Yastığı karnıma biraz daha bastırırken göz ucuyla Aras'ı izliyordum ama son yarım saattir sabit bir şekilde filmi izliyor ve her konuştuğumda beni tersleyip filme odaklanamadığını söylüyordu. Hatta birkaç kez filmi kapatmakla tehdit etmişti ve hala ileriki dakikalarda biraz hoşlanabileceğim umuduyla ona hayır demiştim.
Benim aptallığımdı.
Keşke daha önce kapatacağım dediğinde kapatmasını söyleseydim.
Evet, anladığınız üzere Aras'la oturma odasındaki televizyondan film açmış yarım saattir izliyorduk ve hadi tahmin edin konusu ne?
Korku mu?
Haha, hayır.
Siktiğimin dramı.
Hadi ama kim drama filmi izler ki? Sabahın onunda ve yastığa sarılarak?!
Tabii ki Aras.
Ana karakterin hayatı son süratle mahvolurken sadece üzülüyordu. Benim hayatım film olsaydı muhtemelen ödüllü filmler gibi olurdu çünkü günümün büyük bir bölümünü dümdüz telefona bakarak veya yatarak geçiriyordum. Ama bu drama filmleri olayı bambaşka bir boyuttu.
Oflayıp yastığı yere attım. Ayağa kalkıp içeri giderken "Daha fazla dayanamayacağım." diye sitem ettim "Hayatımdan bu kadar boktan bir film görmedim."
"Başka bir şey açalım mı?"
Telefonumu alıp yanına otururken ayaklarımı altımda sıkıştırdım.
"Gerek yok." dedim ve ona kaçamak bir bakış attım "Ayrıca sen gitmeyecek misin?"
Sırıttı.
"Ya küçük İlay'cık arkamdan ağlarsa?"
Tekme atmaya çalıştım ama tabii ki karnına dikkat ediyordum.
"Ah! Erkeğe şiddete hayır!"
Ayağımı yakalayıp elleri arasına aldı ve kucağına çekti. Gülerek diğer ayağımı da bacakları üzerine almasına bir şey söylemedim.
"Karnın nasıl oldu?"
Düşünüyormuş gibi bir ses çıkarttı.
"Hiç fena değil. Benim ilacım sen misin?"
Dil çıkarttım.
Güldü.
"Gidip uyusan iyi olur. Bana istediğin kadar numara yapabilirsin ama o karnındaki yara gerçekten ciddi. Dikkat etsen iyi olur. Gülme bile hatta. Allah'ım, hiç kendini düşünmüyorsun ve bu beni çıldırtıyor."
Ayak bileklerime hafifçe masaj yaparken beni dinliyordu.
"Hiç öyle bakma Aras. Eğer karnına vurmasam yaralandığından haberim olmayacaktı. Neden kendini bu kadar zorluyorsun ki? Hem onu yapan kişiyi şikayet etmelisin."
Saçlarını karıştırırken gözlerini kaçırdı.
"Eh, gerek yok. Konuşarak halledilecek bir şey."
Gözleri yeniden bana döndüğünde tatlı tatlı gülümsüyordu.
"Ayrıca ne zamandır yaralandığımı sana rapor etmeliyim?"
İşaret parmağımla yeri işaret ettim.
"Şu dakikadan itibaren. Çünkü fark ettin mi bilmiyorum ama yaralarını saran genelde ben oluyorum."
Başını salladı.
"Hı hı... Bunun da bir karşılığı olmayacak değil mi? Pek bedavaya iş yapmıyorsun gibi."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Nefretten Aşka
Teen Fictionİlay tamamen tesadüfen duyduğu konuşmalardan sonra okulun en belalısının yeni hedefi olmuştur ve dahası, bununla nasıl baş edeceğini bilemez.
