6. Bölüm - Secrets

734 36 3
                                        

"İyi misin?" Hermione sesin geldiği yere döndü. Luna elindeki Dırdırcı dergisini kapattı ve Hermione'yi izlemeye devam etti. Hermione şaşkınlıkla cevap verdi. "İyiyim Luna, neden sordun?" Birkaç saniye Hermione'nin gözlerine baktı ve konuştu. "Gözlerin.." dedi ve duraksadı. "Gözlerin neler olduğunu anlatıyor ama sen onları dinlemiyorsun. Tıpkı onun gibi." Hermione anlamadığını belirtircesine kaşlarını çattı. "Ne söylemek istediğini anlamıyorum Luna. Gözlerim neyi anlatıyor ve kimden bahsediyorsun?" dedi ve cevap bekledi. "Hiçbir şey, daha sonra görüşürüz Hermione." Luna okula doğru ilerlerken Hermione arkasından onu izlemişti. 'Klasik Luna.' diye geçirdi içinden. Başının ağrısının geçtiğini hissedince rahatladı ve derin bir nefes aldı.

Kolundaki saate baktığında dersin bittiğini fark etti. Okula baktığında arkadaşlarının geldiğini gördü. Gülümsedi ve onlara el salladı. Ginny Hermione'nin yanına otururken Harry ile Ron karşılarına oturdu. Tam konuşmaya başlamışlarken yanlarına gelen Blaise ile herkes sustu. Blaise derin bir nefes alıp herkesi süzdü. "Herkese merhaba." dedi ve Hermione'ye dönüp devam etti. "Hermione hatırlıyorsan bugün yemekten sonra kütüphaneye gidecektik. Ben bugün biraz meşgulüm, gelemeyeceğim. Draco ile birlikte halletmemiz gereken bir şey var." dedi. Hermione Draco'nun adını duyunca Blaise'in ne demek istediğini anlamıştı.

Kafasını salladı ve kafasını hafif bir şekilde eğerek veda eden çocuğa el salladı. "Bugün kütüphanede mi buluşacaktınız?" diye soran Ginny'e döndü. "Öyleydi, biriyle birlikte çalışınca daha verimli oluyor." Ron gülümseyerek konuşmaya başladı. "Daha verimli oluyorsa bir gün bizde beraber ders çalışabiliriz, ne dersin? Belki bu sefer konuları anlayabilirim." Ron'un bu sözleri üzerine Hermione gülümsedi, elini Ron'un omzuna koydu.

"Ron, seninle bütün yıl ders çalışsak bile pek bir değişiklik olacağını sanmıyorum ama istersen tabii ki ders çalışırız." Hermione'nin söyledikleri üzerine herkes gülmeye başladı. Dört arkadaş bir süre sohbet ettikten sonra okula geri döndüler. Ginny ile ayrıldılar ve derslerinin olduğu sınıfa gittiler. Öğle yemeği zamanı geldiğinde altın üçlü büyük salona girdi, Gryffindor masasına doğru ilerledi. Boş bir yer bulup oturdular ve herkes yemeğini yemeye başladı. Hermione ise tabağındaki yemek ile oynuyor, hiçbir şey yemiyordu.

Girdiği bütün derslerde tek düşündüğü şey Draco'ydu. Bunun çok saçma olduğunun o da farkındaydı. Sonuçta Draco her akşam kütüphaneye gelmek zorunda değildi, onunda işi olabilirdi. Fakat Draco'nun neden kütüphaneye gelemeyeceğini çok merak ediyordu. "Hermione her sorduğumuzda iyi olduğunu söylüyorsun fakat son zamanlarda pek iyi görünmüyorsun. İyi olduğuna emin misin?" Hermione kafasını kaldırıp Harry'ye baktı. Bir an ne söyleyeceğini bilemediği için birkaç saniye durakladı. Daha sonra Ron ve Ginny'e baktı ve onlarında ona izlediğini gördü. Yutkunup ne söyleyeceğini düşündü. Anlamamış gibi omuz silkti ve konuştu. 

"İyi olduğumu defalarca kez söyledim. Sadece son zamanlarda derslere biraz fazla ağırlık veriyorum ve sizi boşluyorum. Bunun farkındayım bu yüzden sizden özür dilerim." Ron elini Hermione'ninin sırtına koydu ve gülümsedi. "Sorun değil Hermione, özür dilemene gerek yok. Eğer sen halinden memnunsan biz daha da memnunuz ama bir şeye ihtiyacın olursa hemen bize söyle." Hermione arkadaşının bu tepkisine gülümsedi. Herkes yemeğine geri dönmüştü fakat Hermione Slytherin masasını inceliyordu. Draco'yu göremeyince Blaise ve Pansy'ye baktı. 

İkisi de önündeki yemeklere dokunmuyor, sıkıntı ile masayı izliyordu. Blaise'in yumruk yaptığı elini görünce Hermione daha çok meraklanmaya başlamıştı. Pansy arkadaşına döndü ve elini omzuna koyup bir şeyler söyledi. Blaise ise sinirle karşılık verdi. Hermione daha fazla meraklanmıştı. Bakışlarını Slytherin masasından çekip yanlarına gelen birinci sınıf öğrencisine çevirdi. Çocuk herkesin yüzüne teker teker baktı ve yutkundu. Heyecanı o kadar belli oluyordu ki. 

Birkaç saniye Harry'e baktıktan sonra konuşmaya başladı. "Profesör Mcgonagall bütün Gryffindor öğrencilerinin öğleden sonraki derslere girmeyeceğini söyledi. Quidditch sahasında oyuncu seçmeleri yapılacak. Katılmayacaklar ise seçmeleri izleyebilir." Harry hala onu izlemekte olan öğrenciye gülümsedi ve teşekkür etti. Çocuk hiçbir şey demeden diğer öğrenci grubuna doğru ilerledi. Harry Ron'a bakıp gülümsedi. "Büyük gün, ha?" Ron yutkundu ve kafası ile onayladı. Herkes yemeğini bitirince ayağa kalktılar. 

Hermione ortak salona giderken diğerleri soyunma odasında gittiler. Harry, Ron ve Ginny  Quidditch kıyafetlerini giymiş ve korumalıklarını takmıştı. Hermione ise ceketini alıp Quidditch sahasına gitti. Arkadaşlarıyla vedalaştı ve yanlarından ayrılıp tribünlere doğru ilerledi. Tek başına oturan Luna'yı görünce yanına doğru ilerledi. Luna yanına oturan kişiye döndü ve gördüğü kişi ile gülümsedi. Hiçbir şey demeden önüne döndü ve sahanın ortasında toplanan öğrencileri izlemeye devam etti.  

"Bugün hiç Draco ile konuştun mu? Blaise ona ulaşamıyor ve bu yüzden çok endişeli." Hermione duydukları karşısında birkaç saniye duraksadı. Luna'ya döndüğünde sakin bir şekilde seçmeleri izlediğini gördü. Hermione Luna'nın dediklerine anlam verememişti. "Sen..." dedi ve duraksadı. "...nasıl biliyorsun?" Luna sakince Hermione'ye döndü. "Blaise bunu söylediğim için bana kızacak." Birkaç saniye Hermione'yi izledi. "Bunu şu ana kadar kimse bilmiyordu. Ama ben, Blaise ve Draco bir süredir arkadaşız. İlk önce Blaise ile arkadaş olduk daha sonra beni Draco ile tanıştırdı ve onunla da arkadaş olduk. Üçümüz bu arkadaşlığın bilinmemesi kararını almıştık..." 

"Şu ana kadar öyleydi." Sesin geldiği yöne doğru baktıklarında birkaç adım ötelerinde duran Blaise'i görmüşlerdi. Blaise yanlarına vardıktan sonra Hermione'nin yanına oturdu. Luna Blaise'e baktıktan sonra tekrar Hermione'ye döndü. Luna bunları Hermione'ye anlattığı için Blaise'den özür dilemiyordu, ki Blaise'de özür bekliyor gibi durmuyordu. Çocuk birkaç saniye sahaya baktıktan sonra Hermione'ye döndü. "Öncelikle özür dilerim, Draco ve senin arandakileri kimseye anlatmamam gerekiyordu. Ama eminim ki Luna kimseye anlatmaz." Blaise onay almak için Luna'ya döndü fakat Luna sahada quidditch oynayan kişileri izliyordu ve üzerindeki bakışları fark etmemişti. Blaise tekrar Hermione'ye döndü ve devam etti. 

"Luna ile olan arkadaşlığımızın hikayesini sonra anlatsam daha iyi olur. Draco konusuna gelirsek, o garip davranıyor. Bize ne olduğunu söylemiyor fakat bazı zamanlar malikaneye gidiyor. Bunun kulağa garip gelmediğinin farkındayım fakat Kim-Olduğunu-Bilirsin-Sen'in yaptığı toplantıların olduğu sırada gidiyor. Babasından takdir alma uğruna yapabileceklerinden korkuyoruz. Pansy ile ben elimizden geldiği sürece Draco'nun kötü bir hata yapmaması için uğraşacağız."

Derin bir nefes alıp bakışlarını sahaya çevirdi. "Bu yaptıklarımızı ailemiz öğrenirse büyük ihtimalle Pansy ve ben ölürüz." Luna arkadaşına dönüp "Neden?" diye sordu. Blaise birkaç saniye düşündü, daha sonra konuşmaya başladı. "Bu toplantılara katılmak bir Slytherin'li için büyük bir onur fakat böyle düşünmeyenler de var. İşte burada ailelerimiz ile zıt fikirlerdeyiz. Ben uzun süredir bunun bir saçmalık olduğunu biliyorum ve bu yüzden asla ona hizmet etmeyeceğim. Sonunda Pansy'de bu fikrimi haklı buldu. Bu yüzden ailelerimizden gizli bir şekilde kendimizi bunlardan uzak tutuyoruz." 

Luna kafasını anladığını belirtir bir şekilde salladıktan sonra bakışlarını tekrar sahaya çevirdi. Hermione'de sonunda bakışlarını sahaya çevirebilmişti. Seçmelerin bittiğini ve takım oyuncularının belirlendiğini fark etti. Ron'a onu izleyeceğine dair söz vermişti fakat buraya geldiğinden beri sahaya bir kez bile bakmamıştı. İçinde oluşan suçluluk duygusu ile suratı asıldı.

Bir süre düşündükten sonra başından beri seçmeleri izleyen Luna'ya döndü ve bütün bu süre boyunca neler olduğunu anlatmasını rica etti. Luna ise onun bu isteğini geri çevirmeyip Gryffindor ortak salonun önüne kadar izlediklerini anlattı. Daha sonra ise merdivenlerden yukarı çıkıp kendi ortak salonunun olduğu kuleye çıktı.

Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın.

Promise | DramioneBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin