Borcunu almak için gittiği evde Jungkook'u gördüğü an ona aşık olup fakat bir türlü onuruna yediremeyen Taehyung, bir sebepten dolayı onu kendi evine götürür ve ona köle muamelesi yaparak kendinden soğutmaya çalışır ama Taehyung'un bilmediği bir şey...
Hikayemde şiddet ağırlıklı olarak yapılmıştır. Yaş farkı ve karakter kişiliğinden rahatsız olanlar için uygun değildir lütfen okumayın.
Yazardan
Jeon Jungkook ortaokulu 4 yıl önce bitirmiş 17 yaşında bir öğrencidir. Hayatı boyunca ailesinden hiç sevgi görmemiş ,sürekli şiddete maruz kalmıştır. Buna rağmen, çevresine karşı çok samimi, şefkatli ve merhametlidir...
Yine bir sabah gözlerini acıyla açtı Jungkook çünkü dün sevgili babası(!) sırf gizliden bir parça ekmek yedi diye, onu bodrum kata götürüp saatlerce işkence etmiş, bu da yetmezmiş gibi de, bileklerinden zincirleyip tavana asmıştı.
Bileğindeki acı yüzünden ağlamaya başlamıştı. Başka ne yapabilirdi ki annesine veya babasına onu ordan çıkarmalarını söyleyemezdi çünkü bu onun sonu olurdu. Bunu o da biliyordu, daha beter acı çekeceğini çok iyi biliyordu. Hayat ona acı bir şekilde öğretmişti...
Artık bileğindeki zincir iyice bileğini kesip moratmıştı. Kısık bir şekilde kendi kendine "neden ben neden, ben bunları hak edecek birşey yapmadım" deyip duruyordu...
JUNGKOOK'TAN
Yaklaşık bir saat sonra sözde annem olacak o kadın kapıyı açıp, yüzüme alaycı bir şekilde baktı. Ne kadareziksin! Senin gibi bir çocuğum olacağına hiç olmasaymış! Şu hâline bi bak bir ekmek için hırsızlık yapabilecek kadar, zavallı iğrenç birisin deyip bileklerimdeki zinciri söktü.
Tavana bağlı olduğum için haliyle zinciri çözdüğü an da yere düşüp acıyla bağırdım çünkü yaralarım çok acımıştı.
annem yüzüme bakıp "5 dakikaya seni salonu temizlerken görmezsem , o zaman benden kork Jungkook çünkü sana hayatını zehir ederim" dedi. Sanki her gün hayatımı zehir etmemiş gibi şimdi de hayatımı zehir edeceğini söylüyordu. Ne diye bilirdim ki, açlıktan artık dayanamayıp sofrada artan ekmekten bi parça yediğimi söyleyemezdim ya da yaramın çok fazla olduğunu bu yüzden izin istediğimi söyleyemezdim. Daha fazla şiddet görmek istemediğim için hafifçe başımı sallayıp onu onayladım.
annem olacak o kadın Odadan çıkar çıkmaz vücuduma baktım. Kemer izleri, bıçak izleri, zincir izleri, yanık izleri derken gözümü vücudumdan çektim çünkü biraz daha bakarsam, benim için hiç iyi olmayacaktı. Hemen salonu temizlemeye başlamam gerekiyordu zamanım azdı. Yavaşça ayağa kalkmaya başlar başlamaz, Vücudumda ki yaralar sızlamaya başladı. Ayağa kalkmayı başardığım da, nefes nefese kalmıştım. Başımın dönmesi ile hemen duvara elimi koyup dengemi sağlamaya çalıştım. Açlık, susuzluk ve yorgunluk iyice bedenimi ele geçirmişti.
4 gündür ne yemek yiyor ne de su içiyordum. Hayatta kalmak için gizliden ekmek çalmaya başlamıştım. Biliyorum bu çok yanlış bir şey ama ne yapabilirim yapmasam ölecektim ve ben ölmek istemiyorum. Daha 17 yaşındayım ve hayatı yaşamadan hayellerimi gerçekleştirmeden ölmek istemiyordum ama şuanki durumuma bakılırsa bu hayelden daha zor hale geliyordu.
Yavaş ve dikkatli bir şekilde aşağı inmeye başladım. Midemin bulanması gittikçe artmaya başlamıştı. Salona indiğimde annem yoktu. Muhtemelen ya odasındadır ya da bahçede. Bende bunu fırsat bilip hemen mutfağa gittim. Temizlik malzemerini çıkarıp, kovaya su doldurmaya başlamıştım. Tabii birazda ben içmiştim. Her zaman gizliden yaptığım gibi ama bu sefer daha dikkatli davranıyordum çünkü geçen sefer gizliden ekmek yedim diye beni bu hale getirmişlerdi.
Suyu kana kana içtikten sonra salona gittim. Bezi kovaya koyup,iyice ıslattıktan sonra tam yeri temizlemeye başlayacaktım ki annem içeri girdi. tahmin ettiğim gibi bahçedeydi. Tam zamanında yetişmiştim. Bana bakıp yanıma geldiği anda deterjan kutusunu alıp kovaya dökmeye başladı. Ne yapmaya çalıştığını çok iyi anladım. Bileğimdeki yaraların daha fazla yanması için yapmıştı, ilk yaptığıda değildi bu.
Kutudaki tüm deterjanları döktükten sonra, yüzündeki sırıtış ile bana "bezi tekrar yıka!" diye emir verdi. Başımı hafif sallayıp onu onayladım. Ondan deli gibi korkuyordum. En ufak bir hatamda ya beni dövüyor yada babama söylüyordu. Aslında beni dövmesi; babama söylemesinden daha iyiydi Çünkü babamın acımasızlığı ve işkencesi daha fazlaydı.
bezi aldığım gibi kovaya koymuştum elimi kovaya koymak istemiyordum. Bileğimdeki yara çok fazlaydı ve sızlıyordu. Üstüne deterjan geldiğinde ise daha fazla yanacaktı kesindi bu.
The end
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.