|49|

291 14 11
                                        

29.04.2023,

Mihra Akadalı

Kendime dair bildiğim en iyi şey: istersem yapardım. Bu düşüncem hiç şaşmamış, hiç yanılmamıştı. Belki bir dakika öncesine kadar da aynı şeyi düşünürdüm ama şu an tam aksindeydim. Ne kadar istesem de başaramıyordum. Sevgilimin istediği yeterlilikte spor yapamıyordum. Sürekli yaptıklarımı eksik buluyor, çabuk yorulduğumu söyleyerek şikayet ediyordu.

"Asilhan..." koşu bandında nefes nefese bir halde ilerlemeye çalışırken başımda zebani gibi dikilen sevgilime döndüm. "Adım atamıyorum." Şakaklarını ovaladı, sırtını duvara doğru verirken beni karşısına almıştı.

"Yavrum," derin bir nefes aldıktan sonra zar zor attığım adımlarıma bakıp durduru makineyi. "Alışmış olman lazımdı ama artık."

"Üçüncü günüm bugün!" Dedim kendimi tutamadan. "Sıfırım demiştim zaten sana," neden sanki senelerce spor yapmışım da uzun zaman ara verip geri dönmüşüm gibi davranıyordu? "Elimde mi sanki? Alışamıyorum!" Dudakları kıvrılır gibi olsa da bunu ustalıkla bastırmıştı.

"Nefeslen biraz," paşam lütfetmişti. "Zamanla alışacaksın, ben sana güveniyorum." Bandın üzerinden indim usulca. Yerdeki mataramı alıp pipetini dudaklarıma yaslayıp yavaş yudumlar almaya başladım.

"Zorbalıyorsun beni," dedim dudaklarımı büküp. "Hiç vicdanın, insafın yok mu?" Bedenimi duvara yaslayıp yere çöktüm usulca. Başımı kaldırıp ona bakmaya çalıştım. "Böyle canileşeceğini bilsem başka hoca isterdim."

"O kadar mı kötüyüm?" Yarı alayla sordu bunu. Öyle emindi ki kendinden hiç kötü olma ihtimalini düşünmüyordu. "Bir sözlümüze beğendiremedik kendimizi desene." Son zamanda sıklıkla kullandığı 'sözlüm' dolayısıyla dudaklarım kıvrıldı. Biraz daha seri bir şekilde su içtim.

"Belasını arayana çok iyisin," mataramı kapatıp yere bıraktım. "Benim için çok fazla bu."

"Fazla?" Asilhan seslice sabır çektikten sonra iki adımla uzaklaştı benden. "Hiçbir şey yaptırmıyorum ki! Bu bile fazla mı sana?!" İçeride tek tük insan vardı ve Asilhan fazlasıyla dikkat çekmişti. Ona az gelen programın bana fazla gelmesi bam teline basmama sebep olmuştu işte.

Kollarımı göğsümde bağlayıp omuz silktim. "Küçümsüyorsun ama sen şu an beni," kaşları hayretle havalandı. Bakışlarımı kaçırıp zeminde daireler çizmeye başladım. Ayakkabımın yumuşak ucu dairesini tamamlarken Asilhan'ın ayakları dahil oldu. "Ne? Bırakıyor musun hocalığımı?" Bakışlarımı ona doğru çıkardım, sağ elini uzattı. Nedenini bilmesem de elimi ona verdim. Kolay bir hamleyle beni kaldırmış ve kendisine çekmişti.

"Asla," beni göğsüne bastırırken kıpırdandım yerimde.

"Çok terledim," kendimi geriye doğru çekerken o biraz daha sardı. Terden vücuduma yapışan tişört şimdi daha çok yapışmıştı. "Bırak ya! Terliyim."

"Bugünlük burada bitirelim," dedi Asilhan çenesini saçlarımın tepesine bastırıp. Çırpınmayı bırakmıştım artık. "Yarın tekrar deneriz."

"Sen harbiden insafsızsın," onu sarmayan kollarımı öylece sarkıtmaya devam ettim. "Yarın daha hafif yaparız demiyorsun da tekrar deneriz diyorsun."

"Mihra yapabileceğini biliyorum,"

"Nereden biliyorsun?" Kollarımı göğsüme doğru çıkarıp ikimizin arasına yasladım. Böylelikle geriye çekilmiş, mesafe açmıştım.

"Benim kaç tane çırağım oldu haberin var mı senin?" Ben de güreşe mi başlıyordum? "Gözünden anlıyorum," gözlerimi devirdim ona. Sırf sevgilisi olduğum için böyle yapıyordu. "Potansiyel var." Asilhan kendisiyle yarışayım istiyordu, her konuda olduğu gibi yine savaşalım istiyordu ama biz aynı ligde değildik.

22 | Yarı TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin