Görseldeki Azra, hepinize keyifli okumalar sadık ve kaçık okuyucularımm!
Kötü bir haftanın ardından hayatın doğası gereği her şey olması gerektiği gibiydi. Bazı yaralar iyileşmiş, bazı zamanlar kahvaltıya birkaç çeşit
"Barış, yaram iyileştiğine göre.. biraz dışarıda dolaşalım mı?"
Barış elindeki kumandayı bıraktı ve dizinde yatan Azra'ya baktı.
"Azra, biliyorsun yine de tehlike hala bitmedi. Dikkatli olmamız gerekiyor."
Uzun saçlarını savurarak doğruldu ve Barış'a dudaklarını bükerek baktı.
"Ama Barış.. nasıl olsa artık dost olduk bak.. Gece ve Gölge'nin kabileleri her ne kadar düşman olsa da Konsey bizim için izin verdi sonuçta.. Tehlikede de sayılmayız artık."
"Azra.. benim güzel sevgilim." dedi kızın saçını kulağının arkasına alırken. Kahverengi gözlerine sevgiyle baktı. "Böyle güzel bakınca seni kıramam ki ben.."
Azra neşeyle güldü ve Barış'ın boynuna sarıldı. Barış Azra'nın boynuna küçük bir öpücük bıraktıktan sonra Azra geri çekildi ve gerçekçi olmayan kızgınlıkla "Böyle yaparsan bir daha seninle konuşmam," diye söylendi.
"Hadi giyin, sinemaya gidelim."
Azra sevinçle ellerini çırptı ve giyinmek için misafir odasına gitti. Meltem gittiğinden oda Azra'ya kalmıştı bir nevi.
Mutfakta bir şeyler atıştıran Ilgaz'a "Biz sinemaya gidiyoruz, akşam yemeği sizden," diye seslendi.
"İyi eğlenceler!"
Ilgaz bir iki tane zeytin çekirdeğini ağzından çıkardı ve diğerlerinin yanına koydu.
Derin'i o günden sonra hiç görmemişti, zaten görmek için hazır da hissetmiyordu kendini.
Bora'yla çok az konuşur olmuşlardı, hiçbir şey belli etmemeleri gerekiyordu, o yüzden birbirlerinin yüzlerini görünce bile tedirgin oluyorlardı.
"Zeytin feşisti misin sen?
Ilgaz sesin geldiği yöne doğru baktı ve Burak'ın zeytin çekirdekleriyle dolu tabağa baktığını gördü.
"Canım zeytin çekti de biraz."
Burak güldü ve tabaktan bir tane yeşil zeytini aldı.
"Alabilir miyim?"
Ilgaz başını salladı ve Burak'ın zeytini ağzına atışını izledi.
Burak zeytin çekirdiğini tabağa koyarken "Güzelmiş," diye mırıldandı.
Ilgaz'ın yüzü, yayılan gülümsemeyle aydınlanınca Burak'ın da yüzü aydınlandı.
Oysa Bora yeşil zeytini hiç sevmezdi.
Burak Ilgaz'ın yanına oturdu ve "Kendimi bu evde çok yalnız hissediyorum." dedi. "Sen de benim gibi hissediyor musun?"
Bora her ne kadar 'senin yanındayım' dese de, Ilgaz kendini yalnız hissediyordu. Yaşadığı ani duygu değişimlerini, hüzünlendiğini, her gece kalbinin biraz daha acıdığını kimseye anlatamıyordu.
Burak'ı onaylarcasına başını salladı, her ne kadar düşman kabilelerden de olsalar, ikisi arkadaş olabilirdi değil mi?
"Ben de bu korkutucu evde yeşil zeytinleri çok seven sessiz bir kız buldum."
Ilgaz bunun üzerine güldü, çocuğun esmer yüzünde gülerken oluşan çizgiler, hoş bir manzara sunuyordu ona.
"Ilgaz, o kadar da iyi şeyler yaşamaya fırsat bulmadık. En baştan başlayalım mı?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
EPİLEPSİ
FantasyEpilepsi hastası olduğu için defalarca kendini öldürmek istemişti. Artık krizin belirtileri olan gül kokusunu, gözünün önünden geçen renkleri, şiddetli sarsıntıları istemiyordu. Evrenin en önemli kadınıydı, Gece'ydi. Ve onu tamamlayan bir Gölge ve g...
