Kapının önündeki çift partideki neredeyse bütün herkesin dikkatini çekmişti. Draco kolunu bükmüş ve Astoria'da koluna girmişti. Kızın üzerinde siyah bir elbise vardı. Dizinin bir karış üstünde bitiyordu ve üzerinde siyah dantel desenleri vardı. Fazla kalın olmayan askıları vardı. Kızın yüzündeki gülümseme halinden ve yanındaki kişiden oldukça memnun olduğunu belli ediyordu. Hermione bakışlarını çocuğa çevirdi. Her zamanki gibi giyinmişti. Üzerinde siyah bir takım elbise, içinde ise siyah boğazlı bir kazak vardı. Yüzünde hiçbir duygu yoktu. Doğrudan Hermione'nin gözlerinin içine bakıyordu.
Çift yavaş adımlarla yanlarına ilerledi. Hermione onlar yanlarına yaklaştıkça kendini daha kötü hissediyordu. Neden kötü hissettiğini bile anlayamıyordu. Aklına bütün gün çocuğu düşündüğü ve onun için endişelendiği geldi. 'Bir de aptal gibi onu partiye davet edecektim.' diye kendine kızdı. Görünüşe göre çocuk onu davet edecek başka birini bulmuştu. Çift yanlarına vardıklarında Draco bakışlarını Hermione dışında herkeste gezdirmişti. "Nasılsınız?" dedi ortaya doğru. "Harikayız Draco." diye lafa girdi Ginny, iğneleyici bir ses ile. Arkadaşının yüzündeki ifadeyi görmüştü ve şu an kimse onu frenleyemezdi. Hermione gözlerinin dolduğunu fark edince kafasını yere eğdi. 'Ne kadar aptalım.' diye düşünmeden edemiyordu. Aklına Daphne yüzünden kavga ettikleri zaman geldi. Barıştıklarından birkaç gün sonra Daphne koridorda kızın önünü kesmişti. Genç cadı işlerin büyümemesi için bundan kimseye bahsetmemişti. O gün kızın gözünün önüne geldi.
Hermione bir anda önüne geçen kız ile duraksadı. Sinirli bir ifadeyle ona bakan Daphne'yi görünce gözlerini devirdi. Kenarı doğru bir adım atıp gitmeye çalıştı. Fakat kız tekrar Hermione'nin önüne geçti. "Ondan uzak dur." dedi. Genç cadı kaşlarını çattı. "Kimden bahsettiğini bilmiyorum fakat kim olursa olsun seni dinleyecek değilim. Benden uzak dursan iyi olur." Karşısındaki kız yüzünden neler yaşadıklarını unutmamıştı. Daphne kızın dediklerini umursamadan devam etti. "Draco'dan uzak dur." Hermione artık sabrının sonlarındaydı. "Neden Draco'dan uzak duracağım?" dedi genç cadı sinirle. Koridorda onlardan başka kimse yoktu. Fakat kız yinede sesini fazla yükseltmemeye çalışıyordu. Daphne'nin cevabı umurunda bile değildi. Sadece kızın bir an önce söyleyeceklerini söyleyip gitmesini istiyordu. Hem daha fazla onu dinlemek istemiyordu hem de derse geç kalmaktan korkuyordu. Büyük ihtimalle Harry ve Ron hala koridorda onu bekliyordu. Genç cadı Blaise ile konuşmak için yanlarından ayrılmıştı ve arkadaşlarının yanına geri dönerken kız önünü kesmişti.
"Çünkü kardeşim ona aşık." Hermione böyle bir cevabı beklemediği için birkaç saniye duraksadı. "Astoria?" dedi sanki anlamamış gibi davranarak. Daphne bakışlarını yere çevirdi ve kafasını olumlu anlamda salladı. "Astoria ona aşık fakat bu onun umurunda bile değil. Sebebi ise sensin. Gözü senden başka kimseyi görmüyor." Hermione daha fazla bu saçmalığa katlanmak istemiyordu. "Aklında nasıl bir şey kurdun bilmiyorum ama biz sadece arkadaşız, Greengrass. Ayrıca kardeşin zerre umurumda değil." Hermione gitmek için tekrar kenarı bir adım attı. Kızın tekrar önüne geçmesiyle sinirleri tepesine çıktı. Sinirle dudağını ısırdı ve bakışlarını başka yere çevirdi. "İster inan ister inanma, Granger. Draco'nun Astoria ile birlikte olması için elimden gelen her şeyi yapacağım." Hermione daha fazla dayanamadı ve kızı omuzundan tutup kenara ittirdi. Yüzüne dahi bakmadan hızlı adımlarla oradan uzaklaştı.
Genç cadı düşüncelerinden ayrıldı ve bakışlarını Draco'ya çevirdi. "Harika olmanıza sevindim. Biraz geç kaldım, kusura bakmayın" Hermione Draco'nun cümlesi ile ürperdiğini hissetti. Bu çocuğa bir anda ne olmuştu? Astoria üzerindeki kötü bakışları umursamıyor ve etrafı inceliyordu. "Emin ol hiç kusura bakmadık." Kimse Ginny'nin söylediklerine tepki vermiyordu. Büyük ihtimalle hepsi kızla aynı fikirdeydi. Hermione tekrar bakışlarını yere indirip elinin tersi ile gözünden düşen yaşı sildi. Neden bu kadar kötü hissettiğini hatta neden ağladığını bile bilmiyordu. Arkadaşı bir kızla partiye gelmişti. Onun için mutlu olması gerekmiyor muydu?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Promise | Dramione
FanfictionÇocuk kafasını salladıktan sonra samimi bir şekilde gülümsedi. Kız tam ayağa kalkacakken elini tuttu. Kız çocuğa döndüğünde yüzünde endişeli bir ifade olduğunu gördü. Çocuk yutkunduktan sonra konuşmaya başladı. "Bunları anlattığım nadir kişilerdensi...
