elijah katz, ocak 1942
gece, auschwitz
bazanın altına yazılan mektuplar, sırasız (1)
soğuk.
nefesim beni ısıtmıyor.
beni öldürmek için bile olsa burada olduğunu, gözlerimin içine bakarak bana kim olduğumu hatırlatmanı düşlüyorum.
yaşadığını biliyorum fakat ben, kendimden emin değilim. yine de şunu bilmelisin ki sağlam kalan her zerremle sana âşığım.
bildiğim tüm dillerde, sevdiğim her şeyi ne kadar yan yana koyarsam koyayım, öldürdüğüm hislerimin arasından sızıp zihnimi parçalıyorlar.
seni unutuyorum, ron. sarı saçlarının güneşte nasıl parladığını değil, odana kedi girdiğinde nasıl da korkup dışarı adım attığını değil ancak sabah kahvaltısında bardağın ne kadarına kahve koyduğunu artık hatırlamıyorum. yavaş yavaş, en ince noktadan en kalınına doğru aklımdan çıkıyorsun. sevgili ron, intiharın kaderimde yenilgi almış bir düşman gibi geri çekilmesinin tek nedeni gözkapaklarımın arkasında senin siluetinle uyuyabilmem ve ben artık göz göze geldiğimizde, irislerinin büyümesi için kaç saniyenin gerektiğini unutuyorum.
sahip olduğum tek şey sensin, seni sahip olduğum her şeyle seviyorum.
bir gün beni unutursan, belki de çoktan vazgeçtin benden -ancak şuna inanıyorum, birbirimize bağlı olduğumuz bu soyut, karmaşık ve yıpranmış zincirlerin içerisinde irtihal, sana uzanan ellerimi hiç titretmedi-, bil ki bir kez bile bunun için gözyaşı dökmeyeceğim zira artık göz göze geldiğimizde sana aynı parlak gözlerle bakamayacağımı hissediyorum.
yine de bir gün, tanrı başkalarının günahlarını üzerimden alıp o güzel çehreni dağarcığımla buluşturduğunda en azından bana ernst diye seslenmeyeceksin.
bunun hayali, ölmemem için ihtiyacım olan tek şey.
ve ben seni unutuyorum.
