Yazım hataları için özür dilerim, keyifli okumalar♡
.
.
.
.
. " Gözümüzle görmesek bile,yüreğimizde
. hissettiğimiz hiçbir şey sahte değildir."
.
.
Güneş batmak üzereydi. Gökyüzü batan güneş ışığı ile birlikte kan kırmızısı bir hâl aldı hoş bir görüntüydü bu Hyunjin durdu ve gökyüzüne bakarak iki arkadaş ile konuştu.
-Ne güzel görünüyor sanki anlatmak istediği bir şey varmış gibi renklere bürünmüş belki de Tanrı'nın bir mesajı vardır...
Han, Hyunjin gibi düşünmüyordu bu bakış açısı hoşuna gitmişti ama gökyüzü böyleyken Han'ın başına her zaman bir şeyler gelmişti Han için bu hava kötülüğün habercisi demekti yanında ki genç prensi üzmek istemedi o an aklına getirdiklerini kalbine gömdü.
Felix konuştu o esnada;
- Düşünce yapın aynı benim gibi, ben de bu tür havalarda gökyüzünün bir şey anlatmak istediğine inanırım hatta rüzgar estiğinde ölen bir yakınımızın yanımıza geldiğini düşünürüm, yağmur yağınca aynı şekil de ölen sevdiklerimizin bize dokunmak istediğini hayal ederim. Düşünsene yağmur damlasının yanaklarından süzülürken oluşturduğu o his ve sıcaklık sence de biraz garip değil mi sanki göründüğünden daha özel gibi... Tabi ben ne zaman böyle düşünsem Han benimle alay eder.
Han söze atıldı.
- Ne alaka günışığım sadece ben senin gibi hayal kurmayı beceremiyorum. Bu da benim eşşekliğim olsun.
Felix güldü.
-Şaka yapıyorum sincap, biliyorsun seninle uğraşmak en sevdiğim şey insan sevdikleri ile uğraşır Han Jisung ve yine insan en çok sevdiklerine kırılır...
Han gülümseyerek baktı arkadaşına ve Felix'in sözünün henüz bitmediğini anladı.
Han - tamam hadi konuş bu güzel konuşmadan sonra negatif bir şey söyleceğini en baştan biliyordum.
Felix- Ne alakası var Han ben güzel anları sürekli bölüyor muyum sanki
Han arkadaşına gözünü devirerek baktı. Hyunjin'e dönerek konuştu
- Prensim var ya sen bunun böyle pırıl pırıl parladığına etrafa neşe saçtığına bakma aslın da ne karamsardır bu var ya güzel bir gün geçiririz
"HAN BU GÜN ÇOK GÜZELDİ GARİP DEĞİL Mİ KESİN BİŞEY OLACAK"
hep böyledir kendisi...
Felix - Aşk olsun Han cidden yani, Ne var yani endişe edebilirim değil mi hem ne zaman yanıldığımı gördün?
Han- Ben de onu diyorum ya günışığım hiç yanılmadın ama o karamsarlığı yaptığın an kötüyü zaten sen çağrıyorsun.
Felix- Ya söylemek istediğim şey karamsarlık değildi ki
Han- Tamam ne söyleyecektin hadi beliyorum.
Felix- Sen de ben de yakınlarımızı kaybettik hiç mi yağmur yağdığında sanki gelip seni öpüyorlarmış ya da rüzgar estiğinde seninle konuşuyorlarmış gibi hissetmiyorsun bence sevdiklerimiz bizle doğa yolu ile iletişim kuruyor ama sen buna hiç inanmıyorsun bilmiyorum belki de henüz çokça değer verdiğin bir şeyi kaybetmediğin içindir sonuçta senin için en değerli şey ben ve kardeşin Jeongin
Han- Felix, bak lütfen yalvarırım sana ölüm ile kendi ismini ve Jeongin'in ismini aynı cümle de kullanma cidden amacın ne beni delirtmek mi istiyorsun.
Felix- Tamam tamam sustum. Ama yani ne bileyim ben her rüzgar estiğinde babamın geldiğini hissederim ya da yağmur damlası yanağıma her düştüğünde babam geldi ve bir buse bıraktı gitti derim ben böyleyim en ufak şeyi bilene hayale çeviren biri...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
forbidden
FanficDansın ve müziğin yasak olduğu bir krallıkta Prens Hwang Hyunjin kral olan babasının tüm emirlerine karşı gelerek gizli gizli dans ediyordu bir gün terk edilmiş bir binada dans ederken aslında oranın başka bir dansçıya ait olduğunu anladı... Dans...
