Derin bir nefes aldım.Elim ayağım birbirine dolaşmış bir şekilde öne atıldım ve boynuna sarıldım.'Evet' diye fısıldadığımda tatmin ve mutlulukla gülümsedi.'Seni çok sevdiğimi söylemiş miydim?' dediğinde kahkaha attım ve düşünür gibi yaptım. 'Hımm sanırım 'dediğimde kahkaha atma sırası ondaydı.El ele evin içinde gezerken bana eşyalardan bahsediyordu.
Beyaz bir odaya girdiğimizde 'Bebeğimizin cinsiyetini öğrenir öğrenmez burayı seninle boyarız.Bak şuraya beşiğini koyarız..' cümlenin devamını dinlemedim.Çünkü onun ne kadar mükemmel olduğunu düşünmekle meşguldum.Yani yaşadıklarım çok normal değil.Ama kimin hayatı mükemmel ki?Aptal bir çocuklu aşkı,sonradan konserde karşılaşmamız,Taylor,Andreas,bebeğimiz ve şimdi sadece biz..
Evden çıktıktan sonra toplu eve gittik.Onun provası vardı benim de buluşmam gereken bir Lea'm vardı.Hazırlandıktan sonra evden çıktım.Preston beni buluşacağımız kafeye bıraktığında Lea'nın beni beklediğini gördüm.Konuşmaya başlamadan önce kahve ve brownie söyledik.'ilk önce anlat bakalım Bell.' dedi gülümseyerek.
Gülüşüm sırıtışa dönerken 'Bayan Styles mı demek istedin?' dedim ve Lea çığlık attı.'AMAN TANRIM!' diye tekrar bağırdığında bütün kafe bize baktı şaşkınlıkla kızarırken o bana olanları anlattı.Niall ile deneme kararı almışlar.Buna inanın çok sevindim.Yani Niall'ın hala Demi Lovato'yu atlatmasını bekliyoruz.Ve bu konuda Lea'nın ona çok yardım edeceğinden eminim.Lea iki gün sonra doktor kontrolümün olduğunu hatırlattı ve gerçekten hatırlamadığımı anlayınca bana kızdı.Telefonuma alarm ekledim ve kahvelerimizi içerken saatlerce konuştu.En sonunda Niall bizi almaya geldi ve evlerimize gittik.Daha doğrusu ben toplu eve Niall ve Lea eski evime.
Eve girdiğimde yine midem bulanıyordu.Söylemem gerek.Yani Harry'e.Ama o şimdi gereksiz yere telaş yapar.Bunları kurgularken merdivenlere yöneldim.
Odamıza ( :D ) çıkıp yavaşça yatağa uzandım.Derin bir nefes aldım ve yavaş yavaş ağzımdan verdim.Bunu üç dört kez daha tekrarladığımda kendime gelebilmiştim.Yataktan kalkarken dengemi kaybettim.Tam düşecekken güçlü kollar beni tuttu.Gözlerimi açmaya çalışırken tanıdık parfüm kokusu tüylerimi ürpertti.Harry boynuma küçük öpücükler koyarken gülümsedim.
'İyi misin hayatım.' dedi
'İyiyim sevgilim sadece biraz başım döndü'dedim.Yatağımıza uzandık ve konuşmaya başladık.Konuşurken uyuya kalmış olmalıyım çünkü karnımdaki keskin acı beni uyandırdı.Harry'i sarstığımda sıçrayarak uyandı ve telaşla ayağa kalktı.Ayağa kalkarken kanamamın olduğunu gördük.'Harry''Bell' aynı anda görmüştük.Hızla beni kucakladı ve lavaboya götürdü.Kanı biraz olsun durdururken hastaneyi aradı.
Siren sesi evin içinde öterken ya da bana öyle geliyor bilemiyorum.Gözlerimi açık tutmaya çalışıyordum.İnanın karanlık beni içine çekiyor sanki.Harry bayılmak üzere olduğumu gördüğünde elimi tuttu ve konuşmaya başladı.'Sakın beni bırakma' 'Sakın vazgeçme' 'Lanet olsun' 'Seni seviyorum Bell' devamını duyamadım.Çünkü karanlık her yerdeydi...
DOKTORA GİTMEM GERKTİĞİ İÇİN BÖLÜM ÇOK KISA OLDU GERÇEKTEN ÜZGÜNÜM AKŞAMA YENİ BÖLÜME BAŞLAYACAĞIM VE YARIN EKLERİM YANİ UMARIM.YİNE !!!!!!!!!!!!! GRİP OLDUM :((((
VOTE VOTE VOTE CANLARIM.ÖPÜLDÜNÜZ :*****
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Torn
FanfictionKüçük kalp atışlarıyla başladı her şey kelebek kanatları gibi atıyordu küçük kızın kalbi kıvırcık saçlı gamzeli çocuk için.Küçük kız nereden bilebilirdi hayatının aşkını o yaz tatilinde tanıyacağını.Ve o çocuğun her şeyi olabileceğini?Ona sahip olab...
