*** İYİ OKUMALAR ARKADAŞLAR...***
Ertesi sabah kalktığımızda ikimizde çok yorgunduk. Hala bir gün önceki yaşadığımız şoku üzerlerimizden atamamıştık.
Benim ve diğer herkesin söylediği bir cümle vardı. 'En azından bu geceki düğün güzel geçmeli, hiç bir şeyin moralimizi bozmasına izin vermeyeceğiz' diyorlardı.
Kahvaltı faslının bitmesiyle herkes bir yerlere dağılmaya başlamıştı. Fırat babasının ayarladığı korumalarla beni kuaföre bırakmak için hazırlanırken sonra da kendisi de kuaförüne gitmek için yanımızdan ayrılacağını söylemişti.
Kuaförde işler aksamaya uğramadan halledildiğinde herkesin yüzü gülüyordu. Tabi ben de bu durumdan memnun etrafa gülücükler saçmaya başlamıştım.
Fırat işlerini halledip tekrar kuaföre gelmiş ve bizi kapıda karşılamıştı. Biz de biran önce işlerimizi bitirip hazırlanarak kuaförden ayrılıp arabaya geçmiştik.
Resim çekimi için burada da bir yerle anlaşmıştık ama bundan vaz geçerek direk düğünün yapılacağı salona gitme kararı almıştık.
Salona geldiğimizde bizim için ayrılan özel odada dinleniyorduk. Birileri geliyor birileri gidiyor her şey sorunsuz bir şekilde devam edebilsin diye koşuşturma tam gaz devam ediyordu.
İçerisi dolmuş bizleri içeriye davet eden dans müziği çalmaya başladığında kalbim ağzımda atıyor hissiyle başa çıkmaya çalışıyordum.
Nikah salonda kıyılmıştı. Herkesin önünde birbirimize evet dedikten sonra ilk dansımızı yaptıktan sonra takı merasimine başlanmıştı.
Her şeyi unutmuş gibi davranıyorduk. Gece güzel bir şekilde ilerlemeye başlamıştı. Oyunlar, danslar, halay derken zaman su gibi geçmiş ve ayrılık saati gelmişti.
Önce bekarları bir araya toplayarak çiçeğimi fırlatmıştım.Zeynep çiçeği kapmış mutlulukla gülüyordu. Ona sarılıp vedalaşırken oda bana sarılıp hep mutlu olmam ve gülmem için güzel temennilerini fısıldamıştı. Ben de aynı temennileri ona söyledikten sonra diğerleriyle vedalaşmaya başlamıştım.
Önce Fırat'ın evine gidip kıyafetlerimizi değiştirdik. Aslında Fırat Antalya da bir otelde rezervasyon yaptırmıştı, ama yaşananlardan sonra ne olur ne olmaz diyerek son anda onu açığa almış başka bir otelde yer ayırttığını söylüyordu.
Herkesle vedalaşarak yola koyulduk. Sabaha karşı otele vardığımızda ikimizde çok yorgun ve uykusuzduk. Ama yine de uyku mahmurluğuyla da olsa oteli incelemeye başlamıştım.
Oldukça büyük, şık ve şirin bir yerdeydi. Eşyalarımızı arabadan indirip içeriye girmek için yürümeye başladık.
Bize ayrılan odayı gösterip eşyalarımızı getirmişler sonra da odayı gezdirmiş Fırat'la bir şeyler konuştuktan sonra gitmişlerdi.
Ben odaya girip dışarıya baktığımda manzaraya bayılmıştım. Ama o kadar yorgun hissediyordum ki istediğim tek şey uyumaktı.
Şimdilik yatağın keyfini çıkarmak ve sonrasında manzara ve diğer her şeyin keyfini çıkarmak istiyordum.
Fırat ilk benim duşa girmemi önermişti. Ben onun girmesini istemiştim. Fırat duşa girdiğinde ben de yatağa uzanmış onun çıkmasını bekliyordum.
Bir süre sonra banyo kapısı açılmış onu beline sardığı havluyla kapıda görünce nefesimi tutmuş, kendime engel olamayarak bir süre onu izlemiştim.
Tabi ki de onu daha önce hiç çıplak görmemiştim. Kaslı vücudu ve yüzündeki çapkın gülümsemeyle ne kadar da etkileyici görünüyordu.
Birden bedenime basan sıcaklıkla titrediğimi far ederek gerilmiştim. Hele ona baktığımı görmesiyle yüzündeki gülümseme daha da keyifli bir hal alınca gözlerimi ondan zorlukla da olsa ayırıp hızla yataktan kalktım.
''Ben duşa girsem iyi olacak'' diyerek hemen banyoya girmiştim.
''Yardıma gelmemi ister misin'' derken sesindeki tınıdan benimle eğlendiğini anlayabiliyordum . Gülümsedim.
''Sanırım kendi başıma bunu halledebilirim'' dedim ve bir şey demesine fırsat vermeden havlu mu aldığım gibi duşa girdim.
Ilık suya bedenimi bıraktığımda bu kendimi iyi hissetmeme yetmişti. Bir süre suyun altında kalmış sonra da işimi hallederek duştan çıktım.
Kurulanmıştım, ama o panikle kıyafetlerimi almayı unutmuştum. Onları yatağın üzerine hazırlamıştım ama almayı unutmuştum.
Yapacak bir şey yoktu, havluyu bedenime sardım. Saç havlusunu da başıma sardım ve derin bir nefes alıp vererek odaya geçtim.
Fırat beni görünce yattığı yerden başını kaldırarak çapkın bir gülüş attı. Arkasından da ıslık çalıp çakmak çakmak gözlerle beni süzdü...
Yanıma böyle gelmesini beklemediğimden o halini görünce kafam allak bullak olmuştı. Beyaz teni uzun bacakları ve kısacık havlusuyla beni çoktan harekete geçirmişti.
Ama o da ne, yatağın kenarındaki kıyafetlere uzanıp onları almaya mı çalışıyordu. İyi de onlara ihtiyacı olmayacatı ki. Hızla yerimden kalktım ve bileğinden tutup yatağa çektim.
''Onlara ihtiyacın olmayacak bebeğim'' dedim. Ama bileğini elimden kurtarıp kıyafetlerini alarak çoktan banyoya geri girmişti bile.
Ben şaşkınlıkla arkasından baka kalırken kendimi yatağa bırakıp ne olduğunu anlamaya çalışıyordum.
'Ne yani hala mı çekiniyor benden' dedim kendi kendime. Yine sesli konuşmuştum.
Gözlerimi kapatıp beklemeye başladım. Nihal saçlarını kurutup yanına geldiğinde gözlerim hala kapalıydı...
Fırat'ın uyuduğunu gördüğümde çok şaşırmıştım. Ama yaşadıklarımızdan sonra yorgun ve uykusuz olduğunu düşünerek ben de yanına uzanmıştım.
Nihal sessizce yanıma uzanınca ne yapacağını merak edip gözlerimi açmadan beklemeye başladım.
Uzun bir süre sessizlik olunca gözlerimi açmış ve yanımda yatan kadınıma hayran hayran bakmıştım.
Gevşekçe örülmüş saçları, kısacık şortu ve askılı badysiyle çok seksi görünüyordu.
Uyumak istemesine alınmıştım doğrusu. Ben aylardır bu anın hayaliyle deliye dönmüşken şimdi uyuması hiç hoş değildi.
Ben de onun gibi yan dönmüş yatarken bir yandan da yüzünü inceliyordum. Uykusunda sıçrayıp kendini kastığını görünce ben de irkilmiştim.
Kim bilir neler görüyordu rüyasında, ve ben ona uyuduğu için içten içe kızarken o iç dünyasında kim bilir nelerle mücadele veriyordu görmemiştim.
Koruyamamıştım onu ve şimdi bu halde olmasının nedeni olarak kendimi görüyordum ki gerçek de bu olmalıydı. Erhan'ı İstanbul da bırakmak saçmalıktı.
Yavaşça ona yanaştım. Kollarımın arasına alıp başını göğsüme koydum. Şakağından yumuşakça öptüm ve ilk defa onun sıcaklığıyla uyuyacak olmanın keyfini yaşamaya başladım...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Küçük Tesadüf Büyük Aşk (TAMAMLANDI)
Ficción GeneralGeçmişte yaşanan kötü bir olay ve sonrasında edilen büyük yeminler... Aşkın küçük bir tesadüfle hayatına girmesi ve sonrasında yaşanan sıkıntılar... Her şeyin ortaya çıkmasıyla gelen mutluluk... kısa sürmüştü. Ayrılık hiç beklenmedik bir anda gelmi...