Selamssss. Yine ben. Sıkıldınız mı benden. Bana neee? Ben yine gelmeye devam deceğimmm. :D Ah bilgisayardan yazarken emoji koyamıyorum. Çok saçmaaa. Emoji istiyorummmmmmm. :( kızgın surat nasıl yapılıyor noktalama işaretleri ile. Bilen var mı ya. sjsjsjsjsjsj ksksksksksk random random randommmmmmm. Uzattım yaa. size iyi okumlar. Hepinizi çok seviyor bu yazar <3 <3 <3
Bu arada Medyadaki şarkıyı tavsiye ederim. Harun koçak anısına olsun.😢😢 AĞLAT BENİBADE'DEN
"Hatanı telafi et o zaman."
"Oha yıllardır konuşmaktan deniz dile geldi be. Ya da ben delirdim." Deli bu çocuk ya. Beni fark etmesi için elimi omzuna koydum. O da refleks olarak aniden ayağa kalkıp kolumdan çekti. Ben de düşmemek için onun omuzlarından tuttum. Sonra onun elleri belime indi. Bu yakınlık biraz fazlaydı. Ama vücudum taş kesilmişti kımıldayamıyordum.
"Hatamı nasıl telafi etmemi istersin?"
"Bilmem. Sen ne isterdin?" haince sırıttı. Gözleri dudaklarıma kaydı. Sesimi çıkaramadım. Utancımdan o an yer yarılsa da içine girsem diye düşündüm. Gökalp iyice yaklaşırken bir ses kurtarıcım oldu.
"Abi be ya verem mi ablamıza bir gül" ( Oldu mu bilemeyrummm:D Cennet Mahallesinden öğrendiğim bu yani :) )
"Ben şimdi sana o gülü yedirirdim de dua et kız var burada. Papatya ver sen." dedi papatyaya bastırarak. Aklı sıra laf çarpıyor. O lafı geri çevirmeyi bilirdim de güzel bir ortam var. Beraber kayalıklara oturduk. Bir süre sessiz kaldık. Sabah alamadığım çiçekleri almıştım. Çok mutluydum. Salak salak çiçekleri seyrediyordum.
"Anlat bakalım beni nasıl buldun?"
"Biz aslında Leyla ile buluşacaktık. Çay bahçesine gel konuşalım demişti. Ben de geldim. Sonra Leyla mesaj attı gelemeyeceğim Yağız bana geldi diye. Ben de biraz yürüyeyim dedim. Sonra bi baktım sen. Tabii konuştuklarını hep duydum." ardından hain sırıtışımm:)
"Hmm peki o sabahki çocuk kimdi?"
"O Yağız. Benim süt kardeşim. Leylanın da öz kardeşi. Yani haram bi durum yok ortada."
"Ev?"
"olurrr."
"Benim arabaya"
"Benimkisi?"
"Aldırırım ben"
"Tamam." Beraber eve geçtik. İkimiz de odalarımıza geçtik. Ben namazımkılıp uyudum. Sabah ezanı ile uyandım. Namazımı kılıp kahvaltı hazırladım. Gökalp uyanmamıştı. En iyisi uyandırmaktı. Odasının önünde durdum ve kapıyı tıklattım önce. Ses gelmedi tejrar tıklattım ses yine gelmeyince kapıyı açıp içeri girmemle arkamı dönmem bir oldu. T-shirt giymeden uyumuş. Hasta olacak ya. Gece esiyor. Bir de banyo yapıp uyuyor ya. Arkam dönük seslendim.
"Gökalp kalk"
"Neden ya?"
"Neden acaba düsüniym. Buldum. İnsanlar genelde sabahrı uyanır. Çeşitli nedenleri olabilir iş okul gibi. "
"Tamam kalktım." dedi gelen seslerden ayğa kalktığını anlayabilmiştim.
"Senin neden arkan dönük" doğru ya. Odanın ortasında arkam dönük dikiliyordum.
"Şeyy. İıım. T-shirt giy!" güldüğünü duyabilmiştim.
"İyi tamam."
"Artık dönebilirsin giyindim." arkamı döndüğümde giyinmişti.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
VUSLATI BEKLERKEN #TAMAMLANDI
SpiritualBade ve Gökalp... Ne aşkları yalan ne hikayeleri sıradan. Gökalp gök gözlü yiğit demekti. Gerçekten de yeşillerinde kaybolduğu Bade'nin gök gözlü yiğidi idi Bade ise Aşktı. Kutsal sevgiydi. O da mavilerinde boğulduğu adamın AŞKI idi. Ar...