Kız kulesine bakarken oturduğu bankta öylece ağlıyordu Zeynep. Yanına oturan Yağmuru fark edince sarıldı ona.
"Üzülme Zeynep,bir açıklaması vardır elbet."
"Neyi açıklayacak peki? Nasıl yattıklarını mı!" Zeynepin söylediği şey üzerine bir şey diyemedi Yağmur.
"Eve gidelim hadi,hava çok soğuk." dedi Yagmur Zeynepin kollarını ovalarken.
"Sen git,ben gelirim."
"Zeynep.."
"Git lütfen biraz yanlız kalmak istiyorum." Yağmur başını salladıktan sonra Zeynepe sarıldı ve ayrıldı oradan. Zeynep ağır aksak yürümeye başlamıştı. Hani çok koştuğunda kalbinin altında bir yerlerde bir sızı hissedersin ya.Onun gibi bir sey.. Bir süre daha yürüdükten sonra Eve gelmişti Zeynep. Keremin kapısının önünden geçerken duraksadı. Kokusunu duyabiliyordu. Asık oldugu bu koku bütün koridoru kaplamıştı resmen. Merdivenlerden çıktıktan sonra Kendi evine girdi ve solgun yüzüne aynada bir süre baktı.Bu halinden nefret ediyordu Zeynep. Kenarda duran bibloyu Cama doğru savurunca Cam kırıldı ve Yere oturup hıçkırıklara boğulmaya başlamıştı. Yağmur iceriden sesleri duyunca geldi ve Zeynepin yanına çöküp,sarıldı.
"Sssiit geçicek canım,buda geçicek."
"Ben dayanamıyorum artık Yağmur. Parçalanmaktan bıktım.. Bir daha bir araya gelemiyorum artık. Toplayan yok beni."
"Tamam canım. Atlatacaksın,birlikte atlatacağız." Zeynep yağmura sarıldığında Yağmur sırtında ki ıslaklığı fark etti ve Zeynepin ellerine bakmıştı.
"Zeynep,Ellerini kesmişsin!" Zeynep ellerine anlamsız bir şekilde baktıktan sonra başını salladı. "Hadi acile gidiyoruz."
"istemiyorum."
"Zeynep saçmalama bunun sarılması gerek. Hatta bir dikiş! Bu yara çok derin." dedi yağmur korku ile.
*
"Senin burada ne işin var ha?!"
"Zeynep miydi o?"
"Evet oydu ve sen herşeyi berbat ettin!"
"Ben hiçbir şeyi berbat etmedim.Beni çok özlediğini söyleyen sensin."
"Ne?!"
"Dün geceyi hatırlamıyorum deme. Harikaydın!" dedi Güneş seksi bakışını savururken.
"Niye geldin sen? Her zamanki gibi yine hayatımı mahvettin! Bak ben Zeynepi seviyorum anla artık bunu. Ve geldigin o lanet yere geri dön!"
"Hayır kerem,Asla."
"Sana ne diyorsam onu yap! Bana dönmek için çok geç kaldın."dedi kerem sinirle dışarı çıkarken.
"Kerem.!" Kerem ön tarafa geçip barmen'in kulağına fısıldadı.
"Bana şu tozlardan ver."
"Abi,sen yeniden mi başladın?"
"Ver işte uzatma!" Barmen Aynı yerden çıkardığı tozu Kereme uzattıktan sonra Kerem cebine koydu ve hızla çıktı bardan. Evin önüne geldiğinde duraksadı ve Tam Zeynepe çıkacakdı ki Zeynepin Aşağıdan geldiğini gördü. Zeynepin sarılı elini görünce telaşla indi bir kaç basamak indi çıktı merdivenden.
"Zeynep! Ne oldu? Se-Sen iyi misin?" dedi elini tutarken. Zeynepin elini çekmesi üzerine Zeynepe döndü bakışları. "Böyle yapma ne olur?"
"Ben gerçekten çok aptalım ki; 'Kerem yapmaz!' dedim. 'Kerem farklı.O beni gerçekten seviyor.' dedim. Ama yine yanıldım."
"Öyle.Zeynep ben seni gerçekten çok seviyorum. Bak,hatırlamıyorum , sarhoştum." Zeynep alayla çenesi titrerken alayla güldün.
"Duydun mu yağmur hatırlamıyormuş , sarhoşmuş!"
