Bu bölümü Bngisu'ya ithaf ediyorum. En iyi okuyucularımdan biri ve destekçim :) Normalde bölüm yayınlamıycaktım. Gerçekten çok meşgulüm bu aralar. Ama okuyucularım benden bölüm isterde ben yayınlamazmıyım ya ? :) sırf isteyenler için yayınladım :) iyi okumalar :)
Oturduğum yerde deli gibi ağlıyordum. İki yıldır kimseye anlatamadığım şeyleri şimdi kaç kişiye anlatmıştım. Mert bana sarıldığında herkes salondan gitmişti.
''Özür dilerim. Seni dinlemedim.'' dedi Mert. Gözyaşlarımı hızla silip ayağı kalktım.
''Belki sen beni dinlemedin. Tek söylediğim şeyle benden nefret ettin ama ben aynısını yapmayacağım. Sadece odama gidiyorum.'' dedim ve salondan çıkıp hızlıca merdivenleri çıkmaya başladım. Çarptığım kişi ile merdivenden düşüyordum ama beni belimden tutmuştu. O kişiye baktığımda kalbim hızlanmaya başlamıştı. Bora... Bana gülümsedi. Beni yana doğru çevirerek sırtımın duvara değmesini sağladı. Sadece durmuş izliyordum. Bir şey yaparsam elime yüzüme bulaştıracağıma emindim.
''Yarın beraber bir şeyler yapmaya ne dersin ?'' dedi belkide gördüğüm en tatlı gülüşüyle.
''Niye ?'' dedim kaşlarımı kaldırarak. Belki de onu sevdiğimi anlamıştı. Her şey çok ani olmuştu belki ama seviyordum. Bunu biliyorum.
''Belki vakit geçirmek istersin diye düşünmüştüm sadece. Olamaz mı ? Benimle vakit geçirmek istemez misin ?'' dedi o da kaşlarını kaldırarak.
''Niye seninle vakit geçirmek isteyim ki ?'' dedim. Şu an sorgulamaktan başka bir şey yapamıyordum sanki. Elimden bir tek bu geliyormuşcasına konuşuyordum. Oysa belkide söyleyeceğim daha farklı şeyler vardı.
''Bilmem ben istersin sanmıştım. Sormadım say.'' dedi ve arkasını dönüp merdivenlerden inmeye başladı. Belkide hayatımda bir daha karşıma çıkması güç olan bir teklifi sevdiğim kişiden reddetmiştim. Derin bir nefes alıp dışarı verdim. Arkamı dönüp merdivenleri çıkmaya devam ettim. Odama gelince üstümü değiştirdim ve kendimi yatağı attım. Bora konusunu yarın kesinlikle düşüneceğim.
Sabah uyandığımda yataktan çıkmadan sağa ve sola dönmeye başladım. Aklıma Bora gelince durdum ve tavanı seyretmeye başladım. Onun yaptığı bir teklifti ve bunu geri çevirdim. Ona ben teklif etsem ? Umarım abartmam. Ayağı hızla kalkıp banyoma girdim. Kısa bir duş alıp banyodan çıktım. Dolabımın karşısına geçip bakmaya başladım. Eğer Bora beni geri çevirmezse bu ilk randevum olacaktı. İyi olmalıydım. Elime siyah bel kısmından aşağı bol inen mini eteğimi aldım. Üstten kırmızı uzun kollu göbek kısmında biten bir kazak aldım ve yatağımın üstüne koydum. Altımdan siyah bir külotlu çorap ve krem rengi tonlarında ki ayakkabıları aldım. Hemen hepsini giymeye başladım. Giydiğimde makyaj aynasının önüne geçtim ve hafif bir makyaj yaptım. Saçlarımı sadece taradım ve bol bıraktım. Ayağı kalkıp küçük valize benzer çantamı alıp odadan çıktım. Çıkmamla karşıma Ege çıkmıştı. Dün hepsi burda kalmış olmalı. Ege dönüp bana baktı ve gülümsedi.
''Günaydın.'' dedi gülümserken. Daha sonra beni baştan aşağı süzdü. Utanmıştım.
''Sanada.'' dedim bende ona gülümseyemeye çalışarak.
''Nereye böyle ?'' dedi suratıma bakarak.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ne Bu Kitap Sevgisi ??
Teen FictionAnnesiyle babası boşanan Aslı İzmir'e teyzesinin yanına üniversite için taşınır ve hayatı değişir. Aslı kitaplarının ellenmesinden hoşlanmıyor peki niye ? ***** ''Mert kitap okuyor da benim mi haberim yok ?'' dedi biri kafamı kaldırdığım da biri kit...
