Dilandan: Ayten hanımın sözleri içimi biraz olsun rahatlatmışdı ama sunuç da bu bir ilk gece ne olucağı belli değildi. Ayten hanımla biraz daha sohbet etdikten sonra bana bu gece hiç bir şeyim olmadığı için kızının çeyizinden gecelik verdi.
Doğrusu çok güzel bir gecelikdi ama beni sevmeyen bir adamın yanında giyinmem doğrumuydu işte bunu bilmiyodum. Ama başka şeyde yoktu, el mahkum giyindim ve saçlarımı taramak için odadakı boy aynasının önüne geçtim.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Diloşşş'
Duyduğum ayak seslerinin sertliği ve kalbimin yerinden çıkıcakmışcasın atması beni deli etmeye yetiyodu. Odanın kapısı hışımla öyle bir açıldıki, elimdeki tarak bile yere düştü.
Evet bu kişi oydu, Barandı. Gözleri benle alay edermiş gibi üstümü süzerken, ellerim titriyodu. Yavaş adımlarla üstüme yürüyünce, refleks olarak geri adımlamaya başladım.
N'apmaya çalışıyodu? Ya düşündüğüm şeyse? Geriye atdığım son adımıda tamamladığım da, sırtımda hiss etdiğim soğukluk tüylerimi diken diken etmişdi. Artık onun göğüsleriyle duvarın arasındaydım.
Sıcak nefesi alnımı ısıtırken o sadece gözlerimin içine bakıyodu. Aradan çıkmaya cürret edicektim ama kocaman elleri beni sıkıca tutmuşdu. Titrek sesle korkudan fısıldadım.
"Uyumak istiyorum".
Bir kaç saniyenin ardından, buz gibi sesi nefesimi kesti. Kulağıma yaklaşıp
"Gece uzun uyuruz" dedi.
Bu sözlerdeki ima tüm vücüduma işlerken gözlerim ağlamamak için kapanmıştı. 'Hayır anlamın da başımı sağa sola salladığım da bana
"İnat her zaman işe yaramamaya biliyo" dedi.
Artık her şey için olduğu gibi bunun için de geçti. Gözlerim yalvarırcasına yüzüne bakarken oysa gözlerinde ki nefreti sergilemişdi. Çatallı sesi yine kulaklarıma dolarken hala ima ediyodu.
"Akması gereken kan bu gece farklı şekilde de bile olsa akıcak, buna ne sen nede başkası mani ola bilecek. Sen benim hep mahkumum olucaksın. Abinin hatasını kendi canınla ödüyeceksin" .
"Sen bana hiç bir şey yapamazsın, son gücüm bile olsa yine senin karşın da dim dik durucam. Ben senin kendi açından sandığın bir mahkum olucam. Belki bu günden sonra bir daha gün yüzü göremem ama ben sana asla boyun eğmiyicem" .
"Çok korktuğu hatta şu an kendini zor tutduğuna o kadar eminim ki. Ama boşuna çabalama birazdan inim- inim inlerken, ölmek için bana yalvarıcaksın".
"Hayırr...çekil! " .
Kollarını itmeye çalışsam da onun büyük cüssesine yeniliyodum. Elleri kolumu sıkıca tutmuşdu. Artık gözlerim isyan ediyor, nefesim daralıyodu.