#5#

181 24 8
                                        

Nerdeydi bu! YOKTU! Yoktu işte! Şimdi napıcaktım !? Neden herşey bu kadar berbat olmak zorunda !? Bu güne kadar hiç bir şeyimi kaybetmemiştim. O hariç. Şimdi de kitabı kaybettim. Napıcam !? Diye düşünürken bir yandanda ağlıyordum. Hızla koridora çıktım. Kimse yoktu. Hemen aşşağı indim. Hizmetlilerin mutfakta olduğunu düşünerek hızla mutfağa doğru ilerlerken teyzem ve Mert'in önünden geçmiştim. Mert görmemişti. Böyle bir durumda görmesinide istemezdim.

''Aslı bir şey mi oldu tatlım ?'' dedi teyzem neden beni bu kadar çok merak etmek zorundaydı ki ? Annem gibi olsa ne olurdu sanki ?

''Hayır'' dedim ve başka bir şey demesine izin vermeden hızla mutfağa gittim.

''Bir şey sorabilir miyim ?'' dedim sakince.

''Tabi kızım'' dedi yaşlı bir teyze onu ilk kez görmüştüm.

''Kitabım... bulamıyorum da hiç gördünüz mü ? Buralarda ya da koridorda düşürmüş olabilirim ?'' dedim sakinliğimi koruyarak. Aslında hiç sakin değildim titriyordum. O olmazsa eğer gerçekten kaybettiysem bir daha... onun ne yaptığını ne düşündüğünü bilemiycem. Söylemek istediklerini bilemicem.

''İyi misiniz ?'' dedi bir hizmetli bana doğru yaklaşıyordu ki onu elimle durdurdum.

''Görmediyseniz. Ben gidiyim. Görürseniz nolur haber verin o çok değerli..'' dedim ve hemen mutfaktan çıktım. Tam tekrar teyzemlerin durduğu yerden geçiyordum ki. Teyzem kolumdan tuttu.

''Aslı'cım iyi misin tatlım ?'' dedi tedirgin bir sesle sadece kafamı salladım.

''Hiç öyle gözükmüyor ama ?'' dedi kaşlarını kaldırarak.

''Bir şey yok teyze'' dedim hafif çatallaşmış sesime lanet okuyarak.

''Evet var. Anlatmak ister misin ?'' dedi yumuşak bir sesle.

''Yapamam'' dedim ve ağlamaya başladım. Buraya geleli iki gün oldu ve ben sürekli ağlıyordum. Hayalimde ki ortam böyle değildi. Kuzenim olsa bile  daha sıcak kanlı olsun isterdim, sürekli şakalaşan, iyi bir kuzen beni takmayan değil. Gerçekten çok kitap okuyordum. Hızla teyzemin yanından ayrılıp merdivenleri çıkmaya başladım. Merdivenlerin ortasındayken daha fazla dayanamadım ve oraya oturup kafamı eğip ağlamaya devam ettim. Canım çok yanıyordu. Teşke bütün bana ait olan kitaplar kaybolsada o ve onun gibilerine hiç bir zaman zarar gelmese o, o kitap çok önemliydi. Neden o ki neden. Daha çok ağlamaya başladım.

''Lan buraya ne zaman gelsem seni her zaman bu merdivende otururken ağlar bir durum da mı bulucam ?'' dedi Bora sesinden tanımıştım. Kafamı kaldırıp ona bakma zahmetinde bulunmak istemiyordum.

''Gene hangi koliniz için ağlıyorsunuz hanımefendi ? Yoksa kolinizi mi ellediler ? Olamaz napıcaz şimdi ?'' dedi sesini yapmacık korkmuş gibi yaparak. Benimle alay ediyordu. Neden benimle uğraşıyordu ki !? Başımda hiç bir dert yokmuş gibi !? İnsanları anlamak çok mu zordu yoksa ben mi yapamıyordum !?

''Ben kutulara önem vermiyorum tamam mı !?'' dedim ya da bağırdım. O an kendimi kontrol edemiyordum.

''Ah pardon unutmuşum 'ellemeyin''' dedi ellemeyine vurgu yapmıştı. Kolilerimin üstüne öyle yazdım diye yapıyordu.

''Bence sen bunu herşeyinin üstüne yaz kendi üstünede ellemeyin pirensesi yaz hatta sana böyle bir ülke kuralım prensesi olursun. Sende prenses olmazda. Orda herşeyi korursun. O yüzden sen gardiyan ol ya. Bencede'' dedi. Sinirle kafamı kaldırdım. Gözlerini kocaman açarak bana baktı.

''Alay etmeyi bırak gerizekalı! Hiç bir şey bilmiyorsun! İki günde benle alay etmeye başladın! Niye yaptığı mı biliyor musun !? HAYIR! Anlamıyorsun! Anlamıycaksında! Dalga geçmekten başka hiç bir şey yapmıyorsun! Belkide hayatımın en önemli şeyi gitti! Gitmiş kaybolmuş bir şeyi tekrar tekrar kaybetmek nedir bilir misin sen !? Bilmessin! Nerden biliceksin ki! Ben bu gün tekrar kaybettim! Gitti! Bir daha bulamıycam hem de hiç!!'' diye bağırdım ve daha çok ağlamaya başladım. BİR DAHA BULAMIYACAĞIM. Hemde hiç.

''Aslı iyimisin !?'' dedi Bora bağırır bir tonda onu takmadım.

''Aslı titriyorsun!!'' diye bağırdı bu sefer.

''Noluyor !?'' dedi teyzem kimseyle konuşmadan ağlamaya devam etmek istiyordum.

''Noluyor ya !?'' diye bu sefer Mert geldi. Arkamda olduğu için onu göremiyordum. Yaptığım tek şey ağlamaktı. Delicesine ağlamaktı. Ağladığım için titriyordum. Çünkü ağlarken nefes almak zordu. Yada ben öyle düşünüyordum. Teyzem yanıma gelip bana sarıldı.

''Anlat artık noldu Aslı ?'' dedi teyzem sakin ve yumuşak bir sesle aslında çok gergindi. Bunu bana dokunuşundan anlıyabiliyordum.

''Kaybettim'' dedim sessiz ve ince bir sesle KAYBETTİM.

''Neyi kaybettin tatlım ?'' dedi teyzem gene aynı ses tonda.

''Senin bir günün de olaysız geçmezmi mutlu değilsen her gün ağlıycaksan git! Biz de kurtulalım sende kurtul ya!'' dedi Mert haklıydı. Mutsuzsam niye burdayımdım ki.

''Mert! Saçmalama onu buraya ben çağırdım ve ben yollamadığım sürece kimse hiç bir yere gitmiyor!'' dedi teyzem.

''Su alıp geliyorum'' dedi ve ayağı kalkıp gitti. Mert boş kalan yerden yanımdan geçti. Merdivenlerin sonunda durdu ve arkasını döndü.

''Senden nefret ediyorum.'' dedi ve arkasını döndü.

''Özellikle dün yaptıkların yüzünden senden nefret ediyorum'' dedi sinirli bir sesle Bora da onun yanına na yaklaştı. Son kez bana baktı. Bütün siniriyle. Ama anlamadığım bir şey vardı ve bunu ona sorucam ne diyceği ne tepki vereceği umrumda bile değil.

''Mert !?'' dedim sesim sinirli çıkmıştı. Arkasını döndü.

''Ne var !?'' dedi sinirle sesi benimkinden daha sinirliydi.

''Sen...'' dedim her ne kadar söylemek istesemde söyliyemiyordum.

''Bütün gün seni bekliyemem söyle artık!'' dedi gene sinirle elinden gelse bağırırdı. Galiba teyzem evde diye yapmıyordu. Sahi o niye hala gelememişti.

''Hadi!'' dedi sabır dilercesine bir sesle, kaşlarını kaldırmış beni bekliyordu. Bora da merakla ne diyeceğimi izliyordu. Yutkundum. Bir an da söylersem yapa bilirim

''Sen onu nerden tanıyorsun ?'' dedim sesiz bir şekilde sinirle bana döndü.

''Sanane ya! SA-NA-NE! niye ilgileniyosun bu kadar !?'' dedi bağırır ses tonuyla.

''Çünkü o...''

Ne Bu Kitap Sevgisi ??Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin