#7#

193 23 13
                                        

Galiba beni hiç bir zaman dinlemeyecek.

''Mert! Saçmalama belki Aslı'nın özel bir sebebi var! Ona böyle davranamassın!'' ilk kez teyzemi bağırırken görüyordum. Benim yüzümden oğluna bağırıyordu.

''Teyze ben kendim gidebilirim. Mert'in götürmesine gerek yok.'' dedim sakince.

''Sen buraları yolları bilmiyorsun nasıl gidiceksin ?'' dedi teyzem kaşlarını kaldırarak eminim yola çıkana kadar bu aklıma gelmezdi bile.

''Şoförle, o beni götürebilir ?'' dedim bende kaşlarımı kaldırarak.

''Hayır Mert götürücek'' dedi teyzem Mert'e bakarak.

''Niye ?'' dedi Mert hafif sinirle.

''Çünkü ben öyle istiyorum. Aslı senin kuzenin onu kabullenmen lazım ama sen ona kötü davranıyorsun Mert'' dedi ve devam etti ''Bu yeterli bir sebep mi ?'' dedi Mert'e bakmaya devam ederken.

''Tamam'' dedi Mert daha sonra ayağa kalkıp ''Hadi'' dedi sinirle bana bakarak ayağı kalkıp o ve Bora'nın peşinden yürümeye başladım. Arabaya bindiğimizde kimse konuşmuyordu sadece gidiyorduk.

''Mert!'' dedim birden.

''Ne var !?'' dedi bağırır tonda.

''Çantam.. evde unuttum'' dedim nasıl unuturdum ya ?

''Nasıl kızsın sen ?'' dedi Bora her zaman ki dalga geçer tonda.

''Böyle bir kızım işte kapa çeneni!'' dedim sinirle.

''Geri dönelim'' dedim sakince Mert'e bakarak.

''Ben senin şoförün değilim! Bana emir veremessin hiç bir yere dönmüyorum!'' dedi tabi burda teyzem yokya bağırıyor ama elbet bir gün ondan intikamımı alıcam sadece sabrediyorum.

''Tamam ben gider alırım durdur arabayıda iniyim'' dedim sakince durdurdu bende indim. Yavaş yavaş eve doğru yürüyecektim ki aklıma şoför geldi onu arıyabilirim. İyiki telefonumu çantamda taşımadım. Hemen telefonumu çıkarıp şoförü aradım. Bana çantamı getirmesini söyledim. Şu an kaldırıma oturmuş onu bekliyordum. Ya Mert ne kadar salak hiç mi film izlemiyor! Tamam bende izlemiyorum ama film izlemiyosun bare kitap oku! İnsan bir der ya 'Tamam ya gidip alalım falan' yok arkadaş böyle kuzenim olmaz olsun. Birden önümde bir araba durdu. Daha sonra cam açıldı. Galiba şoför buydu.

''Aslı hanım ?'' dedi sakince evet kesinlikle buydu. Ayağı kalkıp açtığı camın önüne gittim. O da bana çantamı uzattı.

''Teşekkür ederim.'' dedim daha sonra aklıma gelen şeyle hemen konuştum.

''Beni okula bırakırmısınız ?'' dedim sakince başıyla onaylayınca hemen arka tarafa bindim. Arabada hiç konuşmadan gidiyorduk bende sadece camdan dışarı bakmamaya çalışıyordum. Nedense camdan dışarı baktığımda hep aklıma üzüntülü zamanlarım geliyor ve ağlamak istiyorum. Bunları unutmalıyım. Bu gün okulda kendime bir arkadaş edineceğim. En yakın arkadaşım olucak. Ona sıcak davranıcam. Terslemek yok.

''Geldik efendim'' dedi şöfor.

''Çok teşekkürler'' dedim ve çantamı alıp arabadan indim. Koluma taktığım saatime baktığımda ders saatini çoktan geçmişti. Ancak öbür derse girebilirim. O zamana kadar kantinde oturabilirim. Yavaşça okula doğru girdim. Acaba kantin nerede ? Rastgele yanımdan geçen bir kızı durdurdum.

''Afedersiniz bir şey sorabilirmiyim ?'' dedim hafif tebessüm ederek.

''Tabi'' dedi o da bana gülümseyerek.

''Kantin ya da kafetarya nerede acaba ?'' dedim tek kaşımı kaldırarak.

''Binanın arka tarafında olması lazım bende yeniyim ama görmüştüm... Sanırım'' dedi.

''Teşekkürler'' dedim bu gün bu lafı çok fazla kullanmıştım. Yavaş adımlarla okulun arka tarafı olduğunu düşündüğüm yere doğru ilerledim. Büyük bir kapıdan geçtikten sonra kocaman bir bahçeye geldim. Bir sürü masa vardı. Kantin ya da kafetarya artık her ne oluyorsa oraya doğru ilerledim. Kendime bir kahve alıp rastgele bir masaya oturdum. Tam o sırada bahçeye bir çok kişi girmeye başladı. Galiba bazı sınıfların dersi bitmişti. Bahçeye giren kızları izliyordum. Belki aralarından tek başına olan bir tanesiyle arkadaş olabilirdim ya da iki kişi arkadaş olan kızlar yanıma gelip benimle arkadaş olabilirdi. Belki ben bunları hep romanlarda okuyor olabilirdim. Belki olabilirdi... Belki.... Bir ümit... Kimi kandırıyorum ki. Tek başına olan tek bir insan bile yok.

''Boşuna bakma kimse senle arkadaş olmaz'' dedi Mert düz bir ifadeyle yanımdan geçerken. Kendisinin de bir tane var. Arkamı dönüp sinirle ona baktım. Bu sefer Bora umursamazlık rolüne bürünmüştü. Ben arkalarından onlara bakarken bir tane kız koşarak Bora'ya sarıldı. Öylece baka kalmıştım. Mert iki üç kişinin oturduğu bir grubun yanına gidip onlarla selamlaştı. Bora ve yanında ki kız baktığımda hala sarılıyorlardı ve kız sürekli Bora'nın yanağını öpüyordu. Tuhaftı.

''Boşuna bakma bence çünkü onlar bakmıyor onlar takmıyorsa sevmenin ne gereği var ki ?'' dedi biri kafamı ona doğru döndüğümde kahverengi saçlı, mavi ya da yeşil gözlü. Göz rengini tam olarak anlamadığım  bir kız bana bakıyordu. İtiraf etmek gerekirse güzel bir kızdı.

''Oturabilir miyim ?'' dedi kafamı salladım.

''Hangisine aşıksın ?'' dedi dediği şey üzerine kaşlarımı çattım.

''Değilim'' dedim sadece.

''O zaman niye bakıyordun ki ? Bence öyle.'' dedi omuz silkerek.

''Hayır gerçekten nolur bilmeden yargılama o tarz insanlara tikim var'' dedim gülümsedi.

''Peki'' dedi sadece.

''Onları tanıyor musun ?'' dedim kaşlarımı kaldırarak.

''Evet sen ?'' dedi.

''Biraz, kısmen'' dedim yani Mert belki kuzenimdi ama hiçbirşeyi olmayıpta onu tanıyan bir çok insan vardır heralde.

''Yenisin dimi ?'' dedi kafamı salladım o da devam etti.

''O zaman zamanla tanırsın onları okulun çoğu tanıyor bende'' dedi ve arkada masaları bizden çok uzak olan gruba bakıp büyük bir nefes alıp verdi. Bende o sırada ona bakarken kahvemi ağzıma götürdüm ve bir kaç yudum alıp yerine koydum.

''Bana diyodun ama sen daha çok bakıyorsun ?'' dedim gülerek ve devam ettim ''Hangisine aşıksın ?'' dedim sırıtarak.

''Ne önemi var ki ?'' dedi dirseklerini masaya dayayarak. Ben dalga amaçlı söylemiştim. Galiba birisine gerçekten çok aşıktı.

''Olsun arkadaş sayılırız'' dedim kaşlarımı kaldırarak.

''Haklısın..'' dedi bana bakarak kafamı yana eğip ona bakmaya devam ettim. Bir arkadaşım olmuştu. Nolur en yakını ben olıyım. Başka arkadaşı olmasın. Ona baktım. O da bana bakıyordu.

''Hangisine aşıksın ?'' dedim sorumu tekrarlıyarak belki sadece Mert ve Bora'yı tanıyordum ama olsun merak etmiştim. Belkide ilk kez en yakın arkadaşım olucak kız karşımdaydı. Ona çok içten ve sıcak davranmak istiyordum. Belki ben gerçekte kitaplarla dolu değildim ya da öyleydim. Ama o kadar yakın olsun istiyorum ki kendimi buluyim. Kitaplarımı asla hayatımdan çıkarmam ama bir arkadaşım olsun istiyorum fazlasıyla. Ona baktığımda söylemekle söylememek arasında kalmıştı.

''Kimseye söylemem'' dedim gülümseyerek.

''Peki'' dedi ve yutkundu. Kaşlarımı kaldırarak ona bakmaya başladım.

''Mert''...

Ne Bu Kitap Sevgisi ??Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin