GİZEM

52 7 1
                                        




AİSHA

Bu sabah hiç olmadığım kadar iyi uyanmıştım. Koltuk değnekleri ile tedbiren yürüsem de yine de iyi hissediyordum. Nasıl kurtuldum bilmiyordum. Yaşamam bir mucizeydi sanırım. Aslında mucizelere pek inanmam ama sanırım artık inanmam gerekiyordu. Bu konu hakkında düşünmeye başlayacaktım.

Darian'ın yanında kalıyordum. Artık evime gitmem çok zordu. Hatta imkansızdı. Oradan taşınmam gerekiyordu. O kadar şey yaşamıştım ki orada kalabileceğimi sanmıyordum. Ryan çoktan taşınmıştı. Şaşırmadım. Yaşadıkları hafif şeyler değildi. Yüzüne nasıl bakacağımı hiç bilmiyordum. Beni artık görmek isteyeceğini düşünmüyordum. Eskisi gibi olamayacağımızı biliyordum.

Yatağımdan kalkmaya çalıştım. Göğsümün hemen alt kısmına keskin bir acı saplanmıştı. Birkaç gündür bu acıyla yaşamayı öğrenmiştim. Ama artık acıyı umursamıyordum. Acıyı görmezden gelerek hareket ediyordum. Darian'a belli etmemeye çalışıyordum. Çabucak ayaklanmak istiyordum. İnsanların bana daha fazla acımasına tahammül edemiyordum. Olabildiğince iyi gözükmeye çalışıyordum. İyi olmalıydım. Kimsenin yardımına ihtiyacım yoktu.

Koltuk değneklerimi alıp ayağa kalktım. Üzerimde beyaz eşofman takımı vardı. Boy aynasının karşısına geçtim. Kendime bir süre baktım. Eskiden böyle değildim. Yeniden ayaklanmalı ve kendime gelmeliydim. Koyu kahve dalgalı saçlarım beyaz tişörtümün üzerinden göğüslerime doğru uzanıyordu. Yüzüm biraz soluktu. Gözlerim ifadesizdi. Kahverengi gözlerimden herhangi bir duygu okumak imkansızdı. Duygusuzdum. Hissizdim. Şu an tam olarak böyle hissediyordum.

Koltuk değneklerimi bir kenara attım. Bunlara ihtiyacım yoktu. Tüm acılara rağmen ayakta kalacaktım. Aynada kendime ne kadar süre baktım bilmiyorum. Şu sıralar bunu sürekli yapar olmuştum. Uzun uzun kendime bakıyordum.

Ben kendimle bakışırken odanın kapısı tıklatıldı.

'' Haydi Ash kalkma vakti, kıçını tekmelemeden önce kalksan iyi olur.'' Darian odanın kapısını açıp içeriye kafasını uzattı. Beni yatakta göremeyince içeriye daldı.

'' Sana da günaydın Dan, buradayım.'' Beni görünce kendini toparladı.

''Korkuttun beni Ash, ayakta ne yapıyorsun. İnanamıyorum değneklerini mi düşürdün?'' yanıma gelip yerden koltuk değneklerini aldı.

'' Hayır onları istemiyorum Dan. '' yürüyerek odadan çıkmaya yeltendim. Dan hemen koluma girdi.

'' Ne o benim güçlü kızım Wonder Women mı olmaya karar verdi?'' odadan çıkıp salona geçtik. Kolunu itip kanepeye uzandım. 

'' Öyleyim zaten, bunu göremiyor musun?'' Dan ayakta dikildi.

''Waow sakin ol, sabah sabah ters tarafından kalktın sanırım.'' Geçip bar taburesine oturdu.

'' Hayır terslik falan yok. Sadece polyannacılık oynamak istemiyorum artık.'' derin bir nefes verdim.

'' Anlıyorum. O zaman gidip hazırlansan iyi edersin Ash, madem benim kızım polisçilik oynamak istiyor o zaman Şef Doppler'in yanına gitmek en iyisi olacak.'' Ah doğru ya... Unutmuştum.

'' Ne o hemen unutmuşsun. Git eşofmanlarını değiştir. İstersen yardıma gelebilirim.'' Sapık bir gülümseme takındı. Kafasını kırmamak için kendimi zor tuttum.

'' Sen böyle şeyleri bilir miydin?'' dedim yerimden kalkarken. Elini kalbine götürüp konuştu '' Beni çok kırdınız hanımefendi. Bu konuda uzman olduğumu söylerler.'' referans yapıp eğildi.

'' Masterını nerede yaptın? Külahımda mı?'' gülerek odaya geri döndüm. Arkamdan seslendi ''Bir gün sana bu laflarını yedireceğim bayan Ash.'' Kapıyı suratına kapattım.

SANRIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin