ÖZÜR DİLERİM

1.5K 77 31
                                        

Taehyung

Hamakta kaç saat kaldığımı bilmiyorum. Uykuya kalmıştım serin hava uykumu getirmişti. Yerimden kalkıp odama gitmeye başladım.
...
Odama vardığımda herşey yerli yerindeydi , yani bıraktığım gibi ama bu nasıl olur!! Jungkook denen o çocuğa odamı temizlemesini söylemiştim. O ise beni kafaya bile takmamıştı!

Yeminim olsun ki Jungkook seni babandan daha beter hale getireceğim bahanen ne olursa olsun!..

Koridorda Jungkook ' u aramaya başladım. Hangi cehennemdeydi bu şimdi! Ben böyle Jungkook'u ararken Hoseok odasından çıkıp bana" Taehyung, Yoongi Jimin'i ikna etmeyi başarmış! İlk uçakla buraya geliyorlarmış" dedi.

Duyduğum habere çok sevinmiştim. Jimin sayesinde bir çok kaçak işim polislere yakalanmadan yerine gelecekti çünkü Jimin bir polisti.

Tabii yarı polis yarıda mafyadı ama bundan kimsenin haberi yoktu. Ta ki benden kaçak bir şekilde silah siparişi verene kadar. Onu tanıyordum. Bir çok mallarıma el koymuştu ve ne tesadüftür ki Yoongi' den kaçak silah siparişi vermişti.

Ama bilmiyordu ki Yoongi benim adamım. Yoongi yurtdışına Hem Jimin'i tehdit etmek için hem de ikna etmek için gitmişti. Aslında ikna etmek bir bahaneydi. Onu resmen tuzağıma düşürmüştüm.

Hoseok'e dönüp" bu harika bir haber Hoseok hemen çalışanlara akşam hazırlıklarını yapmasını söyle" dedim. Hoseok hafif kafa sallayıp tam gidecekken onu durdurdum. "Hoseok bekle, Jungkook'u gördün mü? Odamı temizlemesini söyledim ama temizlememesine rağmen ortalıklarda yok!"

" Ah evet, Jungkook benim odamda. Onu merdivenlerin kenarında baygın bir şekilde buldum. Onu odama koyup hemşire çağırdım. Hemşire açlık ve susuzluk onu bitkin ve yorgun düşürmüş." Dedi.

"Tamam sen işlerini hallet" dedim içimdeki öfkeyi sindirmeye çalışarak.Hoseok gittiğinde bir hışımla, resmen odaya daldım. Jungkook yatakta uyuyordu. Daha doğrusu uykuya dalmıştı. Onun yanına yaklaşarak, saçını tutum. Saçları yumuşaktı.

Kokusunu tarif edemeyecek kadar güzel kokuyordu. Hayır Taehyung şu an sırası değil. O bir suç işledi ve bunun cezasını çekecek! Ne olursa olsun. Ona fazla yüz vermiştim. Ben böyle kendimle konuşurken, Jungkook gözlerini açmış bana bakıyordu.

Daha uyku sersemindeydi yoksa bana böyle sakin, sarhoş gözlerle bakmazdı. Onun bu güzel görünüşüne aldanmadan saçından tuttuğum gibi yataktan kaldırdım. Bunu yaptığımda yüksek sesle inledi.

Bana korkak bakışlarla bakıp:" ö-özür d-dilerim ben c-cidden isteyerek y-yapmadım efendim c-cidden!" Dedi. Hatasını biliyordu tabii ama benim affedici birisi olmadığımı bilmiyordu ne yazık ki! Ona bakıp "çok geç Jungkook yaptığın hatalar affedilemez! Dedim.

"E-efendim elimde değildi isteyerek bayılmadım lütfen affedin efendim lütfen!." Kes! Senin yalanlarını dinlemek istemiyorum! Deyip saçından tuttuğum gibi bodrum kata götürmüştüm.

...

Bodrum kata götürüp onu yere fırlattım. Acıyla biraz bağırıp, ayaklarını kendine çekip, duvara sırtını vermiş bir şekilde, hem korkuyor hem de ağlıyordu. Ben ise ona yapacağım işkence için uygun bir eşya arıyordum.

Dolapları açıp tek tek bakmaya başladım. Jungkook o sırada ardı ardına özürlerini sıraladı. Tabii hepsini duymazdan geldim. Her zaman yaptığım gibi.

...

Yanıma garrote (bir kişiyi boğmak için kullanılan alet), kırbaç, maket bıçağı ve birazda. Bant aldım. Ona yaklaşıp aletleri yere koyduğumda biraz şaşırmıştı. Sanki rahatlar gibi bir nefes verdi. N'olduğunu pek anlamadım. Bu çocuk çok tuhaftı hem de çok!..

Prisoner SlaveBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin