***HEPİNİZE KEYİFLİ OKUMALAR...***
Tatil bitmiş evime dönmüştüm. Yoğun geçen iş günlerine alışmam biraz zaman alsa da sonunda tatil modundan çıkmayı başarmış ve kendimi işlere verebilmeyi başarmıştım.
Tatil planladığımız gibi gitmemişti. Aslında son güne kadar her şey gayet güzel gitmişti. Kerem'le bile arkadaş olmaya çalışmış, bir yere kadar bunu başarmıştık.
Zeynep için hayallerinin tatiliydi. Levent'le İstanbul'a döndüğünde de görüşmesini sürdürmüş, sanırım emin adımlarla ilerliyor gibiydiler.
Annemle abim benim tatilden döndüğüm günün sonrasında yanıma gelmişlerdi. Keyifli zaman geçirmiş, bol bol anne kokusuna ve yemeklerine doymuştum. İki hafta sonra bir akrabamızın düğünü için geri gitmişlerdi.
Fırat'la yaptığımız o konuşmadan sonra beni bir şekilde ikna etmeyi başarmıştı. Kafamda hala soru işaretleri olsa da, onu hala sevdiğim ve onunda beni sevdiği su götürmez bir gerçekti.
Yaptığı şeyde buydu aslında. Bana bu gerçeği göstermesi onunla tekrar başlamamıza yetmişti. İleri de neler yaşayacaktık, bu sorunlar yine olacak mıydı bilmiyorum ama ben bunu denemeden vaz geçmek istemedim. Sonuç olarak bana söylediği sözlerden sonra her şeyi oluruna bırakmaya karar verdim.
Kapının çalması ve Serkan'ın içeri girmesiyle yaslandığım koltuktan doğrulurken diğer yandan da içine girdiğim düşüncelerden sıyrılıp gülümseyerek ona baktım.
''Düşündüğüm gibi yine buradasın ve eminim hala yemek yemedin'' dedi yüzünü aksi yutmaya çalışarak.
Aslında ben de seni bekliyordum'' derken şaşırmış, sorgulayan bakışlar atmaya başlamıştı.
''Beni mi bekliyordun.''
''Evet. Çünkü geleceğini biliyordum'' diyerek yerimden kalktım. Çantamı alarak koluna girdim. Birlikte sohbet ederek şirketten çıkıp arabaya binerek yemek yemek için her zaman gittiğimi yere doğru yola çıktık.
Uzun zamandır daimi müşterileri olarak bizi gören çalışanlar güler yüzle bizi karşılamışlar, siparişlerimizi alarak ayak üstü kısa sohbetin ardından bizi yalnız bırakmışlardı. Aramızda geçen kısa sessizliğin ardından Serkan sonunda dayanamayarak beni sorguya çekmeye başlamıştı.
''Tatilden döndüğünden beri bir haller var sende. Başta annenler geldi diye düşünmüştüm ama onlar gitmesine rağmen gülümsemen hala yüzüne yapışık duruyor. ''
''Senden daha çok gülümsüyorum diye beni kıskandın mı yoksa'' dedim ona bakıp göz kırparak.
''E o da var tabi. Mutlu olmana sevindiğimi biliyorsun ama yine de bana bunun sebebini söylersen bende meraktan kurtulurum.''
''Hayatım şimdilik yolunda gidiyor. İşler de öyle. Güzel bir tatil yaptım. Annemlerle vakit geçirdim... Yani kısacası mutluyum canım.''
Siparişlerimiz geldiğinde yemeklerimiz yerken işlerden konuşmaya başlamıştık. Yemek sonunda katılacağımız bir toplantı vardı ve bizim için çok önemliydi.
Artık neredeyse bütün işlerimizde birlikteydik. Uyum içinde çalıştığımız ve projelerdeki başarılarımız kısa sürede göze çarpmış, bu sebeple de ekip işi olan bütün işler bize bırakılıyordu.
Bu bizim için daha az yorucu olduğundan ikimizinde bu durumdan şikayeti yoktu. Aksine birlikte çalışmaktan büyük keyif alıyorduk. Birimiz sıkıldığında diğerimiz onu topluyor ya da birimizin eksiğini diğeri kısa sürede fark edip işleri daha çabuk bitirir hale getiriyorduk.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Küçük Tesadüf Büyük Aşk (TAMAMLANDI)
Narrativa generaleGeçmişte yaşanan kötü bir olay ve sonrasında edilen büyük yeminler... Aşkın küçük bir tesadüfle hayatına girmesi ve sonrasında yaşanan sıkıntılar... Her şeyin ortaya çıkmasıyla gelen mutluluk... kısa sürmüştü. Ayrılık hiç beklenmedik bir anda gelmi...