JUNGKOOK
Sabah uyandığımda Taehyung'un yatak odasındaydım. Buraya ne zaman geldiğimi veya nasıl geldiğimi hatırlamaya çalıştım. En son ismini bilmediğim bir adam ben salonu temizlerken koltuğa oturup bana "buraya gel iğrenç köle!" Diye hitap etmişti.
Beni böyle çağırması zoruma gitse de belli etmemeye çalışıyordum. Yanına geldiğimde kısık sesle " buyrun efendim" dedim. O ise bana ayakkabılarımı temizle! diye emir verir şeklinde konuştuğunda bakışlarımı direk olarak ona çevirdim. O ise yüzündeki pis sırıtışı ile bana " ne bekliyorsun yapsana!" Dedi.
Elimdeki temiz ama nemli bir bezle önünde eğilip ayakkabılarını silmek için işe koyulmak istedim. Fakat elim ayakkabısına değdiğin de ayağıyla bana sert bir şekilde vurmuştu. Onun vurmasıyla belimi masaya çarpıp acı içinde bağırmıştım.
Kemiğimin kırıldığını hissediyordum. Canımın yanmasıyla yüksek sesle ağlamaya başladığımda evde yaşayan ve isimlerini bile bilmediğim üyeler başıma toplanmıştılar. Hemşire adam (Seokjin), bana vuran adama bağırmaya başladı.
Yanımda ise merdivenlerde bayılırken bana yardım eden sıcak kanlı beyefendi (Hoseok) ve daha önce hiç görmediğim bir adam (Jimin) başıma toplanmış, benimle ilgilenmeye çalışıyorlardı. Olay büyüdüğünde olaya Taehyung'da dahil oldu.
Ben o an odaklandığım tek şey kendim olmuştum. En sonunda Taehyung beni taşıyıp merdivenlere doğru çıktığında; beni taşıdığı için şaşırsamda belli etmedim. Odaya geldiğimizde beni kendi yatağına koyup gitti. Canımın acısı ve korkum gittikçe artmaya başladı. Kısa süre sonra Taehyung gelip bana üstümü çıkarma mı istedi.
Ona şaşkın ve ürkek bakışlar atıp bu emri hemen reddetmiştim. Bunu yapmamla bana daha fazla sinirlenip bağırmıştı. Onun bağırmasıyla resmen acımı unutmuştum. Yerimde korkudan titreyip "istemiyorum" dedim.
Birinin yanında üstümü çıkarmak istemiyordum. Özellikle o kişi bir yabancıysa... Taehyung bu sefer sinirlenip kendisi çıkarmaya çalıştığında engel olmaya çalışıp yüksek sesle "İSTEMİYORUM!" Diye bağırmıştım. En sonra bağırmama sinirlenen Taehyung saçımı çekip ölüm saatini yaklaştırma mı istemiyorsan uslu dur!" Deyip beni susturmuştu.
En sonda pes edip üstümü çıkarmasına izin verdim. Üstümü çıkardığında bir süre gözü vücudumu süzdü. Bu durum beni rahatsız ettiği için pikeyle üstümü örttüm. O ise üstümü açıp yaramla ilgilenmeye başladı.
İşi bittiğinde eşyaları toplamaya başladı. Uykum gelmişti. Ağlamaktan bitkin düşmüşüm. Gözlerim yavaş yavaş kapanmaya çalışıyordu. Taehyung ise ilk yardım aletlerini toplayıp banyoya doğru gitti o gittiğinde artık daha fazla dayanamayıp uykunun esiri oldum.
...
Sabah güneşin ışıkları yüzüme vurmasıyla istemeden de olsa uyanmıştım. İlk önce nerede olduğumu anlamaya çalıyordum ki sağıma döndüğümde Taehyung'un olduğunu görünce birden yerimden kalktım. Onun yatağında ne işim vardı benim! Kesin bu sefer beni öldürecek ya da derimi yüzüp kaynar su dökecek daha sonra kırbaçlayacak daha sonra...
Hemen başımı eğip :
" B-Ben neden s-sizin odanızdayım?"
Dedim. Korkudan saçmalıyordum artı. O, ise bana "bunu sana sormak lazım Jungkook odamda ne işin var"
Dedi. Adam haklıydı. Sonuna kadar haklıydı. Tamam beni odasına götüren o, idi ama uykuya dalıp sabahlama mı istememişti. Hem de onun odasında onun yatağında!!
"B-Ben buraya isteyerek gelmedim" deyip kafamı olabildiğince eğdim. Bana daha fazla sinirlenmesin diye. O, ise yataktan kalkıp üstüme doğru geldi. Kesin vuracaktı. Başka ne yapabilirdi ki zaten. Bana doğru yürüdükçe ben geriye gidiyordum. En sonunda sırtım duvara değdiğin de yolun sonuna geldiğimi anlamıştım .
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Prisoner Slave
FanfictionBorcunu almak için gittiği evde Jungkook'u gördüğü an ona aşık olup fakat bir türlü onuruna yediremeyen Taehyung, bir sebepten dolayı onu kendi evine götürür ve ona köle muamelesi yaparak kendinden soğutmaya çalışır ama Taehyung'un bilmediği bir şey...
