Herkese merhaba. Küçük bir duyuru ile başlayacağım. Pek adetim değil ama bu defa böyle oldu.
Yaklaşık 30 yıldır Azərbaycan topraklarının bir kısmı Ermeni işgalcilerinin elinde. 100'lerce vatandaşımız işgalcilerin topraklarımıza saldırması neticesinde şehit oldu. Bazılarının ne cesedi bulundu, ne de esir olduklarına dair bir iz.
Bir çok vatandaşımız şehit düştü savaşta. Yapılan akıl almaz işkenceler neticesinde can verdiler. Ve biz hala bunu yaşıyoruz.
Biz rahat uyuyalım diye sınırda canından geçen askerlerimiz var. Geride yarım kalan ailesi. Hiç büyümeyecek çocukluğa sahip, ama bir gecede babasını kaybederek büyüyen çocuklar kaldı.
Buraya ne demek istediğimi anlatan bir kaç tane resim de bırakabilirim. Ama ne yaparsam yapayım eksik kalır. Tıpkı geride eksik kalan aileler gibi.
"Allah yolunda öldürülenler için "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler, fakat siz bilemezsiniz" (Bakara suresi 154 ayet)
#şəhidinvarAzərbaycan
#stopagresionarmenian
----------
Mert'in anlatımı.
Koparırlar insanı geçmişinden bu güne ve bu günden yarına. Unutursun zamanla yaşadıklarını. Hafızanın en derinlerine itelersin. Unuttuğunu sanırsın. Bir daha gün yüzüne çıkmayacakmış gibi devam edersin. Ta ki, onu hatırlamanı tetikleyen bir sebep ortaya çıkıncaya kadar.
Üzülürsün bazen hatırlamadığın için. Büyük bir sis balonunun içinde, hayal meyal hatırladıkların gözünden akan bir damlaya sebep olur. Bazen de mutlu olursun hatırlamadığın için. O kadar derin bir yara açmışlar ki, hatırladığın zaman ayakta duracak gücün kalmaz. Omzuna ağır gelen yükle kalakalırsın olduğun yerde.
Hatırlamadığın zaman bir umut ışığı yanar. 'İyileşiyor muyum?' diye sormaya başlarsın kendine. Iyileşmediğini bilirsin aslında. Zamanla alışırsın. Ve o an bir şeyi daha öğrenirsin. 'Zaman hiçbir şeyin ilacı değil. Zamanla geçmez. Alışırsın zamanla seni tüketen yarayla yaşamaya.' Işte tam o an bir ses yankılanır kulağında.
Bir ses değişir hayatınızı. Doğdunuz zaman kulağınıza isminizi üfleyen kişi nasıl size sesiyle huzur veriyorsa, bir başka ses uçuruma sürüklüyor. Sizi yok edeceğini bile bile avazı çıktığı kadar bağırmaktan korkmuyor.Çünkü onun için bir değeriniz yoktur. Koça bir hiçsiniz onun için. Ne eksik nefazla. Ben o uçurumun kıyılarında dolaşıyorum. Ya düşeceğim aşağı, ya da küllerimden yeniden doğarak kalkacağım ayağa.
"Kimsiniz?" tanıyordum aslında. Çocukken beni iten kakan, her gördüğünde aşağılayan sesti. Vereceği cevabı merak ediyorum. Kendisini kim olarak tanıtacak acaba?
"Hatırlamadın ha. Fazla büyümüşsün. Halan, Feride." Nasıl hala diye tanıtabiliyor kendini? Çok halalık yaptı ya. Benimki de laf, neden yapsın ki.
"11 yıl sonra hatırlaman ne güzel hala." Kırgınlık ne yaparsan yap geçmez.
"Konuşmamız gerek. Seni aşağıdaki kafede bekliyorum." diyerek kapattı. Bu kadar kolay değil. Geçen onca zamanın kırgınlığı bu kadar çabuk geçmeyecek. Neden konuşmak istediğini çok iyi biliyorum. Işlerine çomak soktuğum için. Büyük ihtimalle arsayı ve parayı devretmemi isteyecekler. Bu defa onların istediklerini yapmayacağım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Menfa
RomansaHer insan kalbinin esiridir. Bir kere kalbe sevda ateşi düşmüşse, kendi ateşinde kavrulur insan. Görmeden dokunmadan sevmek... O kadar zor ki, sevdiğini söyleyememek... Biliyor musun Deniz, ben onun beni sevmeyeceğini bile bile sevdim. Ve gidiyoru...