"Zeynep hadi gidelim." dedi Yağmur.Kerem hiçbir şey diyemezken Yağmyr Zeynepi yukarı çıkarmıştı. Eve girdiklerinde Zeynep odasına girip kapıyı kapatmıştı. Yağmur yanlız kalması gerektiğini düşündükten sonra toplamadıkları cam kırıklarını toplamaya başladı. Zeynep yatağına girdiğinde hıçkırıkları duyulmasın diye yorgan ile ağzını kapatıyordu. Daha sonra Koltuğun üzerinde ki Hırka dikkatini çekti,Keremin hırkası. Yavaşca kalktı yataktan ve Hırkayı eline aldı. Ona ihanet eden adam kokuyordu hırka. Her ne olursa olsun bağımlı olmuştu bu kokuya. Uyuştırucu gibi. Uyuşturucuyu anımsadığında kafasını salladı ve Hırkayı kokladı. Bu koku 10 uyuşturucuya bedeldi. Bir süre daha burnunda tuttuktan sonra sinirle yere attı. Önüne gelen saçlarını hızla kulağının arkasına sıkıştırdıktan sonra odadan çıktı ve Koltuğa oturdu. Yağmur mutfaktaydı tıkırtılarından belliydi. Bir kaç saniye sonra elinde kahvelerle geliyordu.Elinde ki kahve fincanlarını havaya kaldırıp gülümsedi.
"Bende senin yanına geliyordum." Zeynepin kahvesini uzattıktan sonra Zeynepin yanına oturdu Yağmur.
"İyi misin?"
"Değilim,hemde hiç iyi değilim. Kerem bende ki etkisi uyuşturucu gibi. Ondan uzak durmam gerek ama O olmadan da yapamam. Aşk da böyle bir şey değil midir zaten? Kime aşık olmaman gerekiyorsa,ona aşık olursun."
"Zeynep sen benim çocukluğumsun. Biz bir çok şeyi birlikte atlattık. Seni üzgün görmeye dayanamıyorum." Zeynep,Yagmurun omzunu sıvazladıktan sonra zorda olsa gülümsedi.
"Merak etme.. Ben alıştım bu yaralara. Ben bir kere öldüm zaten. Yaşamak için bir kez daha savaş verirken yeniden yenik düştüm sadece. Ölü bir insanı bir kez daha öldüremezsin."
"Zeynep konuşma böyle.."
"Ben ona 'Senden Nefret Ediyorum.' Bile diyemiyorum. Benim onda kalan cümlelerim var."
"Konuş zeynep! Susma. Sonra geç kalırsan üzülürsün."
"Zaten artık çok geç. Düzelmeyecek hiçbir şey." Yağmur birşey diyemedi ve aldı kahvesinden bir yudum. Daha sonra telefonu çalması üzerine ayağa kalkıp balkona çıktı. Balkonun demirliklerine yaslanırken Zeynepi süzmeyi ihmal etmiyordu. Ve açtı telefonu.
"Can acil değilse.."
"Yağmur,Zeynep nasıl?"
"Nasıl olabilirdi ki?"
"Yağmur,Kerem çok kötü."
"Beter olsun."
"Yağmur bu ciddi,Ben ne yapacağımı bilmiyorum."
"Can ne oluyor?"
"Kerem,o uyuşturucuya başladı tekrardan ve sanırım kriz geçiriyor. Yağmur ben çok korkuyorum."
"Ne?! Hemen hastaneye götür."
"Hastane olmaz. Bütün magazin oraya dolaşır."
"Ne yapıcaz peki?"
"Zeynepi buraya getir."
"Saçmalama,hayatta gelmez."
"Çabuk olsanız iyi olur." Dedi can trek sesiyle ve kapadı telefonu. Yağmur endişeli bir şekilde Zeynepin yanına gitti.
"Hadi,kalk gidiyoruz." Dedi yağmur,Zeynepin kolundan tutup kaldırırken.
"Nereye?"
"Hadi.." dedi ve kapıdan dışarı çıkarmıştı.
"Ya Yağmur benim hiç halim yok."
"Sızlanma." Zeynep sızlana sızlana merdivenlerden inerken Yağmur,Zeynepi Keremin kapısının önünde durdurdu.
"Noldu?" Dedi Zeynep. Yağmur ise kapıyı çalmıştı. "Sen napıyorsun ya!"
"Zeynep beni dinle.."
"Ne dinleyeceğim seni ya? " dedi zeynep yukarı yönelirken. Yağmur kolundan tutup geri çevirmişti.
"Bak,Keremin sana ihtiyacı var. Kerem..Kerem kriz geçiriyor."
"Ne? Ne kri- Kriz mi?"
"Evet. Onu sakinleştirmen lazım." Yağmur Zeynepin endişesini sezerken Kapı hızla açılmıştı.
"Çok kötü!" Dedi Can ve tekrardan içeri yöneldi. Zeynep ilk önce tedirgin olsada daha sonra hızla girdi içeri. Kerem yerdeydi ve titriyordu.
"Kerem?" Dedi zeynep titrek ve korkak bir sesle. Daha sonra kendi krizleri geldi aklına. Kerem Zeynepi sarılarak sakinleştirmişti. Hemen yanına çöktü ve sıkıca sarıldı Kereme.
"Ben burdayım,bak geldim. Siit hersey güzel olacak." Dedi zeynep keremin saclarını okşarken. Yağmur ise Cana kaş göz yapıp çıkmışlardı odadan. Sadece Zeynep ve Kerem kalmıştı. Bir süre sonra Keremin titremeleri geçti ve Kerem Zeynepin dizlerinde yatarken buldu kendini.
"Zeynep?"
"Bunu bana yapmaya hakkın yok! Neden beni bununla cezalandırıyorsun ki? Bana neden aynı şeyleri yaşattırıyorsun."
"Zeynep ben,ben özür dilerim."
"Dileme Kerem,benden özür falan dileme. Sen bana herşeyi iki kez yaşattırıyorsun. Ya ben sıkıldım bu döngüden! "
"Zeynep ben seni üzmek istemedim." Zeynep hafifce ayağa kalktıktan sonra Kerem doğrulmuştu. Zeynep kapıdan çıkarken birkez daha baktı Kereme.
"Sen beni üzmedin Kerem. Sen beni öldürdün." Dedi zeynep , Kerem ise ağlamaya başlamıştı. Zeynep Yağmura bir şey demeden yukarı çıktı ve arkasından Yağmur yetişti.
"Zeynep bak ben özürdilerim ama yapmak zorundaydım."
"Yağmur ben çok yorgunum ve yanlız kalmak istiyorum."
"Tamam,anladım. Beni her zaman arayabileceğini biliyorsun." Dedi yağmur ve zeynep başını sallayıp sarıldı Yağmura.
"Sen,iyiki varsın."
"Sende öyle.. hadi görüsürüz." Dedi Yağmur ve merdivenlerden inmeye başladı. Zeynep kapıyı kapattıktan sonra koltuğa oturdu ve bir süre boşboş baktıktan sonra ağlamaya başladı. Hatıralar geliyordu gözlerinin önüne. İlk önce tanışmaları geldi,Ufak bir kaza. Daha sonra bardaki o rezillik,kucağında masaya kadar gelme. Sonra hastalandığında Keremin ona bakması ve Babasına oynadıkları Damat yalanı. Daha sonra Korku tünelinde ki yangınlar içinde Keremin oradan kurtarması. Sonra Anne ve babasının cenazesinde hep yanında durması. Ve kriz geçirdiğinde onu sakinleştirmesi. Daha sonra tedavi de ki tabu oynayışları. en güzelide büyük ada anıları. Ve bu son olanlar.. bütün hayatı gözlerinin önünden bir fragman gibi geçmisti zeynepin.
*
Kerem yüzünü ovuştururken Can Keremi süzüyordu.
"Ne?!" Dedi kerem sinirle.
"Nasılsın abi,iyisin dimi?"
"Nasılım biliyor musun? Cemal süreya gibi. Nazım hikmet gibi. Yahya Kemal gibi. "
"Kerem.."
"Can,sus! Tamam mı sus? Ben bu siktimin dünyasında artık mutlu olmak istiyorum ve birazda kafa dinlemek!" Dedi Kerem ve sinirle odadan çıkıp kendi odasına geçti. Daha sonra çalan telefonu üzerine telefonunu cebinden çıkardı.
Arayan;Aksel
"Ne var lan?!"
"Oo Sayer nasılsın?"
"Ne istiyosun ha?!"
"Cık cık cık. Sayer ama olmuyor böyle yavrum."
"Sen geç belanı,senin belanı sikiyim ben!"
"Ouuw atar yapmısız. Yoksa ayrıldık mı Zeynepten?"
"He ayrıldım lan! Simdi ne istiyorsun?"
"Yarın saat 10.00'da iskeleye gel."
"Ne iskelesi lan?!"
"Gel işte. "
"Tamam lan,senin ebeni si-"
"Şişişiigghht Sayer,sakin ol bebeğim. Ben orada olmayacağım tabiki. Zeynep yazılı tekneye bin."
"Zeynep mi?"
"Evet. Orada Orhan kaptan var. Ondan öğreneceğin bir şey olacak.. Yarın ararım."
"Aksel..Lan. Ulan or-" Kerem sinirlenip telefonu yere savurdu ve koltuğa oturdu. Bir süre neler olduğunu anlamaya çalışırken uyuya kaldı.
