- 10 -

92 9 0
                                        


"Ahmet vuruldu."

Kulaklarımda yankılanan cümleyle gözlerimi kırpıştırırken bir yandan da yutkunmaya çalıştım. Ama... Bu nasıl oldu? Ahmet abi, Derya ablayı kurtaracaktı daha!

"D-durumu nasıl?"

"Şimdi hastanedeyiz, ameliyata aldılar ama..."

"Ama ne?"

"Durumu kritik." Elimi ağzıma götürerek hıçkırığımı bastırmaya çalıştım.

Elimi ağzımdan çektim. Burnumuda çekip gözlerimi ovalarken titrek ve kısık bir sesle "Ko-konumu atabilir misin? Geleceğim. Sakın itiraz etme, lütfen." Dedim.

"Peki, tamam." Telefonu kapatıp sol elime aldım. Sağ elimin tersiyle de kazağımı göl'e çeviren gözyaşlarımı sildim. Ahmet abi vuruldu, peki ya Derya abla? Ona ne oldu?

Konumun geldiğini işaret eden sesten sonra oturduğum koltuktan kalktım. Giriş kapısını sertçe açıp dışarı çıkarken Ebru'nun eve doğru gelmekte olduğunu gördüm. Yüzü gülüyordu sanırım izin aldı. Ancak şimdi bunları düşünmenin zamanı değildi.

Nefes nefese Ebru'nun kollarından tutarken "Ebru, abin gitti mi?" Dedim.

"Hayır ama şimdi gidecek. Abim izin ver-" Ebru'nun kollarını bırakarak kedi görmüş fare misali Taner'in yanına koşmaya başladım.

Taner'in arabasının önüne geldiğim an kendimi direk Taner'in bulunduğu kapıya yönlendirdim. Beni bir anda görünce ani bir irkilme yaşasa da sonradan kendini toparladı.

"Zehra? Ne oldu?"

"Hastaneye gitmemiz lazım. Ahmet abi vurulmuş, yani sizin Ahmet hoca."

Kaşlarını hızla çattı. "Ne!"

"Bıdı bıdı etmeyi bırakta, gitmemiz lazım!" Kafasını ayran bidonu gibi hızla sallarken ben çoktan Taner'in yanındaki yerimi alıp camı açtım ve Ebru'ya seslendim. "Arya'ya bakar mısın? Çok çok acil hastaneye gitmemiz lazım."

"Merak etme!" Deyip el salladı. Bende elimi camdan çıkartıp kısa süre salladım, ardından elimi arabanın içine geri sokup camı kapattım.

"Nasıl olmuş? Derya iyi miymiş?"

Gözlerimdeki yaşlar adeta patlamış su bidonuna benzer bir şekilde yanaklarımdan aşağıya süzülürken kafamı sağ sola salladım. "Bende bilmiyorum, gidince anlarız."

**

Alkan'ın attığı konumdaki hastaneye sonunda gelebilmiştik. Ben, arabanın kapağını kırdım mı bilmiyorum ama kapıyı kapatırken 'güm' gibisinden sert bir ses çıkmıştı. Ama umrumda değil! Gelene kadar kafamdan nice senaryolar kurdum bilemezsiniz. Hastaneye girerken aklımda birçok soru vardı. Ahmet abi nasıl bu duruma geldi? Neden böyle oldu? Derya abla nerede? Durumu nasıl?...

"Zehra!" Adımı duymamla etrafıma hızla bakınmaya başladım. Biraz ileride elini yukarı kaldırıp kendini fark ettirmeye çalışan Alkan'ı gördüğümde Tanerle birlikte Alkan'ın olduğu tarafa doğru koşmaya başladık.

Alkan'ın yanına ulaştığımız an "Ahmet abi nerede?" Diye sordum nefes nefese ve ağlarken.

"Ameliyata aldılar." Dedi. Sesinde garip bir tını vardı. Üzüntü, pişmanlık...?

"Ne zamandır ameliyatta?" Dedi Taner sessizliğini bozarak.

"Yeni aldılar. 1 saat bile olmadı."

"Alkan..." Dedim yalvaran bir sesle. Seslenişimle Taner'deki bakışlarını bana kaydırdı. "Bu nasıl oldu? Ahmet abi bana bir şey olduğu zaman haber verecekti, neden haber vermedi?"

AŞK BORCU'MHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin