***İYİ OKUMALAR...***
Günlerdir deli gibi koşturuyordum. Onun baskıları, iş yerideki işlerin yoğunluğu, Zeyneb'in bitmek bilmez gevezelikleri, annemin nereden çıktı bu damdan düşer gibi, iki ayağım bir papuca girdi sitemleri ve benim bulutların üzerinde geçirdiğim onca zaman...
İki hafta sonra memlekete gitmek için valizlerimi toplarken heyecandan ölmek üzere gibi hissediyordum kendimi.
Annemle telefonda konuşmuş Fırat'ı ve ailesinin onları ziyaret etmek istediğini söylemiştim. Annem sevinçten havalara uçarken bütün detayları sormuş onları beklediğini iletmemi istemişti.
Tabi sonrası sitemlerle geçen iki hafta olmuş, bu kadar çabuk gelmelerini başka yerlere çekerek beni kırmıştı.
Neyse ki sonunda beni rahat bırakmış, sandığı gibi bir şey olmadığı konusunda ikna olmuştu. Tabi bu rahat bırakma her saat başı arama ve sonsuz soruları ile bana sitem etme oluyordu.
Ama ben o kadar mutlu ve heyecanlıydım ki buna bile razı olmuş, hiç ses çıkarmadan bütün sorularına ve baskılarına boyun eğmiştim.
Saate baktığımda daha erken olduğunu görerek kendime bir kahve hazırlamıştım. Alıp içeriye geçmiştim ki daha bir yudum bile alamadan kapı çalmış, ben de oflayarak kalkıp kapıya gitmiştim.
Gidip kapıyı açtığımda Fırat'ı karşımda gülen gözlerle bana bakarken bulmayı beklemiyordum. İçeri girip kapıyı kapattı ve bana sıkı sıkı sarıldı.
''Seni yalnız yollamak içime sinmedi. Annemlere direk oraya gelmelerini söyledim, iki gün sonra uçakla gelecekler biz de seninle arabayla gidiyoruz'' dediğinde şaşkınlığım daha da artmış ama bundan fazlasıyla memnun olmuştum.
''Buna çok sevindim. O kadar yolu tek başına gitmek beni korkutuyordu'' dedim gülümseyerek.
''Harika, o zaman ilk yolculuğumuza çıkıyoruz demektir. Ayrıca buna alışsan iyi olur bundan sonra böyle. Seni asla yalnız bırakmayacağım biliyorsun dimi'' diyerek yüzüme manidar bir gülümseme ile baktı.
''Bunu zaten istemiyorum, sen de bunu biliyorsun dimi'' diyerek sarılmıştım.
Ben bir kez daha onu kollarımın arasına alırken Nihal de bana sarıldı. Benim içimde bir şeyler titreşmeye başlamıştı yine. Önce onun kokusunu doldurdum içime, sonra dudaklarımızı birleştirdim.
Büyük bir özlemle öpüyordum Nihal'i. Öyle çok özlemiştim ki onu hissetmeyi. Onu sımsıkı sarmış iyice kendime bastırmıştım.
Tam kucağıma almak için hamle yapacaktım ki, ne olduğunu anlayamadan Nihal bir çırpı da benden ayrılmış, nefes nefese bana bakmıştı.
''Çok yaramazsın Fırat'' derken gülüyordu.
''Sende bana uyup biraz yaramaz olsan ne çıkar, ama hep kontrol hep kontrol. Biliyorsun dimi, iki ay sonra kaçamayacak ne istesem nerede istesem istediğimi alacağım senden'' dedi çapkın bir gülümsemeyle göz kırparken.
''Merak etme o gün geldiğinde emin ol seni durdurmayı aklıma bile getirmeyeceğim. Bu arada, iki ay derken ciddi değildin dimi?'' diye sordum merakla.
''Hıım, çok geldi sanırım. Bir ay da olur, bence de beklememeliyiz'' derken ciddi görünüyordu.
''Fırat ben ciddiyim'' dedim.
''Bende ciddiyim. Söz nişan hepsi bir anda olsun önümüzdeki ay da evlenelim. Hem neden bekleyelim ki zaten'' derken ciddi tavrını sürdürüyordu. Şaka yapar bir hali yoktu. Hem de hiç yoktu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Küçük Tesadüf Büyük Aşk (TAMAMLANDI)
General FictionGeçmişte yaşanan kötü bir olay ve sonrasında edilen büyük yeminler... Aşkın küçük bir tesadüfle hayatına girmesi ve sonrasında yaşanan sıkıntılar... Her şeyin ortaya çıkmasıyla gelen mutluluk... kısa sürmüştü. Ayrılık hiç beklenmedik bir anda gelmi...