**
Sabah saat 9.15 suları uyandı Kerem. Şişik gözleri ve sallanan başı ile yürümekte güclük çeksede Banyoya girdi ve yüzüne su serpti. Aynada kendine baktıktan sonra siktir çekti ve hızla çıktı evden. Arabasına atlarken Zeynepin camına baktı. Ama görünmüyordu. İskeleye geldiğinde saatin 10.00'a geldiğini gördü ve teknelerin üstlerine bakmaya basladı. Sonunda Zeynep yazılı olan tekneyi buldu ve yanaştı. İçersinde duran adamı süzdükten sonra seslendi.
"Aggh merhaba."
"Merhaba?" Dedi adam sorgulayan gözlerle. Kerem telefonuna gelen mesajla uzaklaştı tekneden.
"Pardon." Mesajı açtığında bir bebek resmini gördü. Bu resmi daha önce bir yerde görmüstü ama nerede. Daha sonra telefonu çaldı ve açtı Kerem.
Arayan;Aksel
"Sana gönderdiğim fotoğrafın kime ait olduğunu biliyorsundur. Zeynep'e. Eğer dikkate ettiysen kütüphanesinde bu resim vardı."
"Uzatma Aksel,biliyorum." Dedi kerem,hatırlamıştı.
"Şimdi o tekneye bin ve Adama teknenin adının neden Zeynep olduğunu sor. Ben seni arıcam yine." Dedi aksel ve kapadı tekrardan. Kerem şaşkın bir şekilde tekneye yaklaşırken ne bahane uyduracağınu düşünüyordu.
"Kusura bakmayın az önce telefonum çaldı da."
"Önemli değil,bir şey mi diyecektin?"
"Aslında evet.. Sanırım karşıya geçiyordunuz. Rica etsem benide bırakırmısınız?"
"Ah,tabi. Gel hadi.."
"Çok tesekkur ederim." Kerem tekneye bindikten sora oturdu ve beklemeye basladı. "Bir şey sorabilir miyim?"
"Tabi."
"Teknenin adı neden Zeynep?" Adam bir iç geçirdi ve Tekneyi calıştırıp Keremin yanına oturdu.
"Çok uzun bir hikaye be evlat. Ama allahtan yolumuz da uzun." Dedi orhan."Biz daha o zamanlar tarlalarda çalışıyorduk,çay topluyorduk. Benimde daha yeni doğmuş bir bebem vardı. Arada bir onu gözetler daha sonra çay toplamaya devam ederdik. Sonra bir kez daha baktığımda Birinin onu kucağına alıp koştuğunu gördük. Arkasından koştuk ama yetişemedik,arabaya attılar ve kaçırdılar bebemi." Gözlerinden yaşlar süzülmeye başlamıştı Orhanın. "O bebemin adıda Zeynepdi." Kerem saskınlık icinde adamı dinlerken bu Zeynepin aynı Zeynep olma ihtimalini düşünmek bile istemiyordu. Ama bunu öğrenmesi gerekiyordu.
"Fotoğradı var mı acaba?"
"Ah,var tabi olmaz mı?" Dedi adam cebinden çıkardığı Resmi kereme uzatırken. Kerem resmi gördüğünde şaşkınlık içersinde fotoğrafa bakıyorudu. Bu aynı fotoğraftı.. Kerem nasıl bir oyunun içinde olduğunu düşünürken küfürler yağdırdı kendine. Daha sonra indi tekneden.
**
Bom! Ben geldim.. daha ameliyat olmuyorum evet. :) Haziranın 22'si dedi. Ama yarın konusup haftaya cekmeye calışacağım. Cunku gözümdeki bu seyle daha fazla yasamak istemiyorum. O kadar alıstı ki bana. Bagımsızlıgını ilan etti artık. Hatta cok iyi anlasmaya falan basladık. Ben onu anlıyorum o beni anlıyor :D hatta yakında evlenmeyi dusunuyoruz :D .. Saka bir yana bu kis ciddi ciddi bagımsızlıgını ilan etti. Herneyse konumuz bu degil Sorry! Simdi eger ameliyatım Haziranın 22'sinde olursa o zamana Sezon finali yaparım. Zaten ben sizleri bilgilendirmeye devam ederim. Sizlerin merak ettikleri sorular varsa cekinmeden sorabilirsiniz :D olmadı özel mesaj atın. İyi geceler herkeze,sınavları olanlara da basarılar :D
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yeniden Ask
Romance'Mutluluk nasıl bi'şey?' * Bir aldatılış sonrası Karşılaşan kalpleri kırık iki insanın hikayesi.. Hikaye danısmanı ve kapak tasarımı ; Tutku * OYUNCULAR; -Zeynep- Hande Doğandemir -Kerem- Kerem Bürsin -Bora- Can Sipahi -Barış- İsmail E. Sasmaz -Meli...
