26. Bölüm “Nişan”
“Kızım geldin mi?” Amine ve babası kapının önünde karşılaşmışlardı Metehan da oradaydı “Geldik baba.” Demişti Metehan Amine’nin arkasındaydı “Hoşgeldin Metehan oğlum.” Demişti
“Hoşbuldum Harun amca.” Amca derken teklemişti acaba baba demeli miydi. “Annen ile arkadaşınla yemeği hazırlamış. Metehan sende gel oğlum.” Harun oğlum diyince Metehan’ın boğazı düğümlendi. “Yok Harun amca sağ ol. Eve gitsem iyi olur.” Harun kafa salladıktan sonra arabaya binip gider Amine ve babası da içeri girerler. Amine ellini yüzünü yıkadıktan sonra sofranın kurulmasına yardım eder.
Hep beraber sofraya otururlar Kamer birkaç ev bulduğunu bir kaç gün sonra bakmaya gideceklerini söyler Harun burada kalın dese de istemez. Kamer’İn kaldığı oda biraz büyüktür ve iki tane tek kişilik baza sığabilir. Hamide de üstelese de kibaca reddeder. Elis planlarından bakseder Hamide bir sorun olduğunda yardım edeceğini söyler. Harun kendi kızınna yaptığı gibi onlara da savunma teknikleri öğretmek ister.
Sanki Amine’nin arkadaşı değil de bu evin iki kızıydı kardeşi ile beraber. Çok güzellerdi tam bir aile gibi.
Metehan evine gitmişti kardeşi yeğeni annesi ve kız kardeşi gibi gördüğü Pelin. Son tabaklar konulmuştu Metehan elini yüzünü yıkayıp geldiğinde ertesi gün hakkında konuşmaya başladılar. Metehan’ın başı çok ağrıyordu çok fazla ayakta kalmıştı ve ilaçlarını saati saatine kullanmamıştı.
Yemeği nasl yediğini anlamamıştı başının ağrısı dayanılmaz bir hal alıyordu odasına gitti. Duş alması gerekiyordu ama başına bir süre su deydirilmemesi gerekiyordu o da bedenini yıkamayı tercih etti. Kurulanıp yatağa yattı tam dalacaktı ki kapı açıldı “Oğlum ilaçlarını almayı unuttun.” Annesi gelmişti bir elinde su dolu bardak diğer elinde ilaçları vardı. Gülümsedi “Ama sen unutmazsın.” Annesi yanına geldi Metehan oturur hale geldiği zaman ilacını çıkardı ve suyu uzattu Metehan ilacı alıp içti sonrasında bardağı kafasına dikti.
“Oğlum yarın gideceğiz de sen iyi olacak mısın?” demişti Ceylan “Anne o eve gidip sevdiğim kızı alacağız ve nişanı da yapacağız o zaman ben çok iyi olacağım.” Ceylan’ın hemen gözleri dolmuştu “Şükür ki artık evleniyorsun. Bir yuvan olacak ve sen bu ümitsizlikte mahvolmayacaksın.” Metehan annesinin elini tuttu “Annem çok şey yaşadın ama bunu Amine’nin yaşamasını istemiyorum.” Ceylan da oğlunun elini tutarak “Oğlum babanla geçirdiğimiz anlar var siz varsınız. Elbet bir gün bulaşacağım sevdiceğimle.” Demişti gözlerinden iki damla yaş düşerken “Ama anne ağlıyorsun her şeyi tek başına yapıyorsun, eşi olan birini görünce babasıyla gexen erkek çocuklarını görünce anne.” Dedi “Oğlum en çok senin omuzlarındaki yüke ağladım, Tunahan’ın babasını fotoğraflarından tanıdığına ağladım. Ben hiç bir zaman baban ile evlendiğime üzülmedim.” Metehan’ın gözleri dolmuştu ama akmamıştı. Ceylan ağlamıştı annesinin gözyaşlarını sildi. “Kendime göre birini buldum annem ama bende evlatlarımın babasız kalmasından korkuyorum.”
“Korkma evlat çocukların seninle gurur duyacak, sen babandan gurur duymuyor musun?” demişti “ Tabiki de gurur duyuyorum babamla.” Demişti “Babanda seninle gurur duyuyor.” Ceylan kalkarken “Sen dinlen hadi yarın dinç olman lazım.” Ceylan çıkmıştı odadan Metehan düşündü belki de gerçekten değerdi evlenmeye. Denemek lazım diye düşündü Metehan ve kafasını yastağa koydu.
Yarın dinç olması gerekiyordu evlenmek için ilk adımını atıyordu. Gözleri kapandı derin bir aleme daldı. Amine ile eş zamanda uyuyorlardı ve sanki yan yana yatıyorlardı. Amine, Metehan’a bakıyordu kapalı gözlerine, kirpiklerine, saçlarına ve dudaklarına baktı. Saçını okşamak için uzandı ama orada değildi ki.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Asker'im
Teen FictionDaha 4 yaşında verildi eline al yıldızlı bayrak, büyürken bile bırakmadı babasının emanetini. Büyüdü ülkesini korumak için asker oldu. Hep korku vardı içinde bir kiza sevdalanırsa, sonunun anne ve babası gibi olmaktan korktu ve korktuğu da başına ge...
