"daha iyisin, değil mi?" yachi'nin verdiği sudan birkaç büyük yudum aldıktan sonra başını salladı aki. yaşanan olayın şokunu zar zor üzerinden atmıştı. yachi derin nefes verip sırtını sıvazladı oğlanın. "böyle bir şey yaşadığın için üzgünüm."
aki buruk bir tebessümle kızın yüzüne baktı. "üzgün olması gereken kişi siz değilsiniz." dedi fısıltıyla. "asıl ben üzgünüm. böyle bir yere bile kirli geçmişimi getirdim. gerçekten üzgünüm."
yachi kaşlarını hafifçe çatıp hinata'ya baktı. hinata da kaşlarını onun gibi çatmıştı. "ne demek istiyorsun?" hinata ses tonunu kontrol edemediği için kendisine kızdı birkaç saniye. aki'ye değildi ki siniri, onun hiçbir suçu yoktu ki. o, kandırıldığını hissettiği için kageyama'ya sinirliydi. aki'nin ürktüğünü hissettiğinde boğazını temizledi. "aki," dedi daha nazik bir ses tonuyla. "özür dilerim. ses tonum öfkeli çıkıyor ama inan öfkemin birazı bile sana değil. az önceki olay tüylerimi diken diken etti sadece." yatağa, aki'nin yanına oturup destek olurcasına sırtını sıvazladı. "kirli dediğin geçmişini anlatır mısın bize? bence bunu hak ediyoruz."
aki elindeki su bardağını istemsizce daha sıkı tuttu. "ben..." dedi zayıf bir sesle. gözlerini yumduktan sonra devam edebildi cümlesine. "ben, bir genelevde çalışıyordum." ne yachi ne de hinata hemen tepki verdi buna. sessiz kalmayı tercih ettiler. yachi'nin şaşkınlığı yüzüne yansıdı bu sürede. ama hinata ciddi bir surat ifadesi ile aki'ye bakmayı sürdürdü. "yapabileceğim tek iş buydu ve yedi sene boyunca yaptım da... sonra, tobio-san geldi ve kurtardı beni."
"ne?" yachi inanamıyordu. hinata da öyle. yachi'nin devam etmesine izin vermeden hinata araladı dudaklarını. "ne demek istiyorsun?" diye sordu. "kageyama'nın çalıştığın geneleve geldiğini mi söylüyorsun yani? aki, bu ciddi bir şey..."
"yemin ederim doğruyu söylüyorum. orada tanıştık biz. sadece bir kez geldi zaten bana. onu hiç görmemiştim daha öncesinde. beni oradan çekip çıkardığında, bana yeni bir hayat verdiğinde her şeye sıfırdan başlamak istiyordum. ama geçmişim... peşimi asla bırakmıyor."
yachi hiçbir şey söylemeden ayağa kalktı ve hışımla odadan çıktı. hinata hâlâ sessizdi ve bu sessizlik aki'yi korkutuyordu.
"hinata-san ben-"
"kageyama..." durdu. "tobio," diye düzeltti. "seni neden aldı aki?" diye sordu. aki'ye değil kucağına bakıyordu. ve yüzünde hafif bir tebessüm vardı. "neden aldı seni, sahi? sana aşık mı oldu? çok mu iyi yaptın işini? neden aldı seni?"
"hayır, hayır! biz hiç birlikte olmadık. onun, onun aklında başka biri vardı." hinata aki'nin kahverengi irislerine baktı. oğlanın samimiyetine inanıyordu. doğruyu söylediğini düşünmek istiyordu ya da. "yemin ederim ileri gitmedik. daha en başındayken beni kendisinden uzaklaştırdı. sonra biz birkaç saat sohbet ettik. ve, acıdı bana. evet, tamamen acıdığı için satın aldı beni. buna eminim. kanıtlayamam belki ama hinata-san, yemin ederim tobio-san benden hoşlanmıyor. ne bana ne bedenime aşık. bu sebeplerden ötürü almadı beni. yemin ederim, yemin ediyorum size."
hinata başını aşağı yukarı salladı. "anladım." dedi. neden böyle hissettiğini anlayamamıştı. ne diye sinirliydi? ne diye kırgındı? kageyama kendisini de sırf acıdığı için almamış mıydı zaten? sırf bu yüzden satın almıştı hinata'yı. onu özel kılan hiçbir şey yoktu. beş para etmeyen bir resim yeteneğine sahipti. hepsi bu. kageyama ne diye diğerlerinden ayırsındı ki hinata'yı? hinata ya da aki, fark etmiyordu kageyama için. ikisi de pek bir şey ifade etmeyen kölelerdi sonuçta.
hinata yaşadığı farkındalıkla birlikte kalbinin sıkıştığını hissetti. sertçe yutkundu ve ayağa kalktı. "ben gideyim. sen de güzelce dinlen. tamam mı?"
aki'nin odasından çıkıp kendi odasına girdiğinde yatağına doğru gidemedi. olduğu yere çöküp sırtını kapıya verdi. ne kadar yutkunursa yutkunsun boğazındaki yumru gitmiyordu.
"adil değil." dedi çatallaşmış sesiyle. "güzel sözlerle gözümü boyayıp beni kendisine aşık ettikten sonra yaptığı adil değil..."
ー
yorum yapin da bari okuyayim zaman gecmiyo

ŞİMDİ OKUDUĞUN
yüz bin yen değerindeki köle # kagehina
Fanfictionhinata bir köleydi. onu diğer kölelerden ayıran şey yalnızca yüz bin yen değerinde olması da değildi. her bakımdan özeldi.