Bölüm 17

1.5K 158 58
                                        


(Yoo jung)

Sae-ron ile odaya geldiğimizde odada Jung'a dair hiçbir şey kalmamıştı. Youra ise şiş gözleriyle,bize yaklaştı endişeyle.

"Sen..." dedi kolumdaki Ron'a.
"İyi misin?"

Ron donuk bir şekilde Youra ya baktı. "Ölmedim ne yazık ki..."

Youra gözlerini kırptı birkaç kez.
"Ben... Çok üzgünüm. Bu kadar ileri gideceğini sanmıyordum. Platonikti senelerdir ama bu kadarını beklemiyordum. Üzgünüm Ron."

Ron, Youra yı onaylayıp, yatağına uzandı ve yorganının içine soktu tüm bedenini.

***
Sabaha kadar uyuyamamıştım. Bir sürekli endişelendiğim Baekhyun'u ,birde yalnız olduğu için Kris'i düşünüyordum. İkisininde birbirine ihtiyacı vardı şu an...

Sınıfa gireceğimiz sırada Ron, Jongin'in yanına uğrayacağını söyleyip gitmişti. Tek başıma bu sınıfa girmekten korkuyordum.
Ama korkunun ecele faydası yoktu ve ben istemeyerek sınıfa girmiştim.

Baekhyun ve Kris ikiside bana bakarken, Baekhyun'un yanına ilerledim. Oturacağım sırada çantasını sırama koymuştu.
Şaşkınca ona baktım.

"Baekhyun. Ne yapıyorsun?" dedim kaşlarımı çatarak.

"Artık yanımda oturmasan? Tek oturmaya alışmışım."

"İyi de." dedim sitem edercesine.
"Başka boş sıra yokki Baekhyun."

Kaşlarıyla Kris'in yanını işaret ettiğinde ellerimi salladım hayır dercesine.

"Oraya otur. Kris'in yanına. Artık sende ezik takımındansın anlaşılan."
Park kyung araya girdiğinde yutkundum ve sinirlenen Baekhyun benim yerime lafa dalmıştı.

"Kyung. Tek başına Kris'in arkasına oturmak ister misin?"

Kyung , Baekhyun un tehditkar sesiyle oflayarak önüne dönmüştü ve benim , Baekhyun a gülümsememe sebep olmuştu.

"İki dakika otur. Konuşalım." dedi Baekhyun fısıldayarak.

Yanına oturduğumda kulağıma eğildi ve fısıltı şeklinde konuşmaya başladı.

"Eğer Kris'i seviyorsan bana söylemeliydin. Tamam herkesin çıkmak isteyeceği kadar yakışıklıyım ama sevmiyorsan olmazdı Jung."

Gözlerimi açabildiğim kadar açtım ve istemeyerek ''hayır" diye bağırdım sınıfta. Birkaç yüz bize dönerken gülümseyerek,her şey yolunda bakışları atıp,tekrar kendi işlerine bakmalarını sağladım.

"Yoo jung sana yardım edeceğim. Kardeşimi benden daha iyi tanıyan kimse yok."

"Baekhyun."dedim fısıldayarak.
"Özür dilerim."

"Asıl ben özür dilerim." dedi."Seni kullanmak istemiştim."

"Hıh." dedim hayıflanarak. "Açık sözlü şey."

Gülümsedi.
"Şimdi sana davranabildiğim kadar kötü davranacağım. Kris. O kesinlikle dayanamayacak."

Ben daha ne olduğunu soramadan Baekhyun birden ayağa kalkmış ve bana bağırmaya başlamıştı.

"Kızım anlamıyor musun? Kıt akıllı mısın sen? Artık rahat bırak diyorum sana! Sevgilimsin diye başka kızlarla takılmama karışamazsın sen!"

Beni yere ittiğinde sıradan yere düşmüştüm. Cidden üzerine düştüğüm popom acımıştı. Ne diyeceğimi bilmiyordum. Tüm sınıfın ilgi odağı olmuştuk yine. Baekhyun beni tahmininden sert ittiğini belli edercesine kimse görmezken dudaklarını oynatarak özür dilemişti.

"Baekhyun!" dedi Kris tehditkar ses tonuyla. "Aptal mısın?"

Baekhyun gülmemek için dudaklarını dişlerken,ben heyecandan ölmemek için dua ediyordum. Kris kollarımdan tutup beni yerden kaldırmış ve eski sırama,kendi yanına oturtmuştu.

"Sanane Kris. Aptalım."

Kris diliyle kuru dudaklarını ıslatmıştı.

"Ben bu kızı sana itekleyesin diye bırakmadım."

Kris'in sözleriyle sınıftan uğultular yükselirken ,ben ve Baekhyun amacımıza ulaşmış bir şekilde birbirimize ,gizlice gülmüştük.

"Al o zaman. O kız senin olsun."

Baekhyun'un sözleriyle Kris kardeşine sırıttı ve bir bana ,bir kardeşine baktı. Birden kahkaha attığında hepimiz delirdiğini düşünüyorduk.

"Beni fazlasıyla salak sandınız siz.
Sanki fark etmedim dimi?"

Kris benim kalkmamı işaret ederek köşeye oturdu ve ben tekrar yerime oturdum. Herkes tekrar işine dönerken, Baekhyun ve ben kendi kendine gülen Kris'e bakıyorduk.

"Yoo jung ve Baekhyun." dedi Kris gülmesini bitirip. "Benimle oynamayın. Sizden bin kat daha zekiyim. "

"Hıh!" dedi baekhyun gülerek.
"Derslerin berbat. Zeki olan benim asıl."

"Hayır." dedi kendinden emin bir şekilde Kris ve elleriyle kendini işaret etti.
"Matematiği iyi olan benim, uzun boylu olan benim,gizemli bad boy benim. Yani zekide benim."

İki kardeş birbirlerine gülerken bende kahkahalarımı tutamamıştım.

"Bad boymuş. Kıçımın bad boy'u." dedi baekhyun nefesini düzene sokup.

***
(Sehun)

"Olmaz." dedim fısıldayarak. "Kendimi iğrenç hissediyorum. Gelmelisin. Yaptığın şey çok kötüydü. Başından beri kötüydü. Herkesi berbat ettin."

"Hayır Sehun. Her şeyi senin için yapmıştım. Dayanamadım. Anlıyor musun? Dayanamadım. Sadece seninle olmak istedim."

"Ve ailenden bile vazgeçtin...Senden bunları istemedim! Sadece dürüstçe söyleyecektin her şeyi!"

"Sehun!" diye çığırdı. "Tamam! Ne yapmamı istiyorsun?"

"Her şeyi anlatmanı, doğruları söylemeni, geri dönmeni, seni sevenlere daha fazla acı çektirmemeni, kendini özletmemeni, hayatın boyunca gizlenerek yaşamamanı."

"Peki o zaman benimle kalacak mısın? Herkes benden ve senden nefret edecek."

Ağlamaya başladığında dayanamamış ve küçük yüzünü ellerimin arasına almıştım.

"So Hyun..." dedim alnından öperek.
"Söz veriyorum seninle olacağım. Bizden nefret etseler bile..."

####
Kısa olmak zorunda oldu affedin. Diğer bölüm çok daha uzun olacak. Hemen yayımlamak istedim. Bu arada yeni bölüm en erken cumartesi gelir. Yorum yapmayı unutmayın... Bu arada küfürlü yorumları mahalesef siliyorum. Yani ağır küfürlü yorumları. Neyse görüşürüz canlar...

LiseBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin