13.BÖLÜM - ORNİTORENK

10.9K 523 59
                                        

 Dudaklarımda hala Seth'in sıcaklığını hissediyorken çoktan eve girmiş, kapıyı kapatmış ve tüm gün olanları yeniden zihnimde canlandırmak için odama çıkmaya can atıyordum. Merdivenlere yöneldiğim sırada babam seslendi ve içeride birilerinin olduğunun ancak o zaman farkına vardım.

"Sophia'nın görünüşü sence de biraz farklı değil miydi Bree?" diye sordu imalı bir şekilde. Onun dizlerini dayadığı alçak masanın hemen karşısına oturmak için isteksizce merdivenden uzaklaştım.

"Özür dilerim baba," dedim ilgili görünmeye çalışarak. Hala biraz havada uçtuğum söylenebilirdi.

"Erkek arkadaşın mı?"

"Hayır," diye karşı çıktım. Ailemi Seth'ten uzak tutmam gerekiyordu. Annemin ondan hoşlanmıyor olması yeterliydi zaten. Tehlikeli olan Seth olmasına rağmen rahatsız edici birileri varsa bunlar kesinlikle ailemdi. "Kimya dersinde eşleştik."

"Bundan annene söz etmeyeceğim," dedi beni rahatlatması gerekiyormuş gibi. "Ama eşleşme olayından fazlası olduğunu biliyorum. Ancak, görünen o ki sen bahsetmek istemiyorsun," diye devam etti. Babam anneme göre daha anlayışlı sayılırdı ve şu an onun yerinde oturanın annem olmadığı için şanslı olduğumu bile itiraf edebilirdim.

"Teşekkür ederim baba," dedim gözlerimi kaçırırken. Onun karşısında biraz daha oturabilir ve bu konuyu zihninin derinliklerine itmek için çaba harcayabilirdim ancak yatağıma uzanıp olanları bir kez daha düşünmek için sabırsızlanıyordum. Bu yüzden babama samimi gülümsemelerimden birini gönderdim ve hızla, çıkmaktan nefret ettiğim o dik merdivenleri geride bırakıp odama girebildim.

Hemen üstüme geçirmek için pijamalarımı elime aldım. Pantolonumu çıkarıp kahverengi pijamamı bacaklarıma geçirdim ve duraksadım. Parmaklarımla üstümdeki bordo rengindeki kazağın yakasını sıkıca tuttum ve burnuma götürdüm. Seth'in kokusu ciğerlerime doğru bir yolculuğa başlamışken çoktan pijama takımımın üstünü dolaba kaldırmış, koklamayı alışkanlık haline getireceğim kazağımla birlikte yatağıma girmiştim. Gerçekten, sapık gibi hissediyordum. Sadece onun kokusunu seviyordum oysaki. Neden böyle koktuğuna ise bugün mantıklı bir açıklama getirebilmiştim. O burası gibi kokuyordu. Bir orman gibi, aslında Forks gibi kokuyordu. Bunu tanımlamak güçtü ancak biliyordum. O doğaya aitti. Sürekli dışarıdaydı. Güneş doğarken, güneş batarken ve geriye kalan tüm zamanlar. Dönüştüğü şey onu değiştirdiği gibi kokusunu da değiştirmişti elbette. Yine de önemsizdi. Sanki hala onunla birlikte ormanda dolaşıyor gibi hissediyordum.

Üşüyeceğimi bildiğim halde benim kokumun kazağıma sinmesini engellemek için yorganı üstüme çekmedim ve dizlerimde kalmasını sağladım. Kazağa kokudan uzaklaşmamak ve sıcak kalmak için sımsıkı sarıldım. Gözlerimi kapattığımda olanları bir kez daha zihnimde canlandırdım ve kaburgalarımda bir şeyler hareketlenmeye başladı. Midemden boğazıma doğru tırmanan bir heyecan duygusu. Parmaklarımı dudaklarıma götürüp bu heyecanın artmasına izin verdim. Onun tenindeki canlılık ve sıcaklık dudaklarıma bulaşmış, oraya yapışmışlardı. Sanki onun yanağındaki çukurluktan bir şeyler çalmıştım ve bu ona olan bağlılığımın artmasına neden olmuştu. O her güldüğünde yanağına bıraktığım öpücüğün aklıma geleceğini ve benim nedensiz yere kızaracağımı biliyordum. Yine de yüzümden taşacak kadar gülümsemek istiyordum. Neredeyse tüm vücudum Seth'in üstümde bıraktığı etkisinin sonucunda yanmaya başladığından dizlerime sarmış olduğum yorganı kısa bir hareketle ittirdim ve yataktan düşmesini sağladım. Uykuya dalana kadar bu düşüncelerle adeta ateşin çevresinde dans edeceğimi biliyordum çünkü.

Kaburgalarımdaki partinin sorumlusu olan hayaller beynimi biraz daha meşgul ettikten sonra uyumam gerektiğinin farkına vardım ve beynimdekilerin rüyalarıma yansıması dileğiyle gözlerimi kapattım. Hissettiklerimin arkadaşlık kavramından çok uzak şeyler olduğunu biliyordum ve bu beni adlandıramadığım duyguları hissetmeye zorluyordu. Belki de arkadaşlık kısmını çoktan geride bırakmıştık ya da hiç yaşamamış, atlamıştık. Açıkçası bunu umursamamayı tercih ederdim. Aksi takdirde beynim saçma soru işaretleriyle dolacaktı ve ben bunu istemiyordum. Seth'in kontrolü almasına izin verecektim. Planım buydu işte!

KURTBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin