Not : Sınav donemimde sizleri kırmak istemeyip yeni bölüm yazdım.Sizlerde okuyup dusuncelerinizi basit iki sozcukle anlatıp geçiştirdiğiniz taktirde benden bu hikayem için yb beklemeyin..İyi okumalar
Medyada :Yeşil Gözlü Dev
(çok bakmayın Roz kıskanır :)
Sınır : 300 vote 600 yorum
(Sınırlar dolmadığı taktirde yb gelmeyecek )
Gördüğüm suret bana geçmişimin en büyük yanılgısını tekrar hatırlattı.Yüreğime ince bir sızı çöreklendiğinde adım dahi atamadım.Kahveliklerim yolun karanlık tarafına doğru giden kadının arkasından acıyla baka kaldığında Ezra endişeli sesiyle konuştu
-İyi misin civcivim ?
Hiç iyi değildim.Az önce çocukluğum gözlerimin önünden geçip gitti ve ben unuttum dediğim o kara günü her detayına kadar tekrar hatırladım.Size de anlatmamı ister misiniz ?belki o zaman neden bu kadar çok Serhata duyduğum sevgiye tutundugumu anlarsınız...
Annem öldükten sonra babamın acımasızlığını daha çok hissettim.Bir yıl boyunca sadece evden okula okuldan eve gidiyordum.Babam ve üvey annemden gördüğüm şiddetten kaçmanın tek çıkış yolu okulumdu.Herkes tertemiz ünüformasıyla okula gelirken ben pasaklı bir şekilde geliyordum.Çünkü önce kahvaltıyı hazırlayıp evi temizledikten sonra okula gitme iznim vardı.Tabi ki yemek yemeye bile zamanım yoktu,arada sırada ekmeğimin arasına salça sürüp yediğim zamanlar kendimi şanslı hissediyordum.Sınıfımda kimse benimle arkadaşlık kurmak istemezdi,sanki vebalıydım.Bende tenefüs arasında kitap okurdum.
Romanlar bana başka dünyaların kapısını açıyordu,bu yüzden çok okurdum.Bir gün tenefüs arasında yine kitabıma dalıp gitmişken koridordan kavga sesleri geldi.Gidip baktığımda sınıfımdaki burnu havada kızın acımasızca bir kızın üstüne doğru yürüdüğünü gördüm.Hemen araya girdiğimde bana da acımasızca sözler sarf etti ancak bilmediği bir şey vardı.Ben her gün okula gelmeden önce ya babamdan ya o kadından günlük acı dozumu alıyordum.Kızların alayla edilmiş hayatımın gerçeği olan sözlere kendimi zorlayarak gülümsedim.Kimsenin beni bunlarla yaralayacağını düşünmesini istemezdim yoksa bunu kullanırlardı.
Kıza meydan okurcasına yüzüme baktığında üstlerine doğru yürüdüm.İçlerinden sarışın mavi gözlü olan Ebru (namı değer babasının biricik prensesi) konuştu
-Sen konuşabiliyor muydun ?minik farecik.
-Senin gibi renkli gözlü bir cadı insan suretine bürünüp konuşabiliyorsa elbette ki bende konuşurum ! Eğer şimdi uzaklaşmazsan buradan sınavda nasıl kopya çektiğini söylerim matematik hocasına.
Ebru sinirden domates gibi kıpkırmızı oldu,yanımızdan geçip giderken bilerek sağ omzuma çarpıp gitti.Bunu önemsemeden yanımdaki kıza bakıp konuştum
-İyi misin ?
-İyiyim ,teşekkür ederim.
-Rica ederim.Adın ne ?
-Berfin ,peki senin ?
-Rozelin
Berfin bana gülümseyerek bana baktığında bende ona gülümsedim.İşte bizim dostluk hikayemiz o kavgayla başladı.Artık hep tenefüs arasında yanıma gelip benimle konuşuyordu.Böyle böyle çok yakın olduk.Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi.Kendimi ilk kez evdekilere rağmen değerli hissediyordum ta ki o kara güne kadar.
Berfin çok güzel bir kızdı,haliyle erkekler onun peşinden koşuyordu.Bir gün Özgür diye bir çocuğa aşık oldu.Onunla kısa sürede hemen sevgili oldu,ben bunu doğru bulmadım.Çocuk çok farklıydı yani nasıl desem sürekli Berfinle yakınlaşmak istiyordu.Bizim burada eğer bu görülürse okuldan ailesi alır ve bir daha da dışarıya çıkmasına izin vermezlerdi.Berfini çok uyarmama rağmen beni dinlemiyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
EMANET (Final Oldu)
RomantikRozelin Neçirwan ...Çocukluktan hayata kırgın bir kadındı,her tebessümünün içinde bir hüznü ,bir anısı saklıydı.Ruhunda açılan yaralara inat hep içinde büyüttüğü sevdasına tutundu.Peki ,bir gün kader ona imkansız dediği sevdasını karşısına çıkartırs...
