Borcunu almak için gittiği evde Jungkook'u gördüğü an ona aşık olup fakat bir türlü onuruna yediremeyen Taehyung, bir sebepten dolayı onu kendi evine götürür ve ona köle muamelesi yaparak kendinden soğutmaya çalışır ama Taehyung'un bilmediği bir şey...
Tam tamına yarım saattir, işime odaklanmaya çalışıyordum. Jungkook denen o çocuk yüzünden doğru düzgün çalışamıyordum. Sürekli aklıma gelip duruyordu ve aklımdaki bazı soru işaretlerinin cevaplarını zihnimden vermeye çalışıyordum. En sonda pes edip salona inmeye karar verdim.
...
Salona indiğimde Jungkook yoktu. Yine nereye gitmişti bu!? Onu bulduğumda Kesinlikle işkence edecektim. Hiç acımadan üstelik. Ben böyle düşünürken, mutfaktan su sesi geldi. Bugün çalışanlar benim odamın olduğu katı temizlediğine göre, mutfaktaki kişiyi merak edip gittiğimde, yere çömelip kovanın dolmasını bekleyen Jungkook göreceğim hiç tahmin etmemiştim.
Beni fark etmemişti. Ona baktığımda bakışlarında ki hüzünü fark ettim. Üzgündü hemde çok... o da haklıydı tabi, gündüz annesi; gece babası onu rahat bırakmıyorlardı. Şimdi ailesi yok; ben onu rahat bırakmıyorum. Aslında elimde değil. Ben böyle büyüdüm. Sinirliyim hemde çok; birazda acımasızdım. başkalarına acımadan öldürecek kadar acımasız biriydim.
Kurbanlarımı önce eziyet edip sonrada işkenceyle öldürüyorum, şimdiki hedefim ise Jungkook denen o çocuktu.Nedeni gayet açıktı:" Babasının borçları..." o gün eve gittiğimde, annesini ve babasını öldürüp, çıkmıştım. Evleri ıssız bir arazideydi. Ne çevresinde komşusu ne bir akraba-arkadaşı vardı. Bu da işimi kolaylaştırmıştı tabi. Onların da işini kolaylaştırmıştı. Çünkü Jungkook'a istedikleri gibi davrana bilme imkanları vardı. Sonuçta onları şikayet edecek kimse yoktu.
Jungkook kovayı yarısına kadar su doldurup, musluğu kapatmıştı. Musluğu kapatır kapatmaz ona "ne yapıyorsun burada!" Dememle korkup yere düşmesi bir olmuştu. Ürkek bakışlarla bana bakıp konuştu. "Efendim ben su k-kirlendiği için değiştirmek i-istemiştim." Dediğinde: "niye kekeleyip duruyorsun kekemelik misin!? Dedim. Bana kısa kaçamak bir bakış atıp önünde duran elleri ile oynamaya başladı.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Ellerine su damlacıkları düşüyordu. Yüzüne baktığımda ağladığını anladım. Ne yani sırf kekemelik misin? Dediğim için mi ağlamıştı şimdi bu! Ona her basit bir soru sordukça ağlamaya başlarsa bunla işimiz vardı.
"AĞLAYIP DURMA ARTIK BİR SORU SORDUM ÇOCUK GİBİ AĞLAMAK ZORUNDA DEĞİLSİN!!!
Diye bağırdığımda, birkaç adım geri gidip ağlamasını durdurmaya çalıştı. Titriyordu hemde çok... zaten titremesi gerek benimle yaşayacağı her an korkup titreyecekti. "Derhal salonu temizlemeyi bitirip odamı temizle yarım saatin var burayı bitirmek için!" Diyip mutfaktan çıktım.
...
Mutfaktan çıkıp bahçeye gittim. Biraz hava almak istemiştim. havuzun yanındaki hamağa oturup düşünmeye başladım.