12. Bölüm

305 53 12
                                        

🎵Change Your Mind- Cadmium🎵

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.




🎵Change Your Mind- Cadmium🎵

12. Bölüm

Odamın duvarları zihnimi sakinleştirmesi için ayarladığım, yaklaşık bir ya da iki yüzyıl önceki dünyanın görüntüleriyle kaplanmıştı ve ben de o görüntülerin karşısında yere oturup bağdaş kurmuş ve gözlerimi manzaraya dikmiştim. Artık var olmayan ve muhtemelen hiç var olmayacak manzaralara...

Mithra'nın insan yapımı bir gökyüzünün altına inşa edilmediği, Larv'ın bir bela çukuruna dönüşmediği ve Urea'nın bereketsiz topraklara sahip olmadığı zamanlarda, yani ULUM adında bir ülke kurulmadan ve saydığım şehirlerin adı bile ortada yokken şu an bizim yaşadığımız bu yeri insanlar cennet olarak adlandırırmış. Savaşlar başlayıp dünya bir kaosun ortasına düştüğünde ve toparlanması yıllar aldığında bir grup bilim insanı ve zengin birkaç aile çıkıp kendilerine yeni bir ülke kurmasaydı muhtemelen hâlâ o sınırlar içinde yaşıyor olurduk. Savaş biteli yıllar oluyordu, ülkeler toparlanmış, yeni dünya düzenine ayak uydurmaya başlamışlardı.

Artık, eskiden sözü geçen ülkelerin bir çoğu yoktu. Sömürülen ülkelerin ve ayrımcılığa maruz kalan halkların çoğu ise yeniden ayağa kalkmayı başarmıştı. Dünya artık güzel bir yer değildi; hiçbir zaman da olmayacaktı elbet ancak uzun yıllardır insanlar kendi yaralarını sarmaktan başkalarıyla uğraşacak zamanı ve gücü bulmadığı için eskiye nazaran daha sakin zamanlardaydık.

En azından tarih öğretmenlerinin bize anlattıkları bunlardı. Arka planda neler döndüğünü bilmiyorduk, bu sakinlik normal miydi onu bile bilmiyorduk. Dünya aynı dünya, insan aynı insandı ve zaman ne kadar geçerse geçsin bu değişmeyecekti. Bir gün biri çıkıp başka bir ülkeye, başka bir devlet başkanına, başka insanların haklarına saldıracaktı ve o gün savaş yeniden başlayacaktı. Her anlamda bir savaş.

Bugün araştırma merkezinin gizli katlarına girmek için kendimizi sisteme kaydetmemize yardımcı olmuştum ve Arın hiç vakit kaybetmeden bu gece gideceğimizi söylemişti. Yani bu, bu gece evden kaçmamız gerektiği anlamına geliyordu ve bu o kadar tehlikeli bir şeydi ki belki de araştırma merkezine gizlice sızmak bile bunun yanında daha basit kalırdı. Babam beni kaçarken görmediği sürece evde olmadığımı anlamazdı çünkü gelip odamı kontrol ettiği ya da kızmak dışında bir eylem için benimle diyalog kurduğu görülmemişti. Beliz belki gelirdi ancak yokluğumu fark ettiğinde yapacağı ilk şey babama söylemek olmazdı. Önce beni kendi yöntemleriyle bulmaya çalışırdı.

Korumalar ve kameraları atlatma işini daha önce yapmıştım, yine yapabilirdim elbette. Eskiden bunu yapmak bana heyecan verirdi, şehrin içine iner ve kalabalığın arasına karışırdım, sonra babamın adamları beni bulup eve götürürdü. Önceden bunu asi bir ergen olduğum için yapardım ancak şimdi başkan ve onun karanlık sırlarını açığa çıkartmak için yapıyordum ve bu yalnızca benimle ilgili değildi. Artık sınırını bilmediğim kadar çok kişiyi ilgilendiren bir mesele vardı ve ben bunun bir parçası olmuştum.

ULUM: Son NefesHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin