Asena Çelik
Hayat benim için yalnızca benim hissettiklerimden ibaretti. Bana iyi gelen şeyi başkaları aşırı, mantıksız, saçma bulsa da olurdu. Birini sevmek mi istiyordum? O halde severdim. Birlikte olmamız bütün felaketleri beraberinde mi getirirdi? O halde kıyameti başlatan kişi ben olurdum. Kötü hissettiren şeyi anında silerdim, bu bir insan olsa bile. Bugün de bunu yapacaktım.
Çoğu insan kuzenimle birlikte olmamı yadırgıyordu. Hatta bundan tiksinenler, asla olmaması gerektiğini söyleyenler, kuzenin kardeş olduğunu düşünenler çoğunluktaydı. Ama ben hiçbir zaman bunları umursamadım çünkü önemli olan duygularımdı. Evet, kuzenimi seviyordum. Evet, onunla birlikte olmak benim için doğru olandı. Evet, onun için bütün nefret söylemlerine, karşı çıkılmalara, aile sorunlarına başkaldıracaktım. Her şeyi bitiren o hareketi yapmasaydı eğer.
İnsan ilişkilerini anlayabildiğim yaşa kadar Emir'in bana olan davranışlarını garipsememiştim. Diğer insanlar kuzenleriyle uyumazdı, biz beraber uyurduk. Aynı evde olduğumuz sürece gece gündüz yan yanaydık. Diğer insanlar kuzenleriyle bizim gibi yakın olmazdı, biz onunla her şeyi konuşabilirdik. Ben kuzenliğin bu olduğunu düşünüyordum, doğru olan buydu. Bunun böyle olmadığını ise 10. sınıfta fark etmiştim. Onun bana olan hislerinin kuzen gibi olmadığını o zaman anlamıştım. Bana onunla bir ilişki yaşayıp yaşamayacağımı sormuştu. İlk başta garipsemiştim ama üzerine düşününce benim de onunla bir ilişki yaşayabileceğimi düşündüğümü fark ettim. O zamanlar bunlar sadece konuşma olarak kalmıştı. Daha sonralarda üstü kapalı da olsa benzeri durumlarda buluşmuştuk ama kırılma noktası 12. sınıfta beni öpmek istemesiyle yaşanmıştı. Evet, normal olmadığımızı anlamıştım ama henüz böyle bir şeye hazır değildim bu yüzden onu reddetmiştim.
Onunla birlikte olmamızın önünde tonlarca engel vardı. Benim sınav senemdi, ailelerimiz hiç anlaşamazdı, sürekli kavgalar küslükler vardı. Ama önemli olan engel bunlar değildi. Asıl engel Emir'in korkak bir adam oluşuydu. Hiçbir zaman bana gelip aşkını itiraf etmemişti. Ben duygularını saklayabilen biri değildim. Birine aşıksam ya da hoşlanıyorsam bunu direkt o kişiye söylerdim. Emir'e olan hislerim o zamanlar ciddi değildi ama onunkiler ciddiydi. Buna rağmen hislerinin arkasında durup benimle konuşmamıştı. Gelip benimle konuşmadan onunla birlikte olmadım. Bazı şeylerin sorumluluğunu alması gerekiyordu.
Ben onu reddedince o da benden uzaklaşmaya başlamıştı. Hatta öyle ki her hafta başka bir kızla takılıp gelip bunları bana anlatıyordu. Anlattığı kız olayları yüzünden midem bile bulanmıştı ama belli etmemiştim. Onu bozmamıştım, normal davranmak istiyorsa ben de davranacaktım. Bu bir süre böyle devam etmişti. Artık benimle ilgilenmediğini bile düşünmeye başlamıştım. Ta ki benim hayatıma biri girene kadar. Ortalığı ayağa kaldırmıştı. Bana sürekli çocukla ilgili sorular soruyor, beni sevmediğinden, kullandığından bahsediyordu. Sürekli bizi ayırmaya çalışıyordu. En sonunda başka sebeplerle ayrıldığımızda ise gelip aşkını itiraf etmişti.
Klasik erkek...Kaybedeceğini anlamadan asla hiçbir şeye cesaret edemezler.
O gün başlamıştı ilişkimiz. Belli bir süre ailelerden gizlemiştik. Açıkladığımızda ise kıyamet kopmuştu. İki taraf da bu ilişkiye fazlasıyla karşıydı. Ama biz dik bir duruş göstererek birlikte olacağımızı onlara göstermiştik. Şimdi ise elimde birkaç fotoğrafla çok kalabalık olmayan bir kafede arkadaşlarımı bekliyordum. Bu fotoğraflar elime ulaşalı birkaç saat olmuştu. İlk gördüğümde ne yapacağımı bilememiş, bütün şehri ayağa kaldırıp hesap sormak istemiştim. Sonrasında kendi kendimi sakinleştirip mantıklı düşünerek daha iyi bir sonuca varacağıma ikna etmiştim. Nitekim öyle de olmuştu.
Anlık gelen öfke ve nefret patlamasıyla geri dönüşü olmayan hatalar yapabilirdim ama şimdi sakinken bunun ne kadar gereksiz olduğunu anlamıştım. Düşündüğüm kadar acıtmaması, hatta üstümden yük kalkmış gibi hissetmek bana da sürpriz olmuştu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
22 | Yarı Texting
Teen Fiction🧠: Diyorum ki Asilhan 🧠: Parmaklarım yoruldu 🧠: *fotoğraf Asilhan: Hay sikeyim Asilhan: Islaksın Asilhan: Bana niye atıyorsun 🧠: Islaklığımı sana bulaştırmak istiyorum 🧠: Kaslı parmakların beni dağıtırken 🧠: Bal gözlerini izlemem gerek �...
