36.Bölüm

13 0 0
                                        

Her yer karanlıktı. Ben korkardım ki bu kadar karanlıktan. Abimlerde yoktu yanımda. Sanki karanlık beni boğuyor gibi hissediyordum. Gerçek anlamda boğazımı sıkıyordu resmen. Vücudumda ağrılar vardı. En çok ağrı kalbimdeydi. Canım yanıyordu ama yanmıyor gibi rahatça hareket ediyordum.

"Hadi cennet bahçem uyan artık. Yetmedi mi bizi cezalandırdığın? Yine cezamızı çekeriz ama yeterki gözünü aç lütfen."

Uzun zaman sonra ses duymuştum. Çok uzaktan geliyordu ama en azından geliyordu. Karanlıkta ve sessizlikte geçen o kadar süreden sonra bir ses duymak çok mutlu etmişti. Sesin nerden geldiğini ise hiç bilmiyordum. Etrafımda dönerek sesin gelebileceği bir yer aradım ama hala sonsuz bir karanlık vardı. Sonra yine birkaç ses duydum ama sadece gürültü şeklindeydi. Biraz vakit geçince sesler netleşmeye karanlık dağılmaya başladı. Vücudumdaki ağrılar ise daha da netleşti.

"Hasta uyanıyor, doktoru çağırın."

Yavaş yavaş gözlerim açılırken vücudumdaki ağrılar da arttı. Gözlerimi açınca vuran ışıkla tekrar geri kapattım. Birisi eliyle gölge yapınca tekrar rahatça gözlerimi açıp etrafa bakmaya başladım. Başımda iki hemşire duruyordu. Kapıdan doktorla birlikte giren kişi de diğer gönderilen hemşire olmalıydı. Ağzımda nefes alabilmem için duran maske vardı. Doktor başımda dikilip gözlerime ışık tutup kontrolleri yaptı. Parmağını takip etmem gibi kontroller bittikten sonra ağrım olup olmadığını sordu. Kolumu kaldıramadığımı ve konuşamadığımı anlayınca göz kırpmamı istedi. Gözlerimi bir kere kırpıp ağrım olduğunu belirttiğimde dönüp hemşirelere birşeyler söyledi.

"Şimdi ağrı kesici serum verilicek. İlaçlardan dolayı uykunuz gelebilir mümkün olduğunca uyumadan durursanız daha iyi olur. Kendinizi iyi hissedince de kaslarınızı ve eklemlerinizi açmak amaçlı kısa bir süre fizik tedavi görüceksiniz."

Kas ve eklemlerim mi? Hareket ettiremediğim zorlandığım doğruydu ama fizik tedavi gerektirecek kadar ne olmuştu?

"Aileniz sizi bekliyor fazla durmamak şartıyla içeri girebilirler. Geçmiş olsun."

Gözlerimi kırpıp teşekkür etmeye çalışmıştım ama doktor çoktan gitmişti. Ben konuşamıyorum ama ya hani şuan?! Bu durumdan çok sinirim bozulmuştu. Hemşirelerde serumları halledip çıktılar, gözlerimle takip ederken abimleri gördüm. Onlara birşeyler söyleyip ayrıldılar yanlarından. Sonra heyecanla Tuna, Aras, Ateş ve Pamir abimin içeri girdiğini gördüm. Hepsi koşuşturarak gelmişti yanıma. Bu kadar heyecan yapacakları ne olmuştu ki? Tuna birden elime uzanıp sıkmaya ve öpmeye başladı. Üstelik bunu yaparken resmen ağlıyordu. Hareketlerim kısıtlı olduğu için tepki verememiştim ama anlamaya çalışıyordum.

"Tuna bırak kızı, hemşireler söyledi ya ağrıları olur hareketleri kısıtlı diye. İlaçlarını vermişler yavaş yavaş hareket etmeye başlarmış zaten sonra fizik tedavi görücek."

"Doğru dedin Ateş kusura bakma. Uzun zaman sonra uyanık görünce ben dayanamadım."

Uzun zaman sonra uyanık... Neler olmuştu ve ne kadar süredir uyuyordum acaba? Soru işaretleri giderek artıyordu. Çabalarsam konuşur muydum ki? Denemeden bilemezdim. Olabildiğince konuşmak için çabalıyordum sonunda ağzım hareket etmişti ama boğazım kuru olduğu için sesim çok kötüydü hatta yok gibiydi. Öksürmeye başlayınca Aras abim bir bardağa su koyup hemen beni sırtımdan tuttu. Tuna ağzımdaki oksijen maskesini çıkarıp suyu içmemde yardımcı oldu.

"Teşekkür ederim."

Sesim çok kısık çıkmıştı ama çıkmıştı. Ağrı kesiciler etkisini gösterdiği için ağrı konusunda da sorun çekmiyordum. Pamir abim yastığı sırt kısmına yerleştirip benimde yaslanmama yardımcı oldu. Sonunda yatmak yerine oturabildiğimde hepsinde gezindi gözüm. Hepside hüzünle bakıyordu bana.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Aug 22, 2025 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Aden(Ara Verildi)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin