"siz, birbirinizi tanıyor musunuz?"
yachi'nin şaşkın sesi dalıp giden iki genci de kendilerine getirmişti. hinata aceleyle elindeki boya kutularını masaya bıraktı. "bir an birine benzettim sanmıştım. affedin." hızla eğilip odadan çıkmak için onlara yaklaştı. fakat hiro buna izin vermeyip oğlanın kolunu tuttu. dehşete kapılan hinata kolunu hızla kendine çekip bedenini geri çekti. yere düşmesi kaçınılmaz oldu bu yüzden.
"shoyo, böyle yapma. biz... her yerde seni aradık biz."
"lütfen..." hinata kollarını kendisine siper ederken sıkıca yummuştu gözlerini. "lütfen dokunma bana. daha fazla dokunma lütfen."
"takashi-san, lütfen atölyemden çıkar mısınız?" yachi'nin sesi oldukça sertti. bir istek değildi bu, herkes anlayabilirdi. emir veriyordu o an, oğlana.
"kageyama-san-"
"lütfen beni hinata ile yalnız bırakın. onunla konuşmam gerek."
oğlanın çıkmadan önce kendisine korkuyla bakan köleye tehditkar bir bakış attığını görebilmişti. bu, çok daha fazla sinirlendirdi sarışın kızı. kapıyı sertçe kapattıktan sonra yerdeki oğlanın yanına yavaşça çöktü. ona dokunmamıştı. çünkü insanlarla temasta olmayı sevmediğini öğrenmişti bir önceki gün.
"hinata, iyi misin sen?"
hinata dürüstçe başını iki yana salladı. gözyaşları mimiksiz yüzünü ıslatırken gözlerini karşısına sabitlemişti. yachi ona biraz zaman tanıdı. sakinleşmesini sabırla bekledi.
fakat bekleyişleri esnasında atölyenin kapısı büyük bir hışımla açılmış, içeriye kageyama tobio girmişti.
"neler olduğunu anlatmanız için tam bir dakikanız var."
hinata irkildi. kageyama'yı ilk kez bu kadar sert ve sinirli görmenin getirdiği gerginlikle titremeye başladı. geçmişteki kötü hatıraları ile şimdiki anı karıştırmaya başladı. içeriye sinirli bir şekilde giren kageyama'yı az önce odada olan takashi'ye benzetmişti. bu yüzdendi titreyişi. kollarını bedenine sardı ve sıkıca yumdu gözlerini. lütfen bana dokunma. lütfen o pis ellerini bedenime sürme.
yachi kaşlarını çattı ve abisine baktı. "hiçbir şey olduğu yok."
kageyama sinirle güldü. ellerini bu gece için özenle yapılmış saçlarına daldırdı ve çekiştirdi. "hiçbir şey olduğu yok öyle mi? az önceki aile bizim için büyük bir yatırım olabilirdi yachi. o çocuğun resimlerinin bir başyapıt niteliğinde olduğu söyleniyor ve tanesinin en az bir milyon yene satıldığından bahsediliyor. her şey yolundaydı. siz buraya çıkmadan ve kısa süre sonra hiro aşağıya inip buradan gitmek istediğini söylemeden önce her şey yolundaydı."
"sesini alçalt, tobio." yachi, abisinin aksine sakin kalmaya çalışıyordu. hemen dibinde tir tir titreyen oğlana baktı. "onu korkutuyorsun."
"ona ne oluyor cidden?" kageyama sinirle kolundan kavrayıp kaldırmıştı hinata'yı. yachi, şaşkınlığından bir şey yapamamıştı bile. abisinin sinirlendiği anlarda kendisini kaybettiği doğruydu ama şu anki siniri çok başkaydı. "değmemesine rağmen tam yüz bin yenimi elimden çıkardım bunun için. hiçbir halta yaradığı yok. sadece sorun oluyor."
"tobio, bunlar gerçek düşüncelerin değil." hinata'yı abisinin elinden alıp ondan uzaklaştıran yachi büyük bir şaşkınlıkla bakıyordu deliye dönmüş adama. "pişman olacağın şeyler söyleme."
"bana neler olduğunu anlat yachi. o çocukla aranızda ne geçti? eğer onu ve bir milyonluk tablolarını kaybedersem seni affetmem."
yachi'nin arkasında duran oğlan, titreyen dudaklarını araladı. kafasını kaldıramamıştı. "bo-boşuna..." yachi de kageyama da kendisine döndüğünde hızla sustu. sarışın kız elini oğlanın koluna güven vermek için koyduğunda hinata istemsizce geri çekti kendisini. yachi buna alınmadı. "evet hinata, ne söyleyecektin?" kageyama'nın aksine yachi oldukça nazik ve sakindi o an. "boşuna olurdu." dedi hinata, zorlanarak da olsa.
"boşuna olacak olan şey ne?" kageyama'nın sesini duyduğunda irkildi hinata. biraz olsun bastırdığı titremesi olduğu gibi geri dönerken yachi sinirle baktı abisine.
fazla yaklaşmadı hinata'ya, korkutmak istemediği için. "boşuna olacak olan şey nedir, hinata? daha açık konuşabilir misin lütfen?"
hinata yutkundu. alt dudağını dişleri arasına alıp ezdi. ve gözlerini zar zor karşısındaki kızın irislerine çıkardı. "boşuna olurdu, yapılan ya-yatırım." yutkunduktan sonra güçlükle devam etti. "çünkü o resimler takashi hiro'ya ait değil."
-
YAZAMIYORUM IMDAT.
bir ilk bolume bakin bir de su bolume sinirlerim cok bozuk neden kurgularimin ilk bolumlerindeki guzelligi koruyamiyorum ben ya 😩
ama düzelteceğim, sadece biraz zamana ihtiyacım var bir sonraki bölüm güzel olacak söz

ŞİMDİ OKUDUĞUN
yüz bin yen değerindeki köle # kagehina
Fanfictionhinata bir köleydi. onu diğer kölelerden ayıran şey yalnızca yüz bin yen değerinde olması da değildi. her bakımdan özeldi.