21. Bölüm "Piknik"

730 58 3
                                        

21. Bölüm “Piknik”


Bir ay ne kadar çobuk geçmiş diye düşünmüştü Amine yıl sonu karneleini imzalarken. Tüm çocuklar okuma ve yazmayı halletmişlerdi. Bol bol okuma sonuçunda da daha iyi olacaklardı.

Amine hepsine iyi dileklerini yazdı. Hepsinin hayali bambaşkaydı.

                               

Amine ve diğer öğretmenler yarı yıl tatilinde seminerlere gideceklerdi. Gitmeyecekleri bir gün ise Amine ve Metehan’ın ailesi pikniğe gideceklerdi. Annesi ve Ceylan teyze bunu organize etmişlerdi.

Tüm imza işleri bitince doloptan eşyalarından alacağını alır ve çantasına doldurur. O sırada Tunahan da gelir “Yemin ediyorum bu imza işleri beni öldürüyor.”

“Ben sevdim galiba.” Tunahan, Amine’ye gülümser “Tabi seversin bunlar iyi günlerin.”

“Akşama eksik varsa söyle alalım.”

“Valla bende bilmiyorum ki annemler hallediyordu.”

“Annemler, bakıyorum alıştık sanki.” Tunahan derken “Utanıyorum yapma ya.”

Amine ve Tunahan arabaları ile evlerine giderler. Evlerinde hummalı bir çalışma vardır.

“Anne o kadar da gerek var mı?”

“Gerek var oğlum denesin, sende hemen kurabiye yap güzel oluyor seninkiler.”

Amine hemen ellerini yıkayıp mutfağa koştu en çok da sevgisini katarak yapmaya başladı Kurabiyeyi.

Kurabiyeyi fırına verdiği zaman Kamer’i aradı. “Alo müsait misin Ay’ım.”

“Evet müsaitim aşkım ne yapıyorsun?”

“İyi gibi sen?”

“Bende iyiyim ve bir şey oldu ama tam belli olmadn sana umutlandırmak istemiyorum. Senin birşeyin var ne oldu?

“Bak merak ettim. Ne ile ilgili?” Amine’nin meraklı olduğunu elbet biliyordu “Şimdi bizim firmanın İzmir’de de şubesi varmış ve oraya bir kaç kişiyi geçirecekler ama bu 1-2 ayı bulacak. Kardeşim de üniversiteyyi İzmir’e tutturursa oraya gelebiliriz.”

“Yemin et ay inşallah ayrı kalmamamız için kardeşine ihtiyacımız var yani.”

“Evet çok dua ediyorum. Sende ne var onu da alayım?”

“Babam, Metehan’ı öğrendi yani yakalandk desem daha iyi. Şimdi ise hep beraber pikniğe gidiyoruz. Ne güzel ama değil mi?”

“Nasıl yakalandınız?” Bunu derken aynı zamanda da gülüyordu “Ya kamer gülme allah aşkına Metehan beni ararken babam açtı. Metehan da o sırada güzelim demiş. Babamın yüz ifaadesini görecektin.”

“Neyse işe dönmem lazım kuzum. Şu aralar göze batmamam gerekiyor. İnşalllah geliriz oraya.”

“İnşallah çok çok amin.”

Kamer ile telefonları kapatmışt ve umuyordu ki yapacaktı yapmalıydı. Artık arkadaşından ayrı kalmak istemiyordu. Fırının sesi ile kurabiyeleri çıkarttı. Biraz soğuması için tezgaha bıraktı ve annesine yardım etti. Bir daha mutfağa girdiğinde babasın suç üzere yakaladı.

“Kaldır elleri polis.” Ellini de o sırada silah gibi yapmıştı, babası tepsiye bakı ve “Aklım hala yemediklerimde.” Derken kahkaha atıyordu Amine de dayanamadı.

Asker'imBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin