18 Ağustos 2023
Mihra Akadalı Karavadi
Sayılı saat, sayılı gün, sayılı hafta hatta belki sayılı yıl... Hangisiydi bilmiyordum ama bugünü çok uzun zamandır bekliyordum, bekliyorduk. İkimizin arasında garip, anlamsız bir sessizlik vardı. İkimiz de konuşmuyor duygularımızı saklıyor gibiydik. Ya da sadece kesinleştiremiyorduk. Hissettiğim duygunun ne olduğuna dair ufacık bir fikrim dahi yoktu. Yüreğim ağzımdaydı. Tenim, ağustosun ortasını geçmemişiz gibi soğuktu. Ellerim, ayaklarım titriyordu. Bunların hepsini aynı anda yaşarken hissettiğim duyguyu seçemiyordum. Heyecan, korku, heves, arzu...
Gözlerimi yoldan ayırmamaya ve uyumamaya özen gösteriyordum. Daha doğrusu uyku numaramı arada bir bölüp Asilhan'ı yokluyordum. Sonuçta bana uyu diyen oydu ve ben de onu dinliyor gibi yapıyordum. Asla uyuyamayacak kadar karmaşıktım. Bir kez daha oturduğum koltukta kıpırdandım. Sağ koltuğun daimi sahibi olarak sol tarafımdaki kocama çevirdim bakışlarımı. Sanki koltukta değildim, yerimde rahatça duramıyordum. Göğsüme derin bir soluk çekip onu seyrettim kendimi sakinleştirmek adına. Yanlış bir hamle olsa da geri durmadım.
Boynundaki kravatı çoktan çıkarmıştı. Üzerindeki beyaz gömleğin dört düğmesi açıktı. Yakası açık, kolları katlanmış gömleğinin duruşuna hayranlıkla bakıp içerledim yeniden. Sanırım hepsini de açabilirdi, şu an buna itiraz etmezdim. Yapılı bedeninin etkisini azaltmak için bir yanlış hamle daha yapıp direksiyona yakışan ellerine indirdim gözlerimi. Bir yandan parmakları ufak bir ritim tutmuştu bir yandan da direksiyonu çeviriyordu. Yutkundum, yutkunmalar yetmedi. Boğazımdaki o kuruluk hiç dinmedi, dudaklarımı ıslattım yetersiz kaldı.
Kasıklarımı ısıtan tanıdık his, gömleğin altındaki teni arzulayışımın sonucuydu. Bu arzu beni savuruyordu. Sahiden istiyor muydum yoksa toplumsal kabulün etkisi altında mıydım? Çok mu düşünüyordum? Kendimi fazla mı şartlıyordum? Hep aynı düşünceye sadık kalmış, sevdiğim adama da aşılamıştım. Peki şimdi neden böyleydim? Uyuyacağıma çok eminken bu kendimi bilmez halimin çözümü neydi? Ah! Aklımı yitirecek gibiydim.
Gözleri yaptığım uyku numaralarından sonra ilk defa bana döndü. Yüzüme kısa bir an baktıktan sonra, "Gergin misin sen biraz?" Dedi. Başımı olumsuz anlamda salladım. Aslında Asilhan'ın bana doğru dönen bakışlarıyla gergin olduğum kesinleşmişti.
"Hayır," dedim gülümseyerek. "Niye gergin olayım, kocam?" Resmen kocam olduğundan daha bir anlamlı gelmişti dudaklarımdan dökülenler.
"Çok sessizsin," omuzlarımı kaldırıp indirirken ona doğru kaydım.
"Çoktan varmamız gerekmez miydi?" Dedim kendimi tutamadan.
"Yola baksan anlayacaksın aslında," zaman nasıl geçmişti yeni anlıyordum, her anlamda. "Varmak üzereyiz."
Sağ koluna çenemi yasladım ve biraz daha inceledim onu. Onun, kendisinde kusur olarak gördüğü her şeyi seviyordum. Ben hayrandım, her haline. Ne olursa olsun çirkin bulamıyor, büyüleniyordum her defasında. "Sana baksam olmuyor mu?" Kolundaki varlığıma gözlerini indirdi, yutkundu. Adem elması oynadığında göğsüm yine kabardı. Soluklarımı ne çok bozuyordu.
"Bak," dedi. Bedenimde gezinen cesaretle gömleğinden bir düğme daha açtım. Durakladı ve tekrar yutkundu. Sonra dudaklarını ıslatıp yine bana baktı, yine yola döndü. "Bence de bana bak sen." Başımı koluna yaslarken direksiyon hakimiyetini sol eline aldı. Sağ elini direksiyondan çekip yüzümü sevdi. "Uykum geldi şovları mı hâlâ?" Güldüm. Fark edeceğini biliyordum zaten. "Şova ihtiyacın yok, uyuruz eve geçince."
"Asilhan," geriye doğru çekildim ve üzerime numaradan kalma mayışmışlığı attım. "Uykum hiç yok aslında, sıfır. Sanki günlerdir uyuyor gibiyim." Çok yorucu bir süreç de olsa uykumdan kısmamıştım. Belki de şu an böyle olmamın sebebi bu değildi ama aldırış etmeyecektim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
22 | Yarı Texting
Teen Fiction🧠: Diyorum ki Asilhan 🧠: Parmaklarım yoruldu 🧠: *fotoğraf Asilhan: Hay sikeyim Asilhan: Islaksın Asilhan: Bana niye atıyorsun 🧠: Islaklığımı sana bulaştırmak istiyorum 🧠: Kaslı parmakların beni dağıtırken 🧠: Bal gözlerini izlemem gerek �...
