40.bölüm

397 48 23
                                    


Fikret yaşadığı şaşkınlıkla ağzı açık kalmıştı, annesine, babasına ve Egemen'e bakıp duruyordu, onun burada ne işi vardı. Ali Fikret'in yaşadığı şaşkınlığı anlayınca ayağa kalktı

"hoş geldin Egemen bey, kusura bakma sen gecikeceğini söyleyince biz önden başladık"

Egemen tebessüm ediyordu

"iyi yapmışsınız bizim eve gidip yerleşmemiz, duşa alıp gelmemiz bu küçük hanımla epey zor oldu"

Gülsüm ayağa kalktı "ver oğlum kızı bana, sende geç otur, Zühre'de sen de git içeriden bir tabak getir"

Zühre başını sallayarak mutfağa giderken Fikret ayağa kalktı ailesi ve Egemen'in bu kadar kısa süre ahbap olmalarına şaşırmıştı, Egemen'in burada kendi evlerinde üstelik Arya'yla olmasına şaşırmıştı,

"hoş geldin"

"hoş buldum"

Kısa utangaç bir bakışmanın ardından Egemen geçip yerine oturdu,

"dışarıdan çok güzel bir türkü duydum bölmek istemedim, devam edersiniz değil mi?"

Ali başını salladı "elbette söyleriz ailemiz bir arada dostlarımız yanımızda bu gece çalıp söylemeyeceğiz de ne zaman söyleyeceğiz"

Zühre Egemen'in tabağını getirmiş mangaldan yeni balıklar çıkmış sohbet muhabbet arasında kaçamak bakışlarla Egemen Fikret, Zühre ve Louis bir birini süzmüştü gecenin sonlarına doğru Ali eline sazı aldı

"söyle hocam hangi türküyü seslendirelim"

Egemen mahcup olmuştu "hocalık eskilerde güzel bir anı olarak kaldı bana Egemen deyin lütfen, hem ben türkü pek bilmem siz ne isterseniz söyleyin"

Ali başını salladı bağlamasını çalmaya başladı

Zeynep bu güzellik var mı soyunda
Elvan elvan güller biter bağında
Arife gününde bayram ayında

Fikret'in gözleri türkünün ortalarına doğru yeniden doldu, yaşadıkları az buz şeyler değildi ölümden dönmüştü, hayatında yaşadığı en büyük aşkı, az daha kollarında ölüyordu, bir psikopatın elinde az daha yitip gidiyordu ya Arya şu an etrafa gülücükler dağıtan Arya, az daha bu hayattaki tek sığınağını onun yüzünden kaybediyordu, tekrar tekrar aynı şeyleri düşünmek onu yoruyordu çok ağır geliyordu. Egemen rakının da etkisiyle artık bakışlarını Fikret'ten kaçırmıyordu.

Türkü bitiminde Ali Gülsüm'e bir işaret yaptı

"ee gençler bizim için gece burada biter ama siz devam edin Ali'yle ben müsaadeniz olursa odamıza gidelim"

Egemen'e döndü "Egemen bey sizi de bu gece gece yollamayız yarın kahvaltıyı da beraber yaparız, öyle gidersiniz müsaadeniz olursa Arya bu gece benimle yatsın, ben ilgilenirim gece onunla"

Egemen ayağa kalktı "bizde müsaadenizi isteseydik, size rahatsızlık vermeseydik"

Gülsüm Arya'nın yanağından öptü "hiç olur mu öyle şey hem çocuk bakmayalı epey zaman olmuş özlemişim, hiç olmazsa böyle özlem gideririm"

Egemen başın salladı yerine oturdu "senin için Metin'in odasını hazırladım orada rahat edersin, çarşaflar temizdir, temiz şort, tişörttü koyduk, bir şeye ihtiyacınız olursa çocuklara söylersin hallederler"

Egemen teşekkür etti, açıkçası Fikret'i doyasıya izleme fırsatı bulmuşken, bunu yitirmek istemiyordu böyle aynı çatı altında olduklarını bilmek bile onu mutlu ediyordu

Çirkin Ördek YavrusuHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin