeki masaya bütün abur cuburları koyup oyun oynamaya başladık.
Kendimi eski günlerimizdeki gibi hissederken Emir'in her kaybettiğinde çocuk gibi söylenmesini gülerek izliyordum.
Oyundan da sıkılıp bıraktıktan sonra Emir'in isteğiyle açtığımız filmi izliyorduk.
Koltuğa yayılarak oturmuş bir haldeyken Emir de sırtını göğsüme yaslayacak şekilde bacaklarımın arasında oturuyordu. O heyecanla filmi takip ederken ben rahat durmayarak ellerimle karnını, göğsünü ve bacaklarını okşuyordum.
Filmin bitmesine dakikalar kalmışken Emir de mayışarak ensesini omzum ve boynum arasındaki yere yaslayıp karnındaki elimin üstüne işaret parmağıyla şekiller çiziyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
LİMERENCE (BXB)
Novela Juvenil"Ne yaptım ben sana Emir?" "Sen değil Ulaş, ben yaptım. Elimde olmayan sebeplerden dolayı ben getirdim bizi bu hale." 28.09.2021 ~ 19.07.2022
