4

4.7K 244 13
                                        

Badenin uyandığı haberini almıştı.Rahat nefes alacağını sanıyordu,ancak her şey daha şimdi başlıyordu. "Bade." Kızın elini tutup gülümsemişti.Yüzü eskisinden daha zayıf gözüküyordu Semihe. "Semih.Neden buradayım?" Ona kalsa her şeyi anlatırdı.Ancak doktorla konuşmadan böyle bir karar alamazdı.

"Sen dinlenmene bak.Ben sonra anlatırım." Doktorla konuşmak için ayaklanmıştı.Bade yorgun gözleriyle ona bakıyordu. "Teşekkür ederim sevgilim." Kızın kapanan gözlerine şaşırarak bakıyordu.Belkide öylesine söylenmiş bir laftı...

"Bade için olumlu şeyler söylemem çok erken.Hafızasını kaybettiği artık tamamen kesinleşti." Hangi rüzgara kapılıp gittiğini bilmiyordu.Hayatı hep böyle karmakarışık mıydı?Yoksa bu ilk aşkını kaybedişinin laneti miydi? "Doktor bey, tamam hafızasını kaybetti diyelim.Bunun beni sevgilisi sanmakla ne ilgisi var?Bu kız tamamen delirmiş olmasın?"

"Böyle durumda bunlar oldukça normal Semih.Badeyle geçmişte yaşanan her hangi bir yakınlığınız oldu mu?" Kendisinden emin şekilde hayır demek için açmıştı ağzını.Lakin yaşanan bir kaç olayı hatırlayınca konuşamamıştı. "Siktir...Sevgilisini kıskandırmak için bazı şeyler oldu ama..."

"O zaman geçmiş olsun.Badenin hafızasını geri kazanmasını beklememiz gerekiyor." Kolunda serum uyuyan kızı izliyordu camdan.Tüm kötülükleri birlikte yapmış,aşk için birlikte savaşmıştılar.Semih için eskiden Bade güvenebileceği arkadaşıydı.Hem de baya eskiden.Onu bu halde bırakıp gitmeyecekti.

Semih hatalar yapardı,yetmez tekrarlardı.Kötülerden tek farkı yaptığı hataları hep kabul etmiş olmasıydı.Belki babasının gücü,belki özgüveni.Hangisi onu güçlü yapıyordu?Hatalarını sonuçlarıyla beraber kabul edip bir kez bile başını öne eğmemişti.Onu kırmak,incitmek için ilk özgüvenini ya da güvendiği her neyse onu yok etmek gerekiyordu.

"Ben savaşmadan ölmem." Kolundaki saate bakıp mekanına girmişti.Elindeki çantada yedi yüz bin dolar vardı.Bu mekanın tek hatırası için her şeyini ortaya koyardı. "Al paran." Barbaros masaya bırakılan çantayı açmıştı.İçinde dolarları görünce sırıtmıştı. "Banka mı yardın?Ya da babanın ayaklarına kapandın.Hangisi sen söyle?"

"Adamlarını al,mekanımdan siktir olup-" Barbarosun masaya sapladığı bıçaktı lafını bölen.Bıçağın ucunda Şahin yazıyordu. "İlk gelişinde çocuktur dedim seni affetim.Ama bu karşıma ikinci kez çıkışın.Keserim o dilini bir daha konuşamazsın."

Masaya sapladığı bıçağı alıp korumasına uzatıp sözleşmeyi aldı. "Babanla imzaladığımız sözleşmenin aynısı." Sigarasını yakıp Semihin sözleşmeyi okumasını bekliyordu.Ancak okumadan imzalamıştı. "Bitti.Şimdi siktir olup gidiyor musun?" Sigarayı dudaklarının arasından alıp ona yaklaşmıştı.

"Ben az önce ne dedim!" Semihin boğazını sıkıp bedenini masaya yatırmıştı.Çocuğun elleri sol elinin üzerindeydi. "Bı-bırak ruh hastası..." Elinden kurtulmak için çırpınan beden Barbarosun diğer elinde tuttuğu kaleme bakmıştı. "Şunu boynuna saplasam ne olur merak ediyorum."

Semihin kulağına konuşmuştu.Kafasını hafif sağa eğdiğinde kızgın gözler buluşmuştu.İkiside birbirine aynı nefretle bakıyordu. "Bırak beni." Hala bileğinde duran ellere bakmıştı.Semihin ince uzun parmakları yanmış elinin üzerini kapatıyordu. "Özür dile."

"Sikerim özrü-" Boğazındaki parmaklar sıkılaşmıştı.Yüzü nefessiz kalmaya başladığı için kızarıyordu.Bu özgüven sonu olur muydu? "Özür dile!" Semihin özürünü duymak için parmaklarını hafif gevşetmişti. "Barbaros..." 

Öfkeli gözleri çocuğun dudaklarını bulmuştu.Az sonra ölecek biri ismini ne güzel söylemişti. "Mekanımdan siktir git lan." Elini çektiği an Semih yere yığılmıştı.Onun özgüveni Barbaros için aptallıktan başka bir şey değildi artık. 

"Sözleşmeyi okumadın.Ancak ben sana en sonuncu maddeyi okuyayım.İyi dinle,onu bizzat kendim ekledim.Ben,Barbaros Şahin seni mekanıma yedi yüz bin dolar karşılığında ortak yaptım.Çok iyi anlaşıcaz bence küçük ortak."

Artık rüzgar değil kasırgaydı onu savuran.

KasırgaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin