Geciken bir "FİNAL" ile karşınızdayımm. İlk deneyimim ilk tecrübem olan bu kitabı final yapmak çok zor benim için. Ama çok da mutluyum. Burada çok güzel insanlar tanıdım kendimi denedim. Bu veda wattpad e değil tabii. VUSLATI BEKLERKEN'e. Yakında yeni kurguyla dönmeyi düşünüyorum.
Gözlerim yaşlarla doluydu. 25 yıl ne de çabuk geçmişti. Daha dün ellerime doğan yavrum, kınalı kuzumun bugün düğün telaşını yaşıyoruz. Sen gözünden bile sakın gelsin elin oğlu yıl içinde senden alsın. Ama elbet gelecekti bu gün. En azından gönlüm rahat. Kızım emin ellere gidiyor. Volkan çok terbiyeli bir çocuk. Kızıma iyi bakacağından şüphem yok. Ama anne yüreği işte. Dayanamıyor. Gözlerimdeki yaşları kızımdan saklamaya çalışıyorum. Şu en mutlu döneminde keyfini kaçırmaya niyetim yok. Ne de olsa kuytu köşeler ve geceler benimdi. Değil mi?
"Ömrüm. Gönlümün sultanı. Evimin neşesi. Yapma böyle. Kızımız görecek. Kendini daha fazla harap etme." Biliyordum Gökalp'in içi de kan ağlıyor. Ama bana destek olmaya çalışıyor. Kızımı da beni de üzmek istemiyordu. Ama böyle saklayarak da kendini çok üzüyordu. Ben de onu üzmemek için elimden geleni yapıyorum. Ama dayanamıyor insan.
"Keşke oğlumuz da burada olabilseydi Gökalp"
"Üzülme ömrüm. O bizi gururlandırıyor. O gözünü kırpmadan bu vatanı bekliyor. Bu milletin ferahı için nöbet bekliyor. O ve onun gibiler bu ülkenin gururu."
"Babası gibi." dedim yüzümde beliren gülümsemeyle. Gökalp'ten destek alarak kalktım. Gözümdeki yaşları sildim. Ve kızımın yanına gittim.
"Anne ne yapacağım ya ben. Anne çok kötüyüm ben. Sanki hep bir şeyler eksik kalacakmış gibi geliyor. Bir sorun çıkarsa ya. Her şey eksiksiz olsun"
"Endişelenme yavrum. Bir sakin ol. Düğün arefesi elbet böyle kuşkuların olur. Ama her şeyi de dört dörtlük bekleme yavrum. Bizler insanız. Elbet kusurlarımız olacak. Önemli olan anın tadını çıkarabilmek. Her şeyi kusursuz arayanlar mutlu olamaz. Kusurlarıyla kabul eden mutlu olur. Şimdi sen gönlünü ferah tut. Allah'a bırak her şeyi" Yade hızla boynuma atladı.
"Anne ben seni çok seviyorum. İyi ki varsın"
"Ben de seni yavrum. Sen mutlu ol yeter" Elimi tutup dolan gözleriyle bana baktı.
"Anne Göktürk de olsaydı keşke. Ben onsuz ne yapacağım" Gülümsedim. Gökalp'in az önce yaptığı konuşmayı şimdi ben ona yapacağım.
"Kızım yavrum. Eğer o biz üzülürüz diye yapmasa bu görevini, diğeri yapmasa kim yapacak? Kim nöbet tutacak bu vatan için gece gündüz. Çocuklarımızın güveninden emin olabilir miydik? Belki çoğusu bilmiyor onları. Rahat rahat yaşarken akıllarına bile getirmiyorlar onları. Soğuk sıcak demeden tuttukları nöbeti. Ve belki hatırlamayacak çoğusu onları. Ama Allah şahit ki onlar bu vatanın muhafızları. Onların sayesinde böyle refah içinde yaşıyoruz yavrum. Bu vatan için orada. O da çok ister emin ol burada olmayı. Ama nasip. Başka zaman görüşürsünüz zaten. Varsın beline kuşağını Göktürk takmasın. Bazı şeyler için bazıları bir şeyleri feda etmeli yavrum. " Yade yaşlı gözleriyle sarıldı sıkıca. İşte huzur bu. Evladının kokusu. Zamanı gelince oğluma tekrar sıkıca sarılacağım.
&&&&&
İşte o an gelmişti. Gidiyor kınalı kuzum gidiyor yüreğim. Artık evimizde bir nefes eksik olacak. Artık kahvaltıyı iki kişilik hazırlayacağım. Onlar imzayı atınca gözümden yaşlar boşaldı. Hem kızımın mutluluğuna hem de ondan ayrılacak olmanın verdiği üzüntüye ağlıyordum. Kızımın kuşağı bağlanacak şimdi beline. Babası bağlayacak o kuşağı. Tam kuşağın bağlanacağı sıra içeri askerler geldi. Gelmişti galiba o an. Hep elim yüreğimde bekliyordum. Her patlamada her saldırıda elim yüreğimde bekliyordum. Bu kez olmuştu galiba. Oğlum şehit olmuştu. Ayaklarım titriyor bedenimi taşıyamıyordu.Kızımın düğün gününde oğlum en sevgiliye kavuşacaktı galiba. Herkes odaklanmış onlara bakarken ben ağızlarından çıkacak
"Oğlunuz şehit oldu" cümlesini bekliyordum. Gözlerimden yaşlar süzülürken Gökalp'i çağırdılar. Gitti yanlarına. Ben telaşla beklerken Gökalp geri döndü. Dik bir şekilde. Kendinden emin bir şekilde. Sonra arkasından bir asker girdi. Arkasından diğerleri. Karşıma durdular yan yana. Hepsinin yüzü mütebessimdi. Belki de arkadaşlarını cennete yollamanın gururlu duruşuydu. Sonla hepsi birden yana kaydı. Ama tek biri kaldı. Tek biri. Oğlum.
"Oğluuuum" diye boynuna sarıldım sıkıca. O da aynı karşılığı verdi. "Kuzum. Yavrum. Bu kez oldu sandım. Bu kez şehit oldun sandım. Gurur duydum bir yandan. Ama bir yandan da daha erken dedim sanki. Ana yüreği yavrum. Dayanamazdım."
"Annem benim. Özür dilerim korkuttum. Ama sürpriz olsun istedim. Korkuttum seni. Hepinizi çok özledim" deyip herkesle tek tek sarıldı. Sonra Yade'nin beline o kırmızı kuşağı bağladı. Artık her şey tamdı. Bir yanım buruk olsa da mutluydum, mutluyduk. Çok şükür Rabb'ime.
Hayat böyledir aslında. Bazen hüzünlü bazen mutlu. Belki bir anda tüm duyguları birden yaşarsın. İnişli çıkışlı olur hayatın. Bazen acıtır bazen mutlu eder hayat. Bazen istediğini en iyi şekilde sunar karşına ya da vermez imtihanın olur. Ama ne olursa olsun bu hayatta unutmayın; sevgi her şeyden daha önemli. Para pul mal mülk... Bunların yapamadığı şeyleri sevginizle aşarsınız. Sevdiklerinizle omuz omuza verince üstesinden gelemeyeceğiniz şey yoktur. . Daima geleceğe umutlu olabilesiniz diye benden size armağan olsun bu cümleler... Bu gelir gider tablosu gibi inişli çıkışlı olan hayatınızda zorlukların üstesinden sevginizle gelebilmeniz ümidiyle
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
" Yade Hala bitirdik kitabı"
"Aferin size kuzularım gelin bakalım yanıma" Her biri bir yanıma oturunca konuşmama devam ettim.
"Eee anlatın bakalım"
"Annecim bu kitaptakiler çok aşıklar birbirine. Çok etkilendim. Zorlukların üstesinden gelebilmek için sevdiklerimizle beraber olmalıymışız."
"Aynen Emircim. Peki bunu size neden okuttum peki. Biliyor musunuz?"
"Galiba evet hala"
"Ben de anladım anne. Zeynep ile artık iyi geçinebileceğimizi düşünüyorum. Biz aslında birbirimizi çok seviyoruz. Çünkü biz kuzeniz, kardeşiz. Birbirimizin her şeyi olmalıyız. Ben ona abilik yapmam gerekirken hep tartıştım. Ama artık öyle olmamalı"
"Evet halacım ya. Biz boşuna birbirimizi yemişiz bunca yıl. Emir senden özür dilerim. Boşuna şımarıklıklar yaparak kuzen olduğumuzu hep arka planda bıraktım."
"Ben de özür dilerim Zeynep. Sana kötü davrandım."
"Hala ya"
"Efendim kuzum"
"Sanki bu kitabın kahramanları bana tanıdık geldi bir yerlerden"
"Evet anne ya. Hep bizim ailemizden birilerinin ismi var"
"Zeki şeyler sizi. Bu kitabın yazarları aslında benim annem ve babam"
"Dedemle anneannem mi"
"Aynen kuzum"
"Peki bu kitabın adı ne"
"Aslında adı yok. Sadece bize ders almamız için yazıp bırakmışlar. Onlar vefat ettiği zaman da onların hayatında ders almamızı istediler. Bakın çocuklar size ne diyeceğim"
"Nee"
"Bu kitaba biz bir isim verelim mi" dedim bir sır veriyormuş gibi
"Evet halaa"
"Anne çok güzel olur daa... Bu kitaba ne isim vereceğiz?"
"Benim bir fikrim var aslındaa"
"Nee"
"VUSLATI BEKLERKEN"
#######
VUSLATI BEKLERKEN'E vedamı beğenmişsinizdir umarım. Geciken bir final oldu ama n'apalım dersler sınavlarr... Çok ağır. Neyse size tekrar veda ediyorum. Gerçekten çok üzücü. Çünkü ne kadar eksikleri olsa da VUSLATI BEKLERKEN benim için çok özel. Çünkü ilk deneyimiz. Sizler de ilk okuyucu kitlemsiniz. Çok özelsiniz gerçekten. Mutlu oldum buraya geldim bölüm yazmaya çalıştım, sonra üzüldüm buraya geldim yorumlarınızı okudum. Gerçekten muhteşemsiniz. Hepinizi çok seviyorum. HOŞÇAKALIN. KENDİNİZE İYİ BAKIN...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
VUSLATI BEKLERKEN #TAMAMLANDI
SpiritualBade ve Gökalp... Ne aşkları yalan ne hikayeleri sıradan. Gökalp gök gözlü yiğit demekti. Gerçekten de yeşillerinde kaybolduğu Bade'nin gök gözlü yiğidi idi Bade ise Aşktı. Kutsal sevgiydi. O da mavilerinde boğulduğu adamın AŞKI idi. Ar...