Üçe kadar mı? Ne demek istedi?
-ne ne demek istedin? Ne demek bu?
Telefonu kapattı. Üçe kadar saymak... Saymalı mıydım? Saydım
Bir... İki.... Üç... ........
Boş, bu saniyeler boş, yok, hiçbir şey yok. Yok yok yok yok yok yoooooook.....
ZIRRRRR.!!!.!.!KAPI MI O!
Kapıya kısa bir bakış attım ve ayağa kalkarak kapıya doğru koştum. İçimden üçe kadar sayıyordum. Evet istemsizceydi. Bilinçaltımın oyunları sınırlarını zorluyordu sanki. Kapıyı hemen hızlıca açtım gözlerim kapalıydı. Derin bi nefes aldım ve giözlerimi hemen açtım. Bir saniye ya sürdü ya sürmedi. Ama gözlerimi açtığımzaman karşımda kimse yoktu. Merdivenden aşağıya bakmak için ilerlediğim ilk adımım da bir gazete ve içinden düşen birkaç kağır vardı. Göz ucuyla onlara baktıkta sonra bir kapı sesi duydum. Bu boş apartmanın yarı bozuk kapısının kapanırken çıkardığı gıcırtı sesiydi. Gazete elimde ,hızlıca merdivenleri inmeye başladım. Bu sefer çok yaklaştım dedim içimden, çok yaklaştım!
Merdivenlerden hızlıca indim, apartman kapısını hızlıca çektim ve sağıma baktım, kimse yoktu, kaçırmış mıydım? Umutsuzca kapıya doğru dönüyordum ki uzaktaki köşeden hızlı adımlarla dönen kapşonlu nirini gördüm. Gözlerim büyüdü. Hızla koşmaya başladım. Rüzgar yüzüme vuruyordu. Saçlarım yüzüme geliyordu. Birkaç saç telim adrenalinden ıslattığım dudaklarıma yapışmıştı. Nefes nefese kalmıştım. Ayağımda ev papuçlarım vardı ve hafif çiseleyen yağmurda ıslanmaya başlamışlardı. Polarım omzumdan düşmüştü ama aralıksız koşmaya devam ediyordum. Köşeyi döndüğümde önümde uzun bir yol ve bu yolu yarılamış hızla yürüyen kapşunlu şahıs. Köşeyi dönerken biraz yavaşlamıştım. Ve durakladım. Bütün gırtlağımı kullanarak bağırdım:
-heeeeyyyyyy! BEKLEEEEEEE!
Durdu. İki saniye ben de durdum ve çiseleyen yağmurda ıslanan yüzüme yapışan saçlarımı çekmek için elime kadar düşen polarım ve elimin arkasıyla yüzümü sildim.
Kapşonlu yarım olarak yüzünü döndü. Uzaktı yüzünü çok algılayamadım ama esmerdi. Koyu saçları vardı. Beni gördü veiki saniye sonra hızla koşmaya başladı. Artık o olduğuna emindim. Ben de koştum. Kovalamaca başladı. Çok hızlı koşuyordu ve ben yorulmuştum. Köşeyi döndü. Beş altı saniye sonra ben de köşeyi dönenildim. Ama ortalıkta ne masum bir insan ne de o vardı.
Masum insanlar görmeyi bile özlemiştim. Çünkü her aynaya baktığımda bir suçlu görüyordum. Kendimi görüyordum!
ŞİMDİ OKUDUĞUN
kesik kan
Misteri / ThrillerDüşünün bir, yalnızsınız, yalnızlığınızı çalıyorlar,daha da yalnız kalıyorsunuz... Ne yapardınız? Belki katil olursunuz,belki aşık...⏳
