"Benim evim sensin."
🍂
-"Oo.." diye bir ses yükseldi çocuklardan.
-"Tabi oğlum, ne sandınız? Adam zehirleneceğini bile bile kızın elinden pasta yemiş adam." Dedi Giray gururla.
İlerleyen saatlerde çocuklar evlerine gitmiş bizde Melis'le dakikalarca annemden burada kalmak için izin istemiştik. Her ne kadar burun kıvırsa da Melis'e kıyamayıp izin vermişti.
-"Şükürler olsun ya, bir an izin vermeyecek sandım." Dedi Melis.
-"Bende bende." Dediğimde Melis ayağı kalkıp çocuk gibi elimi tuttu ve beni odasına götürdü. Mutfaktan çıkan Saraç arkamızdan bize seslenince durup arkamıza baktık.
-"Hayırdır?" Dedi bize doğru yürüyerek.
-"İzin aldık, yatmaya gidiyoruz." Dedi Melis. Saraç kolumdan tutup beni kendine çekti.
-"Kusura bakma canım kardeşim, sevgilim bugün benimle uyuyacak." Dediğinde çoktan odaya ilerliyorduk.
-"Abi ya, konuşacak şeylerimiz vardı bizim." Dedi ağlamaklı ses tonuyla.
-"Umrumda değil."
-"Bende geleyim bari."
-"Oldu Melisa, gel aramızda yat istersen."
-"Hayır demem." Dedi Melis, keyifle gülümsedi.
-"Ben derim, Hayır!" Dediğinde beni odaya sokup kapıyı üzerimize kilitledi.
-"Çok kötüsün abi!" Diyerek kapıya sert bir tekme attı Melis. Adımlarından, uzaklaştığını anlayabiliyordum.
-"Neden kapıyı kilitledin?" Diye sordum. Saraç anahtarı çıkarıp masaya koydu.
-"Gelmesin diye." Dedi çapkın bir gülüşle. Yanağımdan makas alıp dolabına ilerledi. Bir eşofman altı çıkarıp bana uzattı.
-"Üzerini değiştir, yanıma gel." Dediğinde başımı sallayarak kapıya yöneldim.
-"Burada değiştir, ben arkamı döneceğim."
-"Hayır sana güvenmiyorum, bakarsın sen." Diye şikayet etmeye başladığımda, yüzüstü yatağına uzandı ve başını diğer tarafa çevirdi.
-"Giyin, bakmıyorum."
Birkaç saniye bekledikten sonra pantolonumu çıkarıp verdiği eşofmanı giyindim. Pantolonumu katlayıp sandalyenin üzerine bıraktım.
-"Giyindin mi?"
-"Giyindim de.. beli çok bol." Dediğimde yataktan doğrulup oturur pozisyona geldi. "Gel bakayım." Elimdeki ipleri bırakmadan yanına yanaştım. Bacaklarını açıp, bacaklarımı tutup beni bacaklarının arasına çekti. Elimdeki ipleri aldı ve hafifçe bağladı.
-"Oldu." Dedi ve yatağına uzanıp yanını işaret etti.
-"Saraç benim yarım kalan bir çalışmam vardı." Dedim.
-"Artı, yarım kalan bir öpücük borcun var." Dedi keyifle gülümseyerek. Gülümsemesine karşılık verip masanın üzerindeki laptobumu çantadan çıkarıp yanına oturdum.
Başını omzuma koydu. Yaklaşık yarım saat, yarım kalan notlarıma baktıktan sonra laptobu kapattım. Başımı Saraç'tan yana çevirdiğimde uyuduğunu farkettim. Zor da olsa laptobu yere bırakıp yatağa uzandım. Saraç'ın başını göğsüme yaslayıp gözlerimi yumdum.
🍂
Alarm sesiyle uyandığımda hala Saraç'ın yatağında olduğumu farkedince gülümsedim. Yataktan doğrulurken laptobumun yerde olmadığını farkettim, muhtemelen çantama koymuştu fakat kendisi neredeydi acaba?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Rönesans
Novela Juvenil"Bitti." dediğiniz an her şeyin başlangıcı olabilir mi? Olabilir, mucizelere inanın ^^ Gözlerimi açtığımda karanlık bir gökyüzü ve ağaçlar ilk görüş alanıma giren şeylerdi, birde bir kafa. -"Uyandın mı?" Dedi tanıdık bir ses. -"Ben ölmedim mi?" Di...
