BENİ AFFET

541 42 45
                                        

Yeni ficim(Dark Room Taekook) destek olursanız sevinirim. 

Taehyung

3 gün oldu. 3 gündür Jungkook'la hiçbir şekilde konuşmuyordum. Kendisi de benimle konuşmuyordu. Benimle ayrıldığı günden sonra eskisi gibi sabahları kalkıp temizliğini yapıyor ve daha sonra da odasına gidiyordu. Hiç kimseyle konuştuğunu görmedim. Bu Hoseok de dahildi.

Muhtemelen söylediklerim yüzünden. Hoseok ile arasına mesafe koymuştu. Aslında bunu yapması hoşuma gitmişti. Sonuçta Hoseok ile yakın olmaları beni rahatsız ediyordu her ne kadar da hyung dese de.

Yataktan doğrulup banyoya elimi, yüzümü yıkamak için gittim. Oldukça uykusuzdum. İtiraf etmek gerekirse Jungkook olmadan hiç uyuyamıyordum. Sanırım ona bağlanmıştım. Onun kokusu gülleri kıskandıracak şekilde güzel kokuyordu ve ben bu bağımlısı olduğum kokuya hasret kalmıştım.

Onu kendi evimde bile doğru düzgün göremiyordum. Ben onu gördükçe sanki benden kaçıyormuş gibi bulunduğu ortamdan çıkıp gidiyordu.
Odamın kapısı çalındığında elimdeki havluyu bırakıp odama geçmiştim. Sanırım Jungkook bana sabah kahvemi getirmişti.

Kapıyı açıp bir saniye bile olsa yüzüne hasret kaldığım Jungkook'u görmeyi umuyordum ama gördüğüm kişi benim kapı görevlim Changbin'di.

"Efendim kahveniz"

"Jungkook'un vermesi gerekmiyor muydu?!"

"Efendim kendisinin acil bir işi çıktığını ve kahveyi benim vermemi rica etti."

Changbin"in sözlerinden sonra ona bakıp "Jungkook'u yanıma çağır!" Diye bağırdım. Beni onayladıktan
Sonra kapıyı kapatıp elimdeki kahveyi çalışma masama doğru fırlattım. Benim fincanı atmamla içersindeki kahve dosyalara dökülmüştü. Bunlar önemli dosyalardı ama bunu umursamıyordum. Tek umursadığım Jungkook'tu.

Her seferinde aynı şeyi yapıyordu. Sadece onu kahvemi verirken görme imkanım varken o, her seferinde Changbin'e verip duruyordu.
Bundan tabii ki de bıkmıştım. Tek istediğim onu görmekti. Onu deliler gibi özlemiştim. Benden ayrılınca fazla umursamam hemen unuturum diye düşünmüştüm ama olmamıştı.

Onu gün geçtikçe daha fazla özlüyordüm.

...

Jungkook

Mutfakta düşüncelere dalarak bulaşıkları yıkamaya başlamıştım.
Binna yanıma gelip içerisinde meyve suyu olan bardağı alıp tezgaha dökmeye başladı. Bakışlarım bir süre tezgahta kalmıştı. Gözlerimin önü bulanıklaşmaya başlamıştı.

"Buraya da bir el atarsın artık köle"

Bana köle diye hitap ettiğinde oldukça zoruma gitse de umursamamaya çalıştım. Belki böylelikle hiçbir şey söylemeden giderdi diye düşünüyordum ama olmamıştı. Bana alaycı bir şekilde bakıp çekmiş olduğu sandalyeye oturdu.

"Cidden Taehyung gibi yakışıklı ve zengin birisi benim gibi güzel bir kızla çıkması gerekirken senin gibi bir köleyle nasıl çıktı halen aklım almıyor."

"Benim gibi bir köleye bile bakıp sana bakmaması çok aciz bir durum gerçekten (!)"

"Ne demeye çalışıyorsun sen!"

Sinirlenip ayağa kalkarak yanıma doğru gelmişti. Mutfakta yalnızca ikimiz olması beni biraz tedirgin etmişti çünkü o, bana zarar verirse kendimi koruyamazdım. Kendimi korumamı bilmiyordum.

Onun gözlerinin içinde öfkeyle baktım. Tedirgin olsam da tüm cesaretimi kullanıyordum.
Binna elini kaldırıp tam bana vuracağı sırada Jimin hemen gelip Binna'nın elini tutarak bana vurmasını engelledi.

Prisoner SlaveHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin